Tesettür Modasında”ZENCİ”Psikolojisi

Amerikan sinemasının “beyaz ve siyah ırkı” yansıtan kareleri… Bizim için sıra dışı karelerdi…

Amerikan sinemasının “beyaz ve siyah ırkı” yansıtan kareleri… Bizim için sıra dışı karelerdi…

Yazımın birinci kısmında vuran eli bükebilmekten bahsetmiştim. Kadının “haklı savunma” kıstasları temelinde, fütursuzca yükselen şiddete karşı koyabilmesi, kendini koruyabilmesi üzerine fikirlerimi paylaşmıştım.

İçinde bulunduğumuz çağa; bilgi ve iletişim çağı demek yaygınlaştı. İletişimin kolaylaşması ile bilginin hızlı dolaşımı sayesinde gerçek servet “bilgi” kabul edilir,

Şiddet; kadının acziyeti üstüne insafsızca inşa edilmekte… Eğitimli eğitimsiz, çalışan çalışmayan, köylü kentli her kadına şiddet artarak devam ediyor. Bu kadınların tek bir ortak özellikleri var , o da “ kendilerini savunamayacak durumda olmaları”!.

Herhangi bir cismin içinde bulunduğu konumu ve üzerine etki eden kuvvetleri ve hızını bilirsek o cismin 'kaderini', yani nerede, ne zaman, ne şekilde olacağını bilebiliriz demek, Newton Mekaniği'nin bilimsel gerekçesini ifade etmektir. Matematiksel ve fiziksel olarak

Hiçbir şey beni aşacak yücelikte değildir! Hiçbir şey, önünde, kendimi alçaltmamı gerektirecek bir yücelikte değildir! Beni hiçbir şey aşamaz!

Ötekileştirme psikolojisinin doğurduğu sonuçlar ve toplumsal etkileri bu günlerde sık sık konuşuluyor. Herkesin telaş içinde izlediği bu siyasi gerilimler işte bu adla özdeşleştiriliyor. “Ötekileştirme”…

Hafızasızlık bedbaht bir durumdur. Bu yüzden,tarih büyük bir zaruret ve muazzam bir sorumluluktur. Meselelere, siyasete dair tarih vukufiyeti eksik yaklaşımlar at gözlüklüdür. Ancak ona gösterileni görür! Evet tüm dünyada müslümanlar

Telefon çalıyor. Duyuyorum, fakat göz kapaklarım o kadar ağırlaşmış ki, aralamak için büyük bir uğraş vermem gerekiyor. Nihayet küçücük bir aralık yapabildim. Telefon yakın sayılır, uzanıyorum, ama

Güzellik ALLAH’IN NURUDUR. “Allah göklerin ve yerin nurudur.(Nur suresi 24/35)” Bu ayeti kerime üzerine düşünen âlimler; her tür

Ya da moda örtülü kadının nesine gerek? Moda; değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik ya da belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük olarak tanımlanır. (1)

Konuya beyin üzerine kurgulanmış bir filmle başlamak istiyorum. Aslına bakarsanız, Bilim Kurgu Filmleri yani “Bilimin Kurgulanmış” hallerinden çıkan filmler, genellikle gerçekliliği mümkün görülmediği, olmuş bitmiş gerçek hikâyelerin cazibesi olmadığı için pek kaale alınmaz… Belli bir izleyici kitlesi olduğu malum, lakin

Tenkitin gayesi; doğruya ve gerçeğe ulaşmanın yollarının aranması, bu yolların en doğrusunun seçilmesi için çaba safetmektir. İdeale yürümektir. Hakikati, iyiyi ve güzeli aramayı gaye edinen

“Mesele “Hrant”, “Ermeni” filan değil mesele senin bir adaletsizlik karşısında nasıl tavır takındığın meselesi…” diyordu bu ülkenin birçok aydın insanı… Bu haliyle de çok haklıydılar! Sadece Hrant meselesinde değil, Uludere meselesinde de hak ve

Karamsar bir adam, iyimser bir başka adam ve bir fizikçi, bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakmışlar. Karamsar adam,"Ne kadar büyük bir boşluk bu.” demiş. İyimser olanı ise,"Ne kadar da çok yıldız var."

Bir süredir; bütün kararlar zincirinde eksik halkalardan biri biz idik … Böyle inşa ettiler bize dair her şeyi… Bu bir hakikat fakat yine de “feminist tütsüler” yakacak, kadına dair bütün metinlere ve nazariyelere tenkit üretecek bir yazı değil okumakta olduğunuz.

Şimdi! Tekrar okumakta fayda var. Ebu Hureyre (ra) den, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Cehennem ehlinden iki sınıf var ki, onları görmedim. (Onlardan biri) ineklerin kuyrukları gibi kamçılarla insanları dövenlerdir.
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups