24 Tem

İki Ayaklı Şeytanlara Dikkat

Bu millet tank ve topu savmanın zor olmadığını yedi düvele gösterdi. Ölümsüzlüğü tatmış bir bedene ölüm vız geliyormuş, gördük! Ülkemin samimi ve yürekli insanları sakın unutmayın bu iş bitmedi! Vallahi bitmedi, billahi bitmedi ve alçak savaş asıl şimdi başladı.

25 Haz

Anlaşılmak Veya Anlaşılmamak

Yaş aldıkça görüyoruz ki hayat o kadar da uzun değil… Bu yaşam bize ait, onu en iyi şekilde kullanmalıyız. Boş bir defteri özenle yazabiliriz veya onu bir karalama defterine de çevirebiliriz. Hayat öyle bir defterdir ki karaladığımız sayfalarını

08 Haz

Kalkınma ’da “Ortalarda” mıyız?.

Kalkınma, “iyi” anlaşılması gereken bir konudur. Hem, sokağa çıkınca çıplak gözle de görülebilir, hem de ekonomik göstergelerden kavranabilir. Sokağa gidip; kaldırımlara, trafiğin akışına, insanların yüzlerine-gözlerine bakın;

28 May

Yüzme Havuzları ve Jakuzilerde Kanser Tehlikesi Var

Yüzme havuzu ve jakuzilerin insan sağlığı için ciddi risk oluşturduğu bildirildi. Bu risk suların mikroplu veya kirli olmalarından değil tam aksine temiz olmaları için kullanılan kimyasal maddelerden

18 May

Babam Mirası

Dün akşam annem, ben ve kardeşim Mete Hoca sohbet ediyorduk. Söz döndü dolandı Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun Hocaya geldi. Kendilerinin babamın kadım dostu olduğunu biliyorum. İyilikleriyle, enginliğiyle, emeğiyle, hoşluğuyla,

17 May

Hayatı Tersten Yaşamak

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.. Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak daha güzel, Hatta mükemmel olurdu. Nasıl mı? Cami’de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içerisinde, herkes karsınızda saf

28 Nis

“Halkasız Köleler…”

Son zamanlarda okuduğum güzel kitaplardan biri de, Betül Erdoğan’ın Halkasız Köleler isimli kitabı. Favori Yayınlarından, Kasım 2014’te çıkmış bir öyküler toplamı. Tanıtımından bir-iki alıntı yapalım; “İhanete, şiddete, iftiraya, tacize ve tecavüze

16 Nis

Bekir Coşkun 2 Kez ‘Doktorun Önüne Yatmış’

Bekir Coşkun gibileri ciddiye almaya değmez. Lakin sözlerinin hiçbir ciddiyeti olmayan bu tiplerin ipliğini de pazara fırsat buldukça çıkarmakta yarar var. Bekir, iktidara gelir gelmez eleştirmeye, aşağılamaya ve küfretmeye başlamıştı

30 Mar

Görmeyen Gözden de Yaş Gelir

Nur topu gibi bir oğlun oldu de­di­ler ba­ba­ya. Baba se­vin­di. “Nur topu gibi ha!” dedi için­den. Ve te­bes­süm etti. Doğum için göz aydın eden­le­re gu­rur­la baktı baba. Bir oğul sa­hi­biy­di. Aslan gi­biy­di. Bü­yün­ce oku­ya­cak büyük adam ola­cak­tı.

25 Mar

Kalkınmanın Zirvesine Toplumsal Verimlilik İle Çıkılacak

İktisatçı, Yazar; Dr. Halit Suiçmez anlattı; KALKINMANIN ZİRVESİNE TOPLUMSAL VERİMLİLİK İLE ÇIKILACAK Bölgesel kalkınmaya akıllı uzmanlaşma şart; 11 Mart’ta, Antalya’da düzenlenen Verimlilik Çalıştayında; ‘Yerel Kalkınma ve Verimlilik Düşüncesi’

08 Mar

Büyük İnsanlık Yürüyüşü İçin Aktı Gözyaşlarım

Büyük İnsanlık Yürüyüşü İçin Aktı Gözyaşlarım.. Dostlar, 7 mart günü, güneşli-mavi bir bahar sevinciyle gelip oturdum, Kavaklıdere’ de, dairedeki masama. Ertesi günü, 8 Mart, dünya emekçi kadınlar günü, birlikte olacağız devrimci, emekçi, yazar-çizer kadınlarımızla.. Benden; saz çalıp, “dağlarına bahar gelmiş

26 Şub

Alışkanlık

İlmik ilmik dokuduğum yaşamım acısıyla tatlısıyla önüme birikmiş kocaman bir dağ olmuş. Şöyle bir sayfa aralarını karıştırıp bakıyorum meğer ne çok şey yaşamışım. Kimini hala gelenek olarak sürdürürken, kiminin de zaman içinde alışkanlık

18 Şub

Bilimde; Türkiye- İran Karşılaştırması..

İran üzerindeki ambargonun kalkmasıyla gözler bu ülkeye çevrildi. İran uzun süredir ambargo altında inleyip duruyor ve normal ekonomik gelişmesini izleyemiyordu. Yıllardır ambargo altında

27 Oca

Rahmete Dönüşen Zulüm!

Değerli okurlarım! Hiçbir zaman, sizin yanlış-doğru yaşam felsefeniz ve din anlayışınızla oynamayı aklımın ucundan bile geçirmiyorum. Zamanında bu ve benzeri düşüncelerle gereğinden fazla uğraştım. Didindim, çırpındım, uykularımı kaçırdım.

26 Oca

Hubris-Kibir Sendromu Ve Mitomani Hastalığı

İnsanlık toplum yaşamına geçtikten sonra yöneten-yönetilen, egemen-güdülen, zengin-fakir ikilemesi içinde yaşamışlardır. Aydınlar, bilim adamları, sanatçılar ve sonraki dönemde medya mensupları, dengenin kurulması için

17 Oca

Yaman Çelişki

Epi topu 2.5 ay önce erken genel seçim yapıldı ve öngörülen tek hedef vardı; istikrar. Ama gel gör ki, bu kadar kısa sürede öngörülmez gelişmeler yaşıyoruz. En zoru askerlerin, polislerin, sivillerin, çocukların ölmesi, yaşam haklarının ellerinden alınması.

16 Oca

Hayatımızdan Ne Anladık?

Dostlarım;

Altmışlı yaşlara doğru yakınlaştıkça felsefe damarımız kabarıyor.
Başlıyoruz; hayat ne, insan kim, sevgi, aşk, yalnızlık nerede, ülke ne zaman huzura kavuşacak, niçin her gün ölümler artıyor?
Sordukça soruyoruz, koştukça da yoruluyoruz..

Yaşadıklarımdan ne öğrendik?

Ben, ilk 20 yaşı geçince, 20-40 arasını, kendini keşfetme, anlama ve yetkinleşme dönemi olarak alıyorum.

40-60 arasını üretkenlik dönemi diye adlandırıyorum,

Yazıp-çizdiklerimiz, söyleyip kitaplaştırdıklarımızın önemlice bir kısmı bu devrede ortaya çıkmıştır.

60 sonrasını da, yaşam, insan, sevgi, aşk, doğa, evren üzerine felsefe yapma, bilimin ve sanatın ortak bahçelerinde daha çok gezinip sonuçlar çıkarma dönemi diye görmekteyim.

Katılır mısınız?

Yoksa bana katıla katıla güler misiniz?

“Üretkenlik dönemimde” başlıca iki alanda çalıştım, yine de çalışmaya devam etmekteyim.

Birincisi, iktisat ve bu bağlamda kalkınma ekonomisi, yani “verimlilik ekonomisi” nin teori ve uygulama cephelerinde, çalıştık, araştırıp, yazdık, çizdik, konuştuk, anlattık..

Amacımız, ülkemizin sağlıklı biçimde kalkınması, adilce bölüşmesi ve toplumsal refahı arttırıp, hakca paylaşımlarla, gerçekten bağımsız, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olabilmesidir.

Bu alanda belki yeniden ama daha çok çalışıp ilerlemeliyiz.

İkinci çalışma alanım; edebiyattır.

İnsanın ve toplumun-ülkemizin dramını; denemelerle,yazılarla, öykülerle ve olanaklı olursa yazacağım romanlarla anlatmak..

Burada da amaç; insanı yüceltmektir, cesaretlendirmektir.

İçindeki iyiyi, doğruyu ve güzellikleri çoğaltmaktır.

Bu iki alanda, bilimin ve sanatın gelişen olanaklarını da izleyerek üretmeye, çalışmaya, toplumsal katkı vermeye devam edeceğiz.

Altmışlı yaşlar, elbette bu çalışmalara bir de felsefe boyutu ekleyecek, insan-toplum-doğa arasındaki karşılıklı ve etkileşimli(diyalektik) ilişkileri geliştirip güzelleştirmeye hizmet edecektir.

Siz de, yaşamınızın merdivenlerine bir bakın..

Dönemeçler nerede, nasıl olmuş.?

Yaşadıklarınızdan ve okuduklarınızdan neler öğrendiniz?

Mümkünsünse bunları kaleme de alın, yazın, kaydedin bir yerlere..

Her insanın bir öyküsü vardır, insan öyküsüyle daha anlamlıdır.

Yazın ki, bir gün sizin öykünüzden yepyeni hayatlar yeşersin, topluma karışalım..

Şairin dediği gibi;

“…Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..”

Sevgiyle ve üretkenlikle kalın..

12 Oca

Paylaştıkça Çoğalanlar; Sevgi ve Bilgi…

Dostlarım; Hiçbir fikrin, düşüncenin, duygunun, katkının yok olmasını istemeyiz. Bir köşede kalıp, beklemesi doğru olmaz. Niye böyle bir giriş yaptım? Şundan; Masamda takvim yaprağında küçük-kısa notlarım var. ileride yazarım diye kaydettiğim konular bunlar.

29 Ara

Kaç Kırlangıcımız Daha Var?

Dostlar; Niyedir bilmem.. Ne zaman bir “”yılbaşı, yeni yıl-biten yıl” sohbeti olsa, benim hayat ve felsefe damarlarımdan biri kabarır, alırım elime kalemi.. Yıllar mı geçer, ömür mü biter, sevdalar mı tazelenir

28 Ara

Suyun Kent ve Kentsel Düşün Üzerindeki Etkileri

Suyun / Sahilin Çok Kültürlülük ve Coğulcu / Kozmopolit Yaşam Üzerindeki Çizgisellik ve Sınır Etkisi Üst başlıkta da dile getirdiğimiz gibi, sahil bandı, özellikle denize kıyı kentlerde denizaşırı toplumların uğrak ve geçiş yeri olduklarından en başta kullanılan dil açısından üretim ve tüketim ilişkileri bakımından,



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank