content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

24 Eki

Önce Hac, Sonra Kurban (I)

 Hıristiyan Batı ve Çağdaş Haçlı Seferlerinin komuta kademesi Amerika’da İslâmofobi, sözde "İslam korkusu (fobisi)"; Terim olarak İslam'dan ve Müslümanlardan korkma, çekinme içgüdüsünü ifade etmesine rağmen; Hakikatte İslâm ve Müslüman düşmanlığı istikametinde bir gelişme kat ederek, şimdilerde “insanlık dışı bir akım” hüviyetine büründü. Zira İslâm’ın kutsal değerlerine ve bizzat Hazreti Peygamberine yönelik alçakça, küstahça saldırılar, asla bir korku, çekince değil; Bilâkis amansız, alçak, hain, kalleş ve cüretkâr bir düşmanlıktır.

 

Dolayısıyla bu, bir fobi (korku) ile değil; Radikal bir sendrom’la izah edilebilir.

Hal bu iken; İslâm’ı yaşadığı iddiasında olan Müslümanların da samimi bir özeleştiri yaparak, kendilerini yargılamaları ve “ne kadar Müslüman olduklarını” sorgulamaları gerekir.

 

 

Bu meyanda “Müslümanlar hakkında” en çok sorulan, merak edilen ve ısrarla cevap aranan sorular ve sorunlar şunlardır:

 

“Müslüman hırsızlık, yolsuzluk, sahtekârlık, dolandırıcılık, namussuzluk yapar mı?

Gasp, irtikap, (narkoterör) kaçakçılık, kayıt ve kapsam dışılık, anarşist ve teröristlik gibi adi insanlık düşmanlığı ile iştigal eder mi?

Kamu düzenini tehdit, kişisel veya kitlesel hürriyeti tahdit, alçakça saldırı, soykırım, keyfi tehcir, tecrit (abluka altına almak) ve katliam gibi suçlar işler mi?..

Müslüman sözünde durur mu? Yalan söyler mi? Emanete hıyanet eder mi?...

Şüphesiz bunların hepsinin cevabı “kesinlikle hayır”dır.

Ama gelgelelim, biz her ne kadar “hayır” desek de; Olaylar bizi yalanlamaktadır.

 

Bunun nedeni: Bid’at, sapma, istismar, suiistimal ve hurafeler gibi İslâm’a vahamet derecesinde zarar veren faktörler ile din tüccarlığıdır. Yahut, menfaat karşılığı suçları olağan, doğal ve mazur göstermeye çalışan cahiller ile suç’un nevi her ne olursa olsun, neticede mutlaka affedileceği konusunda teminat verme gafletinde bulunan menfur, münafık ve mürailer sorumlu tutulabilir!.  Ancak, bu bir çözüm değildir.   

 

Mevzuu mademki “kurban’dır, öyle ise aşağıdaki vakıayı hatırlayalım:

“Kurban vurgunu; Ankara Emniyeti'nce başlatılan Operasyonla gözaltına alınan ve aralarında THK, LÖSEV, Deniz feneri derneği, Mehmetçik Vakfı bşk.’nın bulunduğu 31 kişi adliyeye sevk edildi. THK genel başkanı Osman Yıldırım'ın serbest bırakıldığı operasyonda gözaltına alınanlar; vekâletle bağışlanan 215 bin hayvanın sadece 3'te birini keserek, yaklaşık 60 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri iddia ediliyor. (ANKA, 23.12.2009)”

İşte, yıllardır sürüp giden aldatmaca, kandırmaca, nitelikli dolandırıcılık, organize din ticareti ve apaçık insanlık düşmanlığı. Olayın içinde, kamuoyunda saygınlığı ile bilinen büyük firmalar, Cumhuriyet kurumları, TSK ilişkili vakıflar, varlık nedeni soygun/vurgun olan sözde yardım dernekleri var. Bu menfur ve melânet güruh tarafından sahte evrak düzenleniyor, hile, desise yapılıyor. İhalelere fesat karıştırılıyor. Dini vecibeler, insani boyut, hak-adalet, hukuk ve ahlâkla bağdaşmayan fiil ve tasarruflarla Müslümanlar soygun ve vurguna kurban ediliyor.

Suçlular arasında, Allahın belâsı, domuzlaşmış, menfur-melânet noter vekilleri, vakıf denetçileri, veteriner hekimler, din görevlileri, kombina sahipleri, stk başkanı, şirket sahipleri ve çalışanlar var. Suçlular, kesilmesi gereken hayvanları kesilmiş gibi gösterip sahte belge tanzim ederek, haksız / haram kazanç sağlıyor, suçlarını sahtekârlık ve yalancılıkla örtüyorlar. Bu menfur eylemin bir-kaç yıllık faturası milyonlarca kurban ve trilyonlarca TL!..

Ulvi bir ibadet, uhrevî mükâfat, af, rahmet / bereket ve mağfiret kapısı olarak görülen kurban nelere kaadir!.. Algılama-uygulama biçimindeki yanlış bakınız nelere vesile olmakta.
Sebep: Ancak Kâbe’de (Hac’da) ifası caiz kurban kesiminin, yanlış mekânda icrası…
 

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank