15 Eyl

Kayıp Kolun Hikâyesi

“ Hanım Ebru’nun neden canı sıkkın?” “Yine aynı şey Semih, okulda arkadaşları ‘Baban kolsuz.’ demişler.” Sol elindeki kaşığı çorba kâsesinin içine bırakıp, tabağın sağında üçgen şeklinde katlı duran

04 Eyl

Yeşilce’de Fasülye Dikmek

Dünkü yazımda bahsettiğim gibi Mesudiye Yeşilce’ye patates dikmek üzere yola çıktık, yer bulduk, ancak dikim süresini geçirince bu yıllık ne dikebiliriz diye soruşturduğumuzda

28 Ağu

Özürlü Özürlerimiz

Uzun yorucu bir aradan sonra okuyucularımıza tekrardan “merhabalar” diyorum. Bunun özrü olur mu bilmem ama telafisi olur diye düşünüyorum. Hepimizin özür dileyecek

26 Ağu

“Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek”

Leo BUSCAGLİA’nın 20 yıl önce keyifle okuduğum ve o dönemki dönüşümüme katkı veren bu muhteşem eserini birazda hislenerek tekrar okuma ihtiyacı duydum.

17 Ağu

Yumurta, Tereyağı Ve Kırmızı Et Masum, Margarin Öldürüyor

Yeni bir meta-analizde modern tıbbın insanlara “kalp hastası olursunuz” gerekçesiyle sakın ağzınıza bile koymayın dediği doymuş yağların “masum” olduğu bir kere daha gösterildi. Bu araştırmaya göre yumurta, yağlı süt,

14 Ağu

Kurutma Kâğıdı

Hey gidi günler hey! İnsan şöyle bir maziye baktığında geride neler bıraktığını görünce bir hoş oluyor. Şairin “Mazi içimde bir yaradır” demesi boşuna değil demek ki.

14 Ağu

Vatandaş Ekonomik Açılım Bekliyor (II)

Geçen hafta vatandaşlarımızın ekonomik ve sosyal beklentilerine ilişkin ‘gerçekçi’ çözüm önerilerimizi ele almaya başlamıştık. Bu bugün de yazımızda ‘Tarımda yaşanan sıkıntılar’ ve ‘Vergi’ ile devam edeceğiz.

10 Ağu

Ezgi’nin karınca Hassasiyeti!

Malum yayladayız. Doğa ile iç içe yaşıyoruz ve aynı zamanda yılların ihmaliyle erozyona uğrayan doğallığımızı da sorgulama imkanı buluyoruz. Geçenlerde torunum Ezgi’nin bana getirip ” dede bak arkadaşın acı çekiyor.”

02 Ağu

Kısa_kısa-_Büyük_Hayallerim

Şimdiye kadar kaldığım evlerden hangisinde en çok rahat hissettim kendimi? diye düşündüm. Üniversite yıllarımda, bir seferinde yaz okulu için kalmıştım zaten kaladurduğum öğrenci evinde. Demetevler denen mahallede.

29 Tem

Yazdıkça Yalnızlaşıyoruz..

Yazmak için de yalnızlık gerek.. Niçin mi yazıyoruz? Büyük İnsanlık Yürüyüşüne katılmak için. Ama bilinçli olarak, katkı vermek için.. Hem içinde olmak istiyoruz halkların, hem de “bir parça” ötesinde.

22 Tem

İnsan ve Sevgi Bağları…

 İnsan, en üstün varlık olarak yaratılmış, üstün ve güzel özellikleri bulunan  “Ahsen-i takvim” dir. Mayasında doğruluk, güzellik, iyilik, merhamet,  şefkat, adalet ve sevgi  bulunur. Zengin olmak, makam sahibi olmak, şöhret olmak, adalet , eşitlik, özgürlük ve huzur içinde yaşayarak,

18 Tem

Oyalı Mendil

Zarafet vardı… Gönül dilini nakış nakış eşya üzerine nakşeden kınalı eller vardı. Her rengin, her motifin, her şeklin kendine özgü bir ifadesi vardı. Edep vardı.

15 Tem

Sarıca

O günden sonra toparlanamamıştı Hüseyin. Her akşam bahçelerindeki kuyunun başına gelirdi. Sessizce kenarına oturup çıkrığına yaslanarak, boş bakan gözlerle kuyunun derinliğini seyrederdi. Gecenin ve kuyunun sessizliği yanında ağaç yapraklarının

09 Tem

Gençler Niçin İKTİSAT BÖLÜMÜNÜ Tercih Etmeli?

Çünkü iktisat üzerinden tüm bir kapitalist toplumsal yapının temel öğeleri analiz edilebilir ve ortaya konulabilir.
Niçin bazı toplumlar sanayileşti, bazıları bu süreçte geri kaldı?
Bunun yanıtı iktisat tarihinde verilecektir.
Niçin bazı ülkeler teknolojide, eğitimde, sağlıkta, kentlileşmede daha ileri noktalara giderken diğerleri izleyici oldu?
Güncel olarak, Yunanistan niçin borçlarını ödeyemez duruma geldi?
2007-8 yıllarında Dünya Ekonomisi niçin tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşadı?
Türkiye olarak biz 180 ülke içinde kalkınma endeksinde 90.ncı sıradayız.
Nasıl ilk 10 ülke içine girebiliriz?
İşzizliği, yoksulluğu, sanayideki çarpık yapıyı, düşük yaşam standardını çözmek için neleri, nasıl yapmalıyız?
İşte tüm bu konuları ve soruları bilimsel temelde yanıtlamak, araştırmak ve çözümüne katkı sunmak istersek İKTİSAT BİLİMİNE yönelmeliyiz.
Gençler arasından sosyal bilimleri tercih edecekler olacaklardır.
Onlara önerim; “eğer sosyal bilim eğilimliyseniz öncelikle iktisat alanına girin” derim.
İktisat yaşamın özü sayılan üretkenlik kavramını konu edinir.
Çünkü yeryüzünde üretim ile insan arasındaki ilişkiyi kuran tek kavram ÜRETKENLİKTİR.
Üretkenlik ise iktisat Biliminin Temel konusudur.
İnsan ihiyaçlarının giderilmesi için üretim zorunludur.
Kaynaklar ise sanıldığı kadar çok değildir. Onları ziyan etmeden tümünü değerlndirmek ve bu süreçte de etkin, yani akılcı bir biçimde üretimde değerlendirmek gerekir.
Kaynaklar TAM ve ETKİN değerlendirilmelidir.
Yani en az kaynakla, insancıl ortamlarda, doğayı bozmadan ve koruyup geliştirerek, en çok ve kaliteli üretimi yapmak ve bunu toplumsal eşitlik temelinde hizmete sunmak gereklidir.
İşte doğayı ve insanı sömürmeden üretim yapmak ve toplumsal refahı sağlamak halkçı-insancıl iktisadın görevidir.
Artı değer kavramını öğrenebileceğiniz disiplin iktisat’tır.
Marx’a göre, kapitalist ekonominin temel düzenleyici ilkesi, “emek-değer yasası”dır; bunun anlamı ise, toplumun temelini oluşturan ögenin canlı emek gücü olmasıdır.
Artı-değer burada, başkaları tarafından el konulmak üzere, emek gücünün gerekli-zorunlu-ürünün ötesinde, belirli bir ücret ile satın alınarak fazla üretim yapmasıdır. İşçi, belli bir ücret karşılığında, emek gücünü satabiliyor olmak için, artı-ürün ya da artı-değer üretmek durumundadır.
İşçiye, yalnızca yaşaması (çünkü ertesi gün yine çalışacak birine ihtiyaç vardır) için gerekli olan ürün verilir, artı-değere ise elkonulur. Dolayısıyla, artı-değerin nasil üretildiği, kimler tarafından nasıl el konulduğu, ve sonra neye dönüştüğü meselesi, belli bir anda belirli bir toplumsal yapının niteliğini gösterir.
Gerekli olan ürün ya da üretimin fazlası anlamında artı-değer kavramı, Marks’ın bu ekonomi-politik elestirişinin ana noktalarından birisidir.
Niçin artı değer kavramını bilmeliyiz?
Fizikteki yerçekimi yasası gibi, kapitalist toplumdaki artı değer ilkesi de aynı etkiyi yapar.
Kapitalist üretimin amacı artı değer elde etmek ve sömürüyü arttırmaktır.
Toplumsal ve tarihsel direnişler hep bu artı değeri ortadan kaldırmak, insancıl bir yaşamı gerçekleştirmek içindir. Hadi gençler İktisat Disiplininde buluşalım..

08 Tem

Mış Gibi Yapmak

Geçenlerde internette okuduğum bir yazı çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Yazının başlığı ise “Kırklı Yaşlardan Sonra Farkındalıklarım” idi. Bakınız Amerikalı ünlü sinema aktristi Meryl Streep ne demiş:                   “Bazı şeyler için artık

08 Tem

Ver Elini Komşu

Yunan halkı referandumda kreditörlerin şartlarını reddetti ve kimine göre onurlu duruşu tercih etti. Bugüne kadar AB’nin parasını onur takıntısı olmadan yiyen komşunun yaklaşımı her ne olursa olsun takdire değer. Yunan halkı, ödeyeceği ağır bedele rağmen rest çekti.

07 Tem

Fi Tarihi…

Fi tarihi… Üniversite yılları… Bir Pazar sabahı… İştahıma vurdu… Menemen yapıyorum… Sıra yumurtayı kırmaya geldi… Hevesle ve iştahla çat… Kırdım. Kırmamla birlikte etrafa kötü bir koku yayıldı. Yumurta menemenin üzerinde dağıldı…

01 Tem

Çetin Altan “Ömrünü” Özetlemiş, Torunlar Üzerinden Konuşurken Evlatlara Değinmemiş..

Çetin Altan usta bir yazardır. Yazı dünyasıyla ilgili olun olmayın, sözcüklerin tılsımına varmak isteyen herkes okumalıdır.. 25 Haziran 2015 tarihli Cumhuriyet’te “88 yıllık mücadelesini özetlemiş.” “Hayal ettiğim ülke bu değildi” demiş.

28 Haz

İnsanları Anlamak Zor Zanaat Usta

Yaşadığımız çağda teknolojiye uzak kalmak pek de mümkün görünmüyor. Bazı köylere elektrik bile yeni yeni girmişken ilk alınan nesne cep telefonu oluyor. Pullukla tarla sürerken mintan

26 Haz

Yaşam ve Mücadele

Gazali’nin bir sözü vardır; ’Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirlerini kırıp geçiriyorlar.’ Gazetelerin üçüncü sayfaları  birbirini öldüren insanların



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank