content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

05 Haz

Sanal ‘Haber’

Sanal  medya oldu sosyal medya ve artık sanal alemden alınır oldu haberler. Sanal/sosyal “Haber'in” getirisi, zararları ve faydaları… Gerçek alem gibi sosyal medya olarak tabir edilen alemin de faydaları kadar zararları da vardır.

Ortadoğu coğrafyasında; sosyal medyadaki iletişimin gücünün ve öneminin ön plana çıktığı dönem, Arap Baharıydı. Burada kitlelerin birbirinden haber alma ve birbirleriyle iletişime geçme olanağı bulunmuştu. Sosyal medya, insanların hiçbir ‘risk’ almadan tepkilerini aktarma ve organize olmalarına ön ayak olma noktasında önemli rol oynadığı gibi bir haber alma merkezi ve mekanizması olması açısından da ayrıca önemli olmaya başladı. Ama bununla beraber haber verenlerin ne kadar doğru ve samimi olduklarının da dikkate alınması daha da önemli oldu.

İnternetin hayatımıza girmesiyle haber alma kültür ve tarzımız da değişti. İnsanlar arasında bilginin ana kaynağı olarak yer edinmeyi başaran internet,  sosyal ağların oluşumu ile toplumların haber alma kültüründe de değişimleri beraberinde getirdi.

Haber çok önemli.

Öncelikle haber üzerinde durmak isterim. Bazen araştırılmadığından hiçbir art niyet olmaksızın, yanlış anlamadan ötürü verilen bir haber bile insanı çok kötü durumlara düşürebilir. Böylesi haberlerin, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurması da muhtemel. Söz kirliliği çöp kirliliğinden daha tehlikelidir.

Kimin haberi? Kaynağın kim?

Sanal bir hesaptan yalan bir haberin duyurulması, sonraları haberin doğru olmadığı anlaşılsa da çok büyük zararlara hatta insan kaybına bile yol açtığı görülmektedir. Peki böyle bir sanal sapkın kişinin veya kişilerin yaydığı veya yayacağı haber karşısında ne yapılmalı ve nasıl korunmalı? 

Allah, bundan korunmamız için, bize araştırma kriteri getirmiş. Öncelik bu olmalı: “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.49/6”Tefsirlere bakıldığında bu ayetin verdiği mesajda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz:

İlk önce geliş sebebi: “Tefsir bilginlerinin çoğuna göre bu ayet, Ebu Muyat'ın oğlu Ukbe oğlu Velid hakkında inmiştir. Resulullah (s.a.s) onu Mustalık oğullarının zekâtını toplamak için göndermişti. İbni Kesir der ki: Mücahit ve Katade derler ki: Rasulallah Ukbe oğlu Velid'i, Mustalık oğullarına zekatlarını toplamak üzere gönderdi. Onlar Velid'i zekâtları ile birlikte karşıladılar. Fakat Velid geri döndü ve: "Ya Rasulallah Mustalık oğulları, (Katade'nin rivayetinde ayrıca onların islamdan döndükleri de vardır) seninle savaşmak üzere toplanmışlar" dedi. Bunun üzene Rasulullah Halid b. Velid'i onlara gönderdi. Ve kendisine durumu inceleyip acele etmemesini emretti.

Hz. Halid yola çıkar, geceleyin oraya varır ve gözcülerini gönderir. Gözcüler geri dönünce Hz. Halid'e, Mustalık oğullarının İslam’a bağlı olduklarını onların ezanlarını ve namazlarını duyduklarını haber verirler. Sabah olunca Hz. Halid kendisi bizzat Mustalık oğullarına gider. Ve orada hoşuna giden şeyler görür. Hz. Halid Rasulullah'a döner ve haberi ona iletir. Bunun üzerine yüce Allah bu ayeti indirir. Katade der ki: Rasulullah der ki: ‘Tedbirli davranmak Allah'tan, acele ise şeytandandır.’ (İbni Kesir).”

Bu tarihi hadiseden ders çıkarmamız gerekir… Zira bu hadisenin kendisi kadar hadisenin oluşumundaki aktörleri de önemlidir.

Öyle görülüyor ki, Ukbe oğlu Velid'in getirdiği ilk haberden dolayı birtakım Müslümanlarda bir fevrilik belirmiş ve hemen Rasulullah'a çabucak onları cezalandırmasını tavsiye etmişlerdir. Bunun sebebi, bu zümrenin Allah'ın dinine düşkünlükleri ve zekâtın verilmemesinden dolayı duydukları kızgınlık idi. Bu ayeti izleyen ayet, onlara muazzam gerçeği ve aralarında yaşayan büyük kameti hatırlatmaktadır. Ki onun değerini anlasınlar ve onun varlığına karşı sürekli uyanık bulunsunlar... "Bilin ki Allah'ın elçisi içinizdedir."

Ve Allah, elçisi vasıtasıyla böylesi problemlerin yaşanmamasını sağlayacak kriteri sahabilere ve dolayısıyla bizlere de öğretiyordu: “Size bir haber gelirse,  bilmeden bir topluluğa kötülük edip pişmanlık duymayasınız diye o habercinin haberinin doğruluğunu/kaynağını araştırın.”

Seleflerimizin kültüründe olduğu gibi, bizim haber kültürümüz de bu anlayış üzerinde inşa edilmelidir. Eskiler şöyle diyordu: "Her duyduğuna inanma, araştır!"

Toplumları bir arada tutan, toplum tarafından kabul görüp özümsenmiş değerlerdir. Bu değerlerin geleceğe taşınması toplum huzuru için hayatidir. Bu değerlerin geleceğe taşınması için aile ve dolayısıyla çocuk çok önemlidir. Geleceğe taşımaları için çocuklarımıza verebilecek değerlerimiz arasında; haber alma ve haber verme kültür ve değeri de olmalıdır. Günümüzde özellikle ‘Haberi’ araştırma konusunu bir kültür ve değer olarak çocuklarımıza öğretmeliyiz. Neden mi? Çünkü haber var savaş başlatan, haber var barış sağlayan.

Böylesi bir anlayışın toplumumuzda kaim olmasını umut ediyorum. Zira umuttur tutunmayı sağlayan.

@MBHedbi

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank