Arap Baharı mı?

İhtilal önce çocuklarını yer.. İhtilal, bilinçsiz ve aç gözlü bir canavardır çünkü.. Al şu oyuncağı çocuğum al, al beni oyalama, benim çok daha önemli işlerim var…

İhtilal önce çocuklarını yer.. İhtilal, bilinçsiz ve aç gözlü bir canavardır çünkü.. Al şu oyuncağı çocuğum al, al beni oyalama, benim çok daha önemli işlerim var…

Yağmur her şeyi biliyor! Çamura banılmış bir dilenci şarkısını, Gecenin koynunda sıcak ve korkulu, Emekliliği gecikmiş kasabanın güz ikindisini, Eski yılları çöp sepetine atamayan zilzurna sarhoş ayazları,

Aslında tarih boyunca bizde “korku kültürü” çok fazla görülmemiştir.. Korku millet olarak peh deyip geçtiğimiz bir şey.. Ancak son devirlerde ortaya çıktı.. Tarihi geçmişi taş çatlasın Tanzimat Fermanı’na kadar uzanır bu kültürün.

İlmi bir tavırla kelimeler dünyasına girmeyeceğim.. Tamamen duygusal takılacağım bu milletin dilini konuşan, severek konuşan biri olarak…

Şiir, noktadan sonsuza yani bir yürekten bütün insanlığa, doğan ve kuşatandır. Şair doğmadan şiir doğmaz. Şair gelir.. Gelirken kendi öz duygusuyla, tavrıyla gelir..

Yağmur her şeyi biliyor! Çamura banılmış bir dilenci şarkısını, Gecenin koynunda sıcak ve korkulu, Emekliliği gecikmiş kasabanın güz ikindisini, Eski yılları çöp sepetine atamayan zilzurna sarhoş ayazları,

Kürtler tarih boyunca hiçbir zaman ben farklıyım demedi. Zaten farklı da değillerdi. Türk ve Kürt et ve kemik gibiydi..

Dilenciye verdiğin elli kuruş seni krallığından mı eder? Uzanan ve dilenen ele “Allah versin” deme.. Tanrı’ya akıl öğretmeyi bırak, kendi işine bak. Ne mi senin işin?. Tabii ki vermek!.

Hadi soru yağmuruna başlayalım.. Soru yağmuru deyince, hayda!. herkes fareler gibi deliklerine kaçıyor.. Şunun şurasında her birinize üç küresel sorumuz olacak..

Ben niçin yazdığımı biliyor muyum?. Sol elime söz geçiremiyorum. Martılar uçuyor yazıyorum. Konuyor martılar yine yazıyorum.. Güneş ve martı, mehtap ve martı, hatta ateş ve martı hep yazıyorum.

Şiirin tarihi serüveni hakkında kısa bir bilgi ile devam edelim; GÜNDOĞDU: Tabii.. şiir insanlık tarihi ile yaşıt.. Hele Türklerde sözlü edebiyat bu kadar canlı iken şiir dilinin gelişmemesi imkansız..

Neden Mistik Metal? İBRAHİM HAKKI GÜNDOĞDU: Mistik Metal yaşananlar, dünya, insan.. Onların dünü, bugünü yarını.. Beden ve ruh iç içeliğinin bu çağ versiyonu. İnsan mistisizmini atabilir mi mümkün mü?

Şu kadim Doğu olduğundan fazla ciddi ve derin. Batı gerçeği ile yarış yapamayacak kadar genç ve tecrübesiz… Doğu’ya gönül öyle bir ağarlığını koydu ki,

Bir şehir alev almazsa yangınlı yüreklerden. Külüne bir tohum bile düşmez. Köprü biter, yol büzülür, yaşam çekilir kör kulesine. Orada kara lekeler değere binmiş olur.
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups