05 Eki
Çok geçmedi hatırlarsınız.
22 Ekim 2007 tarihinde aşağıdaki ağıt gazeli yazmıştım, şehit haberlerini izler izlemez televizyonlarda. Ve bu ay bütünüyle terörü lanet mitingleriyle geçmişti bütün yurrta. Mitinglerde de ben haberler bitmeden peçeteye yazmış olduğum bu duyguları paylaşmıştım kürsüden binlerce heyecanlı topluluğa. Yine başka bir tarih, ve yine tarih Devamini Okuyun»
05 Eki
Çağlar AKAY
ÇAĞDAŞ BAKIŞ
Emile Dukheim’in “Toplumbilimsel Yönetimin Kuralları” kitabını tekrar okurken bir paragraf takıldı gözüme. Toplumumuzun içinde bulunduğu çelişkiyi çok iyi anlatıyor.
Diyor ki: “Kabaca, acıya hastalığın bir göstergesi olarak bakılır ve genelde, bu iki olgu arasında bir ilişki bulunduğu da kesindir, ama söz konusu ilişki süreklilikten ve kesinlikten yoksundur. Acı vermeyen önemli hastalıkların yanında, tıpkı göze kaçan bir kömür taneciğinin neden olduğu rahatsızlık gibi gerçek bir acıya dönüşen önemsiz hastalıklar da vardır. Hatta bazı durumlarda, hastalık belirtisi acı yoksunluğu hatta duyulan hazdır. Şimdi biz vücudun uyumunu bozan her acıya hastalık mı diyeceğiz? Buna hangi ilkelere göre karar vereceğimizin bize söylenmesi gerekir. Birinin ve ötekinin, sağ kalma şansımızı etkileme tarzına göre mi? Devamini Okuyun»