Yine Döndüm de Döndüm…

Hiç bilmediğimiz bir zaman diliminde o çok iyi hissettiğim Mevla’mın aşkını ruhuma daha fazla işlemesine yardımcı olan sesi dinledim bir Şeb-i Aruz’dan sonra!

Hiç bilmediğimiz bir zaman diliminde o çok iyi hissettiğim Mevla’mın aşkını ruhuma daha fazla işlemesine yardımcı olan sesi dinledim bir Şeb-i Aruz’dan sonra!

Son zamanlarda her yerde geçmiş tarihlerde yaşamış erenlerin sözlerinden alıntılarla meram anlatılır olundu. Bir selam bile ya Mevlana’nın ya da diğer erenlerin, dervişlerin sözleriyle yapılıyor.

Geçen akşam sevdiğim bir arkadaşın düğününe az bir zaman katıldım. Öyle durup seyretmek hoşuma gidiyor ama ben böyle kalabalıklarda pek bulunamıyorum.

Kader ve özgür yaşam arasında ki çelişkiyi düşündüm de, özgür olunca kaderin olumsuzluğunun önüne geçmeye çalışanların sayısı ne kadar çok. “Kaderinde ne varsa onu yaşarsın ve o olur” sözünün tartışması hala devam ediyor.

İnsanların bir kısmı bazı fiziksel yeteneklerini yitirmiş olarak doğarlar, bir kısmı da sonradan gelişen bir talihsiz olayın sonucunda fiziksel yeteneklerinden mahrum kalırlar.

Hayat bir vardı, bir yoktu! Ne tuhaf bir kelime… Hayat yok mu? Şimdi yaşanan biz gerçek değil miyiz? Bir zaman soluk alıp verirken zaman bir anda tekrar soluk alıp vermediğimizde bitiyor. Bu kadar basit ya da kolay bir açıklama, tek bir cümlelik. Yalan mı onca yaşananlar? Onca çırpınma, çekilen acılar, sevinçler, idealler ne o zaman? [...]

Yine soruyorum kendime. Hayatı nasıl tanımlarsınız? Çok kolay gibi görünen sorunun cevabı çok çetin… Kolayca tanımlayansa hep yanılacaktır. Aslında bizi ilgilendiren ne olduğu değil de nasıl yaşanması gerektiğidir. Doğum ve ölüm arasındaki süreçte

Soruyor musunuz hiç kendinize, neden dünyadayım? Ne oluyor bana, ben ne yapıyorum? Diye… Elbette soruyorsunuzdur. Cevabını öyle veya böyle aldığınızı sansanız da yine de bir şeyler yolunda gitmiyor gibi değil mi?

Pazar gününden beri kilitlendim. Beni, ben bile çözemem bu günlerde… Takıldım kaldım, nutkum tutuldu.

Dünyada halen insanın kanunları hüküm sürüyor bu gün de. Ya da insanların yozlaştırdığı Tanrının kanunları yani ölüm!… Oysa Yaradan bu dünyaya insanı eğitmek için olgunlaşması için defalarca imkân vermiş. Bağışladığı insanı ne yazık ki,

Bu gün yine binlerce öğrenci sınava girecek. Haftaya son sınavlara hazırlanan öğrencilerde heyecan son dorukta! Çalışmalarının bedelini alacaklarını temenni ediyorum.

Üniversite sınavı var yine. Öğrenciler gençliklerinin verdiği heyecanı fazlasıyla yaşıyorlar.Haklı olarak adayların heyecanı en büyük zirvede şu sıralarda…

Benim dinim “Sevgi Dini” yani İslam dini. Şuna inanıyorum ki Allah yalnız biz kullarını değil tüm canlı ve cansızları kendi sevgisinden var etmiştir.

Bu gün Müslüman dininin en değerli üç ayların başlangıç günü! Tüm Müslümanlara hayırlara vesile olsun ve kutlu olsun. Dinin başlangıcı ve bu güne gelişini,

“Uzaklarda bir yerden büyüdüğü kente gelen yaşlı adam, bastonuna dayanıp yanındakilere, hani bir bahçe vardı. İçinden ince bir ırmak akardı. Ben o bahçede bülbül sesleri dinlerdim. Çınar, kavak ağaçlarının kokusunu unutamam.

İnsanlar neden numara yapar, ya da gerçekten yapıyor gibi mi gözükür? Kimi şıklık düşkünü, kimi çilekeş, kimi aylak rolü oynar… Ya da gerçekten öyleler.

Daha çocukken yasaklar konmaya başlanıyor. Çocuklarına her şeyi yasaklayan, yasakla onları düzelteceğini sanan aileler var. Dün, kalabalık alışveriş merkezinde bir anne;
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups