content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

18 Tem

“Merak Etmiyor musunuz?”

“Doğan güneşin ardından sevinçle, muhabbetle herkese selam olsun, merhaba.”
“Birtakım sıkıntılar ve eziyetlerin ardından bu hoş günlerimiz adına hepinize merhaba…”
“İnsanlık atlattığı bir kısım badirenin ardından tekrar felaha doğru ilerliyor.”
“Hayat, zorlukları gösterdiği gibi, daima doğru yola sevk edecek yönlerde gösterir, kolaylıklar, mutluluklar da önümüze çıkar, herkese merhaba…”

…türlerinden manşetler, yazılar göremezsiniz bir takım ‘üst-düzey’ gazeteler içinde… Çünkü onlar kendi savundukları düşünceye bile ümit var değillerdir. Daima kötülüğe, ümitsizlik ve karamsarlığa iten yazılar vardır köşelerinde.
Dikkatle bir okuyun, gerçekten manşet ve köşe yazılarının şöyle sıralandığını göreceksiniz.
“Buda mı oldu!”, “Biz öldük!”, “Amacı neydi!”, “Son günlerimiz!”, “Anan babanı nasıl aldattı!”, “Battık”…
Gülümser ifadeli köşe yazarı resminin ardından ağlama duvarına dönmüş bir resim portresi bulursunuz hemen, yazıyı okuyunca. Kendi düşünceleri ve fırıldakları tutmadı-da milleti niye böyle karamsarlığa sokarlar, bilinmez.
Hümanizma almaçları seçici-geçirgen olan bu sevgili gazetecilerimiz hayret işaretini(!) mutluluk nağmelerinin ardından kullanmayalı bir hayli oldu herhalde.

“İşte bu!” (nabucco sözleşmesinin ardından verilecek mutlu bir mesaj manşeti) yerine
“İşte bu!” (halleri, durumları yerlerde bir milletiz, NE BUK’sa artık!) türünden seçici-geçirgen yazıları hüküm-ferma olmuştur yazılarında sürekli.

Fakat bir o hoş nağmeli yazılarını da yazabilirler. Mesela ‘yuppi’ diye bir manşet attıklarında ya “yandaş-yoldaş medyanın” ayağına çelme takıldığı için, ya da ‘darbe-der’ milletin bir darbe sabahına daha uyandıkları için yazılar olacağına kat-i şüphem yok .

Ha, bir de “Sonunda açtılar” diye türbanlıların sözüm ona düşüncelerini ve başlarını örttüğü ‘o bez parçasını’ çıkardığında da o ‘yuppi’yi basarlar, tasalanmayın.

Sakın onların gazetecilik kimliklerine leke sürdüğümü zannetmeyin. Onlar işlerinin ‘pir’ idirler. Bütün aykırılıkları ve psikopatlıkları yapan siyasi partilerini nasıl olur da o vahim durumdan(adamlar avrupanın ‘sol’ birliğinden andıçlandılar ya!) kurtarırlar, bir Robin Hood destanı yazarlar da “Kral ölmedi, hala kalbimizde” enstantaneleri sunarlar, bilinmez. Yani o durumu ancak böyle medya ‘pir’ leri kurtarırlar.

Fakat görüyorsunuz işte, dünyanın nadide ülkelerinden biriyiz. Bu toplumda artık hiçbir şey gizli kalmıyor, kimin kaç kuruşluk himmeti var hemen su üstüne çıkıyor. Ne yapalım, gayri bu millet daha sizin öyle yalanlı-dolanlı yazılarınızı dikkatli okuyor. Kime ne değer vereceğini iyi biliyorlar. Siz daha farkında değilsiniz herhalde, merak etmiyor musunuz, sabırla bekleyin…

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

3 Kere Cevaplanmış to ““Merak Etmiyor musunuz?””

  1. 1
    niyazi bey ! Says:

    Gülümser ifadeli köşe yazarı resminin ardından ağlama duvarına dönmüş bir resim portresi bulursunuz hemen, yazıyı okuyunca. işte son nokta budur süper bi tespit...

  2. 2
    ERHAN Says:

    toplumsal bir paradoks'a bakılması gereken perspektiften bakmışşın sayın ÖZER en can alıcı yer NE BUK’sa artık!) kısmı çok hoşuma gitti devamında gelicek yazıları sabırsızlıkla bekliyeceğim..

  3. 3
    Murat Can Arıgün Says:

    Güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank