Tarifsiz Tatlar

Krema köpük köpüktü. Köpükleri mikser ile birlikte her yana dağılmış kendini bir türlü toparlayamıyordu. Karıştırılmaktan başı dönmüş avare bir haldeydi. Bir toz karışımından ibaretken birden bire süt ile

Krema köpük köpüktü. Köpükleri mikser ile birlikte her yana dağılmış kendini bir türlü toparlayamıyordu. Karıştırılmaktan başı dönmüş avare bir haldeydi. Bir toz karışımından ibaretken birden bire süt ile

” Tatillerinin son günüydü. Sezonu kapatırken bol bol denize girip yüzmeye doymak istiyorlardı. Akşamüstü deniz kabarmaya başladı.

“Genç kadın işyerinden bir gün sonrası için bir bahane ile izin aldı. Kaç senedir yılık izine çıkmıyordu. Kendini çok yorgun hissediyordu. Gün içinde tansiyon problemi yaşıyor, bazen midesinden rahatsızlanıyor,

Eskiden mahalle bakkalları vardı. Belirli mesafelerde bir hizmet veren bakkallardan temel ihtiyaçlarınızın yanında sevdiğiniz sakız, çikolata vb. yiyecekleri ve son moda şekerlemeleri alabilirdiniz.

O sabah genç kadın her gün önünden geçtiği kapının önünde durmaya karar verdi. Kocaman heybetli bir kapının karşısındaydı, koluna dokundu.

“Gün yavaş yavaş ağrıyordu. Pencere önündeki kuytuda iki sevimli canlı sıradan güne başlama heyecanı içindeydi.

Kar görmeyeli, sokak lambasının altında kar taneleri dans etmeyeli koca bir mevsim geçti. Bu mevsim neyi değiştirdi? Neleri yok etti, elimizde kalanlar nelerdi? Yine kara kış geri geldi. Yeni yıl kapıyı çaldı,

Yıllar önce bugün, seni dünya ile melekler tanıştırdı. Önce onlardan ayrılıyorsun diye ağlamaya başladın. Sonra gözyaşlarını silen başka bir melekle karşılaştın. Seni sevdi, kokladı, evladım diyerek bağrına bastı. Doğumhanenin

Güneşli bir eylül günü sabahı deniz durgun, plaj suskun, rüzgâr esmekten yorgundu. Genç kız gözlerini plajda açtı. Amacı biraz dinlenmek, biraz da derin denizde kendini bulmaktı.

“80’lerin başında doğmuş, 90’lı yıllarda yetişmiş iki farklı kadere sahip iki genç kızın yolları okuma hevesiyle geldikleri üniversitede çakışmıştır. Farklı yörelerin insanları olmalarına rağmen hayata bakış açıları aynıdır.

Dalgalı beyaz saçları, masmavi gözleri, ufak tefek görünüşüyle çok sevimliydi. Tatlı dilliydi. Yüzü her zaman gülerdi. Misafir ağırlamasına bayılırdı.

Ünlü bir markaya ait bir mağazanın önünden geçiyordum. Vitrine büyük büyük harflerle İNDİRİM yazılı bir posterin aşılmış olduğunu gördüm.

“Bir gün bu şehirden hiç bilmediğin bir yere kaçmak istersen, düşünmek zorunda kalacaksın. Ayağına geçmişin ve geleceğin takılacak, sen bu zincirlerini kıramayacaksın. Geçmişinin güzellikleri ve

“Birkaç gün önceden karar veriliyor. Hafta sonu planı yapılıyor. Gezi yeri Kırklareli olarak belirleniyor. Plana dahil olmayan bir şey var; hava durumu, yağışlı gösteriyor. Aldırmıyorlar yağmur geziye engel olamaz.

Anneme; Hayattaki varlık sebebim, en sevdiğim, ilk öğretmenim, hayatıma yön verirken yolumun ışığı, en kıymetlim, yol göstericim, her zaman sevilmeye layık canının parçası ANNEM, beni büyütürken

“Sevgili Huzur; Uzun zamandır görüşemiyoruz. Eskisi gibi beni sık sık ziyaret etmiyorsun. Oysa ben hep senin yolunu gözlemekteyim. Sen

“İnce uzun parmakları ipliklerin arasına dolanırken her ilmikte duyguları dokumanın üzerine dökülüyordu. Kendi hikayesini renk ve
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups