02 Eyl

Zihnin Gücü

Değerli Okurlarım! Ezgi Açıkgöz. Övünmek gibi olsun torunum oluyor kendisi. Fotoğrafta gördüğünüz gibi. Hiperaktif bir çocuk! Benimle yatıyor, benimle kalkıyor benimle yürüyor ve benimle

28 Ağu

Gece Gözlüm Unutmadım Seni

Arabada dinlediğimiz muğamlar eşliğinde, güzel bir sonbahar sabahında Bakü’den çıkmıştık yola. Seyrine doyamadığım bir birinden güzel ovalardan, tepelerden, köylerden,

19 Ağu

Kısa Kısa – Arkandayız Gloria

Gazete okuyorum… Sigorta şirketleri ile ilgili bir habere denk geldi gözüm. Sanki kapsamlar daha da genişliyor gibi. Zaten haber de onunla ilgili ya. Kısa bir süre, kısa kısa, derin düşüncelere daldım. Yani şimdi “her şeyimizi”

14 Ağu

Kurutma Kâğıdı

Hey gidi günler hey! İnsan şöyle bir maziye baktığında geride neler bıraktığını görünce bir hoş oluyor. Şairin “Mazi içimde bir yaradır” demesi boşuna değil demek ki.

10 Ağu

Ezgi’nin karınca Hassasiyeti!

Malum yayladayız. Doğa ile iç içe yaşıyoruz ve aynı zamanda yılların ihmaliyle erozyona uğrayan doğallığımızı da sorgulama imkanı buluyoruz. Geçenlerde torunum Ezgi’nin bana getirip ” dede bak arkadaşın acı çekiyor.”

05 Ağu

Engin’in Süprizi

Sandalyede oturup, Ayşegül’ü hareketsiz yattığı yatağında seyrederken elindeki tespih taneleri gözyaşlarıyla ıslanıyordu. Kulaklarında neşeli sesiyle “babaanne” sözü yankılanıyordu. Gözlerini silerek ayağa kalktı. Pencereye doğru yürüdü tül

02 Ağu

Kısa_kısa-_Büyük_Hayallerim

Şimdiye kadar kaldığım evlerden hangisinde en çok rahat hissettim kendimi? diye düşündüm. Üniversite yıllarımda, bir seferinde yaz okulu için kalmıştım zaten kaladurduğum öğrenci evinde. Demetevler denen mahallede.

19 Tem

Duma Duma Dum! Ben Bir Yalan Uydurdum. Bodrum.

Yaz aylarına doğru gazetelerde filan benzer bazı haberler çıkıyor…   Üç lahmacun yedi, iki ayran içti, 350 lira ödedi. Bir gazoz içti… Hesap 120 lira geldi… bayıldı. Bir limon içti ayıldı, 60 lira geldi…gibi.

18 Tem

Oyalı Mendil

Zarafet vardı… Gönül dilini nakış nakış eşya üzerine nakşeden kınalı eller vardı. Her rengin, her motifin, her şeklin kendine özgü bir ifadesi vardı. Edep vardı.

15 Tem

Sarıca

O günden sonra toparlanamamıştı Hüseyin. Her akşam bahçelerindeki kuyunun başına gelirdi. Sessizce kenarına oturup çıkrığına yaslanarak, boş bakan gözlerle kuyunun derinliğini seyrederdi. Gecenin ve kuyunun sessizliği yanında ağaç yapraklarının

12 Tem

Dut Pekmezi

Her şeyin bir hikâyesi vardır. Dut pekmezinin de… Hayatımızdan tamamen ne zaman çekilir bilmem ama gün geçtikçe hem sevenleri hem yapanları azalıyor.

09 Tem

Melek Fatma

Bir varmış bir yokmuş, develerin tellal, pirelerin berber, bülbüllerin seyyah olduğu zamanların birinde, zengin, akıllı, cömert bir bey yaşarmış. Karakaşlı, Karagözlü, kara saclı, uzun boylu, beyaz tenli bu beyin adı da

09 Tem

Gençler Niçin İKTİSAT BÖLÜMÜNÜ Tercih Etmeli?

Çünkü iktisat üzerinden tüm bir kapitalist toplumsal yapının temel öğeleri analiz edilebilir ve ortaya konulabilir.
Niçin bazı toplumlar sanayileşti, bazıları bu süreçte geri kaldı?
Bunun yanıtı iktisat tarihinde verilecektir.
Niçin bazı ülkeler teknolojide, eğitimde, sağlıkta, kentlileşmede daha ileri noktalara giderken diğerleri izleyici oldu?
Güncel olarak, Yunanistan niçin borçlarını ödeyemez duruma geldi?
2007-8 yıllarında Dünya Ekonomisi niçin tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşadı?
Türkiye olarak biz 180 ülke içinde kalkınma endeksinde 90.ncı sıradayız.
Nasıl ilk 10 ülke içine girebiliriz?
İşzizliği, yoksulluğu, sanayideki çarpık yapıyı, düşük yaşam standardını çözmek için neleri, nasıl yapmalıyız?
İşte tüm bu konuları ve soruları bilimsel temelde yanıtlamak, araştırmak ve çözümüne katkı sunmak istersek İKTİSAT BİLİMİNE yönelmeliyiz.
Gençler arasından sosyal bilimleri tercih edecekler olacaklardır.
Onlara önerim; “eğer sosyal bilim eğilimliyseniz öncelikle iktisat alanına girin” derim.
İktisat yaşamın özü sayılan üretkenlik kavramını konu edinir.
Çünkü yeryüzünde üretim ile insan arasındaki ilişkiyi kuran tek kavram ÜRETKENLİKTİR.
Üretkenlik ise iktisat Biliminin Temel konusudur.
İnsan ihiyaçlarının giderilmesi için üretim zorunludur.
Kaynaklar ise sanıldığı kadar çok değildir. Onları ziyan etmeden tümünü değerlndirmek ve bu süreçte de etkin, yani akılcı bir biçimde üretimde değerlendirmek gerekir.
Kaynaklar TAM ve ETKİN değerlendirilmelidir.
Yani en az kaynakla, insancıl ortamlarda, doğayı bozmadan ve koruyup geliştirerek, en çok ve kaliteli üretimi yapmak ve bunu toplumsal eşitlik temelinde hizmete sunmak gereklidir.
İşte doğayı ve insanı sömürmeden üretim yapmak ve toplumsal refahı sağlamak halkçı-insancıl iktisadın görevidir.
Artı değer kavramını öğrenebileceğiniz disiplin iktisat’tır.
Marx’a göre, kapitalist ekonominin temel düzenleyici ilkesi, “emek-değer yasası”dır; bunun anlamı ise, toplumun temelini oluşturan ögenin canlı emek gücü olmasıdır.
Artı-değer burada, başkaları tarafından el konulmak üzere, emek gücünün gerekli-zorunlu-ürünün ötesinde, belirli bir ücret ile satın alınarak fazla üretim yapmasıdır. İşçi, belli bir ücret karşılığında, emek gücünü satabiliyor olmak için, artı-ürün ya da artı-değer üretmek durumundadır.
İşçiye, yalnızca yaşaması (çünkü ertesi gün yine çalışacak birine ihtiyaç vardır) için gerekli olan ürün verilir, artı-değere ise elkonulur. Dolayısıyla, artı-değerin nasil üretildiği, kimler tarafından nasıl el konulduğu, ve sonra neye dönüştüğü meselesi, belli bir anda belirli bir toplumsal yapının niteliğini gösterir.
Gerekli olan ürün ya da üretimin fazlası anlamında artı-değer kavramı, Marks’ın bu ekonomi-politik elestirişinin ana noktalarından birisidir.
Niçin artı değer kavramını bilmeliyiz?
Fizikteki yerçekimi yasası gibi, kapitalist toplumdaki artı değer ilkesi de aynı etkiyi yapar.
Kapitalist üretimin amacı artı değer elde etmek ve sömürüyü arttırmaktır.
Toplumsal ve tarihsel direnişler hep bu artı değeri ortadan kaldırmak, insancıl bir yaşamı gerçekleştirmek içindir. Hadi gençler İktisat Disiplininde buluşalım..

09 Tem

Şiir, Şair Yazar

Diyaloglar şuna benzer gelişirdi genelde: — Ümit!.. — Efendim canım! (Yani bazı kelimeler fazlalık;örneğin, Canım kelimesi fazlalık)

08 Tem

Mış Gibi Yapmak

Geçenlerde internette okuduğum bir yazı çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Yazının başlığı ise “Kırklı Yaşlardan Sonra Farkındalıklarım” idi. Bakınız Amerikalı ünlü sinema aktristi Meryl Streep ne demiş:                   “Bazı şeyler için artık

07 Tem

Fi Tarihi…

Fi tarihi… Üniversite yılları… Bir Pazar sabahı… İştahıma vurdu… Menemen yapıyorum… Sıra yumurtayı kırmaya geldi… Hevesle ve iştahla çat… Kırdım. Kırmamla birlikte etrafa kötü bir koku yayıldı. Yumurta menemenin üzerinde dağıldı…

29 Haz

Kısa Kısa – IŞID, PKK, LGS, JPG, DSİ- Şeytan Beşgeni

Suç örgütlerine/çetelere katılım konusunda benzerlikler var. Uyuşturucu çetesi PKK ile en son inşa edilen IŞID’e baktığımızda, elbette ilkin teorik-sistemli bir dini veya dünyevi temeli var. Bu teorik temellerde isyan/

27 Haz

Şafak Baskınından Sonra (III)

Birkaç saatlik yürüme mesafesinde olan komşu köye, ikindiye doğru ancak ulaşabilmişlerdi. Yavaş adımlarla yürümeleri yanında, sık sık da dinlenme arası veriyorlardı. “Ağam akşam olmak üzere ha gayret… Köye

25 Haz

Huriye\’ye Gönderilen İt Tırları – 2 -IŞID-YPG-LPG Şeytan Üçgeni

Meğer Çin’e gönderecekmiş it dolu tırları. Düşün, düşün… hiçbir şey anlamamıştım. Ne yapacaksın? diye de soramamıştım. Büyük gemilerle, uzun sayılabilecek bir yolculuktan sonra Çin’e gidecekmiş itler. Onun deyimiyle, itler.

23 Haz

Şafak Baskısından Sonra (II)

Ay ışığı pencereden sızıp ortalığı hafiden aydınlatınca, yüreğindeki korkudan sıyrıldı. Avlunun direğinde asılı duran hurcu aldı. “Böyle çaresizce oturmak olmaz. Lanet olsun alçaklara.”



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank