Türban ve Sorular

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelden yanlış olduğunu düşünen, bu topluma kök salmış, toplumdan biri gibi görünen ama ne vatan, ne din, ne inanç konusunda güdüklükten ileri gitmeyen,

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelden yanlış olduğunu düşünen, bu topluma kök salmış, toplumdan biri gibi görünen ama ne vatan, ne din, ne inanç konusunda güdüklükten ileri gitmeyen,

Türkiye son kırk yıldır yoğun bir din ve dinci baskısı altında. Bir yanda insanlar, kendilerine Müslüman diyen ve kendilerinden biraz fazla birşey bildiğine inandıkları birinin ( birilerinin) şiddetli eleştirisi ve yönlendirmesi altında

Fazıl Say hem arabesk hemde pop müziği kültüründen ne kadar canı yandığını bağıra çağıra, ağır sözlerle dile getirmiş. Çok az demiş çok az. Bu konuyla ilgili 50 ye yakın haber/yorum okudum. Yıllardır müziğin içindeyim. Önceliklli

Referandumda evet / hayır tartışması aldı başını gidiyor. Bu işin içinde olan olmayan herkes neden evet neden hayır olması gerektiğini çeşitli yollarla açıklıyor, açıklamaya çalışıyor. Bu tartışmalar sürerken-her zaman olduğu gibi-iş

Epeydir yazmıyor / yazamıyordum. Aslında yazmak ve yazmamak arasında gidip geliyordum denebilir ama son zamanlarda şu ergenekon salaklığının üstüne bir de referandum gerzekliği eklenince iyice şiştim diyebilirim. Ama beni esas tetikleyen, kendisine “sanatçı” denen / diyen asalakların yaptığı açıklamalar.

Kemal Kılıçdaroğlu, Baykal’ın tantanalı bir biçimde ayrılışının ardından Chp genel başkanı oldu ve bu olay epey bir süredir gündemde ( biz peki buna alışık değiliz ya neyse ) Deniz Byakal’la ilgili kaset furyası, Kılıçdaroğlunun aday oluşu vs bunlar beni pek

İlk izlediğim Nuri Bilge Ceylan filmi “iklimler” di. Hiç beğenmemiştim, hemde hiç. Sürekli içinde bildik, bana öğretilmiş, o güne değin izlediğim filmlerde olduğu gibi bir gelişim – devinim beklemiş durmuş, dolayısı ile de filmin

İnsanlar nasıl bu kadar saf olabiliyor akıl alır gibi değil, inanmak gerçekten zor. Her seferinde yazdım. Hatta o kadar çok yazdım ki üst üste, bazı arkadaşlar hep aynı şeyi yazıyor olduğumdan şikayet

Bu sitede de olmak üzere ağızlarından salyalar saça saça ordu ile ilgili binlerce şey söyleyen – eline fırsat geçmişken bunu kullanmaya çalışan – bir dolu adam var. Bunların içinde köşe yazarları, kitap

Günetdoğu’da peşinde olunan şey gerçekten barış mı? Yoksa bir kürdistan ( !!! ) hayali mi? Yoksa bölgedeki yoksulluğun üstesinden gelme çabası mı? Veya aşiretler – çıkarlar güç dengesi mi?

Gerek toplumsal gerekse bireysel iletişimin en önemli noktalardan biri empati; yani olaylara karşındaki kişi veya kitlelerin gözüyle bakabilme ve bunun oranı. Bir toplumda empati ne kadar yüksekse,

Numan Kurtulmuş ” Ne Mutlu Türküm Diyene Güneydoğu illerinde incitici oluyor, kaldırılsın.” buyurmuşlar ! Siyasetin Türkiye’de son elli yılda çok kirlenidğini, aşağılandığını, tamamen çıkar sağlamaya yöntemi haline

İslamiyet’in Kur’an’da yazıldığı gibi yaşanmadığını ve saçma sapan insanların elinde oyuncak olduğunu bin defa yazdım. Ne altyapısı, ne eğitimi, ne İslamiyet’in yapısını algılayacak ne de sonraki kuşaklara anlatacak çapta,

Ben kandırılmış beyni yıkanmış biriyim çünkü; 1) Teröristin kıçının yalanmasını midem kandırmıyor. 2) ABD – İsrail uşaklığının geldiği bu son noktanın tamamen sanal gerçeklere dayandığını

Bazı gazetelerin bazı köşe yazarları bazı köşe yazılarında Türkiye’nin muhafazakar gibi gözüken bazı kararlarının tıpkı İran’da alınmış bazı kararlar gibi olduğunu yazıp, “ne oluyor? Yoksa ufak ufak İran’laşıyormuyuz?” diye

Şiddetin iki yönü olduğunu söylemiş, şiddet uygulanan kesimle ilgili düşüncelerimi yazmıştım. Ama asıl soru ise bu şiddeti uygulayandaki duygu halidir.

Şiddetin bu toplumdaki uzantılarını, sebep ve sonuçlarını konuşurken en son okuldaki şiddeti – ortaöğretim – konuşmuştuk. Üniversitede ise durum farklıdır. Şiddet paylaşımı söz konusudur. Psikolojik şiddeti aldığı üç kuruş maaşı ve çalışma
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups