Aslan Terbiyecisi’nden

Bazı kişiler ta çocukluk yıllarında, büyüyünce şöyle şah olacağına, böyle şahbaz olacağına karar vermiş olabilir. On yaşındayken ileride başbakan veyahut cumhurbaşkanı

Bazı kişiler ta çocukluk yıllarında, büyüyünce şöyle şah olacağına, böyle şahbaz olacağına karar vermiş olabilir. On yaşındayken ileride başbakan veyahut cumhurbaşkanı

Birkaç gündür, KCK davasında şüpheli olarak ifade vermeye çağırılan Hakan Fidan, eski müşteşar ve MİT görevlileri ile çalkalanıyor ortalık. Her zamanki gibi herkesin farklı çıkarımları var bu durumdan. Büyük ihtimalle hiçbir şey göründüğü/gösterilmeye çalışıldığı gibi değildir, yine. Yine de görünene bir göz atalım birlikte.

O zaman mevsim yazdı. Aylardan Ağustos. Çok kısa sürede (ailenin nüfuzu sayesinden) erişilen çadırlarda ne kadar süre kalındığını, prefabrik evlere ne kadar süre içinde gecildiğini hatırlayamıyorum. Geriye dönüp düşününce

Milli Eğitim Bakanı’na açık mektup: Öğretmen ve Eğitim Açılımı Saygıdeğer Bakanım, Kabinenin atanacağı gün, “bu sefer eğitimdeki problemleri çözebilecek, bu problemleri çözerken de öğretmenlerinin arkasında duracak, onlarla birlikte çözüm arayacak bir bakanımız olur inşallah” diye çok dua etmiştim fakat açıkçası sükûtu hayala uğradım.

Kızıma bir şeyi yapmamasını söylediğim ve yaptığını gördüğüm zaman, bir daha aynı hatayı işlememeyi öğrenmesi için ona ceza veririm.

Ankara’da davulcu var mıydı hatırlamıyorum. Muhtemelen de yoktu.

Garip bir ülkede yaşıyoruz; itiraf ediyorum. Yanımızda oturan kişinin gazetesini okumaya bayıldığımız gibi ben konuşmaları dinlemeye de bayılırım…

Genel Kurmay Başkanı İlhan Koşaner tutuklu bulunan silah arkadaşlarının tutuksuz yargılanmaları konusunda görevini yerine getiremediği için istifa ettiğini açıklamış.

Bingöl nere, İğneada nere? Arada yaklaşık 1560 km’lik bir mesafe var ama insanoğluna “yeryüzünün mecsid kılındığı”nı düşünecek olursak aslında mesafelerin pek de bir anlamı yok.

Orhan Miroğlu’nun dediği gibi bunca şey varken, Amy Winehouse’u yazmamı kimse beklemesin benden… Keşke şimdi size İstanbul’a 250 kilometre uzaklıkta İğneada’da geçen bir haftalık tatilimi yazabilseydim.

Merve Kavakçı ve Mehmet Haberal arasındaki 7 fark Aslında uzun zamandır, daha doğrusu seçim döneminden beri yazmayı planlıyordum. Kısmet bugüneymiş. Biraz üst üste geldi aslında.. Markar Aseya’nın “Sarı Eylem” yazısının üzerine ertesi gün Palçiçek İlter’in programına

Türkiye’de ve bölgede bir gün geçmiyor ki yaprak kıpırdamadan dursun. Artık, hangi olayın bir diğerinden dozaj olarak ve yan etkisi bakımından daha kuvvetli olduğunu karıştırmış durumdayım.

Hiç kimse, Kürtler’in yıllardır çektiği eziyeti, zulmü inkâr edemez. Zaten inkâr etseniz bile onun varlığını/yaşanmışlığını ortadan kaldıramazsınız. Köyleri yakılıp yıkıldı, kimlikleri yok sayıldı. Dilleri yasaklandı.

Güneşli bir pazar sabahıydı.. Ümraniye’de büyük değişiklikler olduğunu duyuyordum ve merak ediyordum.

Baykal’ın aksine Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıkıp hemen bir açıklama yaptı. Bu davranış her şeye rağmen Kemal beyde gördüğüm garip saflığın tezahürü olsa gerek…

Ya herro ya merro.. Evet bu seçimin durumu budur.. Belki de çok partili düzene geçtiğimizden 1946′dan bu yana 12 Haziran 2011 de yapılacak olan seçim ülkemiz için en büyük önemi taşımaktadır..

Ülke TV’de Tevfik Diker’i tüylerim diken diken olarak seyrettim. Yazıya başlamadan Tevfik Diker’in kim olduğundan biraz bahsedeyim. Öncelikle emekli hava yarbayı…
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups