Halil Berktay’ın Mayıs Sıkıntısı

Halil Berktay Hoca epeyi bir süredir Taraf gazetesindeki köşe yazılarında ve kimi söyleşilerinde sosyalizm, sol, Türkiye solu, Marksizm üzerine bir hayli sert eleştiriler yapmakta. Hatta bu külliyatın dün de

Halil Berktay Hoca epeyi bir süredir Taraf gazetesindeki köşe yazılarında ve kimi söyleşilerinde sosyalizm, sol, Türkiye solu, Marksizm üzerine bir hayli sert eleştiriler yapmakta. Hatta bu külliyatın dün de

Başbakan Erdoğan’ın sanata dair ‘engin’ görüşlerini biliyoruz! Kendilerini muhafazakâr İslamcı olarak tanımlayan bu kesim, sanatla ilişkisini estetik üzeriden değil, ahlak üzerinden kurduğu için, her zaman sanatla ve sanatçıyla sorun

Konuya ilişkin olarak bundan önce iki yazı yazdım. Bu yazıyla sonlandırıyorum. Belgelerden söz ediyorduk.

Silivri Belediyesi’nin 2011 yılında 3 cilt halinde yayınladığı “Silivri: Bir Şehir Monografisi” adlı hacimli çalışması üzerine epeydir yazmayı düşünüyordum. İki gün önce bir vesileyle Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ile tanışmam üzerine,

3 ciltlik bu çalışmada epeyi belge var. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Silivri ciltlerinde belgenin orijinali ile Türkçe açıklaması yan yana verilmiş. Ancak bölgenin tarihi ve özellikle yakın geçmişi dikkate alındığında, çok sayıda

Belediyeciliğin kısa ve özlü anlamı, kentin kamu hayatını insan odaklı düzenlemek, onun standartlarını yükseltmek, yeni kamu sahaları oluşturmak, çevreye saygılı ve yaşanabilir kentler oluşturmaktır diyebiliriz.

Gerçek Gazetesi’nin bölge belediye ziyaretleri programı itibariyle Çatalca Belediyesi’ni ziyaret ettik. Ben daha çok işin bilgilenme, öğrenme ve anlamaya çalışma kısmındayım.

İlkin bir not belirtmek zorundayım. Bu yazı 2 ay önce bir başka alan için yazıldı. Van Erciş’in uyduruk kurtuluş günü için düzenlenen ırkçı törende,

Kişilik haklarına saldırı olmadığı, başkalarının özgürlüğü ihlal edilmediği ve soykırım suçları övülmediği sürece, isteyen istediğini savunur.

İlgi çekici bir konu değil mi? Ne de olsa cinsellikle ilgili bir yanı var. Böyle bir yazı aklıma kolay kolay gelmezdi. Tesadüfen sünnet üzerine bir makale okuyunca, dogmaya dönüşen kimi geleneklerin

SİVAS’TA NE OLDUĞU, HEPİMİZİN SORUNUDUR! Sünni ve Alevi kardeşlerim ve bu ülkenin yurttaşları; Sivas’ta ne oldu sorusu bizim ortak sorumuz değil mi? Bu ortak sorunun peşine birlikte düşmezsek, neyi çözebiliriz?

Komşu Suriye’deki Beşşar Esed’in diktacı iktidarına karşı epeydir devam eden bir halk hareketi var. Çoğunluğu muhaliflerden olmak üzere binlerce insan öldü. Ve öleceği de daha geride. Suriye krizi çok denklemli. Pek öyle Mısır,

SÜNNİ KARDEŞLERİM! Sünni kardeşlerim, toplumdaki ezici çoğunluğunuzun güvenli sularında ve aidiyet duygusunun cazip atmosferinde kalarak Sivas yangını gerçeğinden kaçamazsınız!

Sivas Madımak katliamı davası zamanaşımından düştü. Dava Yargıtay’a gidecek vs. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç var ortada ve adliyenin önündeki kalabalığın,

Spekülasyon veya ironi yapmıyorum. MİT krizi, Suriye meselesi, KCK operasyonları son günlerin yoğun gündemini oluşturuyor. Bu gündem, etkileri sınırlı ve kısa vadeli olgusal sonuçlar

Dünkü yazımda İstanbul’un fethindeki kimi olay ve olgulardan bahsettim. Bugün bunların bir kısmından daha söz ederek film hakkında genel görüşümü belirteceğim.

Filmi yeni izledim. Tahminlerimde pek yanılmadığımı gördüm. Tahminlerdeki isabetim, benim iyi bir sinema sanatı bilincine ve öngörülerine
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups