content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

07 Haz

Eylemciler Yeni Zamanın Ruhunun Çocukları

Türkiye üç olayla sarsıldı. Birincisi, alkol satışının düzenlenmesinin alkol yasağı gibi algılanması (ki, yasaya bakınca böyle algılayanların kaygılarının hiçte yanlış olmadığı ortaya çıkıyor) 3. Köprüye Yavuz Sultan isminin verilmesi ve bir inanç kesiminin rencide edilmesi ve Taksim Gezi Parkı. Ve tabi ki, Reyhanlı bombalaması.
****
Yeni küresel dünyanın zihniyeti eski dünyanın zihniyetinden farklı. Yeni zihniyetin yeni zamanın ruhunun dili de eskinin dilinden farklı olmak zorunda. Çatışmacı, aşağılayıcı, nefret söylemini öne çıkaran, kibirli, zehirli ve ötekileştirici dil geçmiş zamanın ruhuna ve eski dünyaya ait.
Yeni zamanın ruhunun dili ise; birleştirici, ötekileştirmeyen, barışçıl, eşitlikçi ve özgürlükçü.
Bu dile herkes itina göstermek zorundadır. Gösterilmediğinde neler yaşandığını Taksim olayları gözümüzün içine sokuyor.
Yeni zamanın ruhunun taşıyıcıları olanlar kullandıkları dile, eskinin ideolojik bağnazlığının içine düşmeden dikkat etmek zorundadırlar.

****
Yeni bir dünya kurulurken, yeni bir Türkiye ortaya çıkıyor, son 10 yıldır. Geleceğin en büyük ekonomisiden biri olacak Türkiye. Vesayet rejiminden kurtulan bir Türkiye.
Otoriter devlet yerine demokratik bir devlet kuruluyor.
Ve bu olurken, toplumun önemli bir çoğunluğu, yaşam biçimlerine müdahale edileceği korkusu, kullanılan dilden ve gereksiz düzelenmelerden dolayı korkuyu büyütüyor. Bu süreci ve protestoları kesinlikle Cumhuriyet mitingleri gibi algılamamak gerekiyor. Çünkü bu sürecin taşıyıcıları apoletik diye gördüğümüz yeni zamanın ruhunun gençleri. İçlerinde ergenekoncu çetelerle işbirliği olanların olmaları eylemin haklılığını ortadan kaldırmıyor.
Birilerin bu süreci farklı yönlendirmek isteyebilirler, bu anlaşılabilir bir şey. Ancak iktidarların görevide buna izin vermemektir. Önlem almaktır. Haklı talepleri görmemezlikten gelmemektir.

****
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin üç bin eylemciyle yaptığı anket oldukça ilginç. Eylemciler belirli bir siyasi parti mensubu veya yandaşı değil. Eylemcilerin yüzde 63.6’sı 19-30 yaşları arasında (Eylemciler arasında 15 yaşlarında çocuklarda var ve azınmayacak kadar çoğunluktalar A.T) ve yüzde 75.8’i eylemlere sokağa çıkarak katıldı. Yüzde 53.7’si daha önce hiç bir kitlesel eyleme katılmayan protestocuların yüzde 70’i kendini hiç bir siyasi partiye yakın hissetmiyor. Yüzde 14.7’si bu konuda kararsızken yalnızca yüzde 15.3’ü ise kendini bir siyasi partiye yakın buluyor. Protestolara destek vermelerinde iktidarın otoriter tavrının etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 92.4'le birinci sırada. Polisin protestoculara uyguladığı orantısız gücün etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 91.3, Demokratik hakların ihlal edilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 91.1, Medyanın suskunluğunun etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 84.2 Ağaçların kesilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 56.2. Bağlı bulunduğu siyasi hareketin yönlendirmesiyle eylemlere katıldığını söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 7.7 düzeyinde. Ve eylemcilerin büyük çoğunluğu kendilerini 'özgürlükçü' olarak tanımlıyorlar "Özgürlükçüyüm" seçeneğine kesinlikle katılıyorum diyenler yüzde 81.2. Yüzde 64.5 oranındaki kesinlikle katılıyorum cevabıyla "Laikim" seçeneği takip ediyor. "Apolitiğim" seçeneğine katılmıyorum diyenlerin oranı yüzde 54.5. Protestolara destek verenler arasında, AK Parti olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 92.1 oranında. Eylemcilerin talepleri şöyle: "Polis şiddeti dursun” yüzde 96.7, “Bundan sonra özgürlüklere saygı gösterilsin” yüzde 96.1, “Yeni bir siyasi parti kurulsun” yüzde 37. “Askeri müdahale” olmasını isteyenlerin oranı ise toplam 8.9 çok düşük. Darbeye karşı olanlar ise yüzde 79.5'la ezici çoğunluğu oluşturuyor.
Eylemcileri iyi anlamak ve iyi okumak gerekiyor. Eylemciler yeni zamanın ruhunu temsil eden çocuklar. Orta sınıfların çocukları... Ve inanın varoşlar bu gençlerin arasında azınlıkta...

****
Yeni zamanın ruhu, temsili demokrasinin içine sığdırılamayacak, katılımcı demokrasiyi de aşan yeni bir demokrasi zihniyetini; tüm kurum ve kurallarıyla bu topraklarda yaratmak zorundayız.
Siyasal iktidarlar sadece kendisine verilen oyların temsilcisi değildir, iktidarlar tüm milletin iktidarı olmak zorundadır.
Demokrasi ve demokratik iktidarlar bunun için vardır. Ayrımsız herkesin iktidarı olmak. Ayrımsız herkesin Başbakanı olmak. Ayrımsız eşit ve özgür yurttaşları arasından ayrım yapmadan hizmet yapmak. Ayrımsız kendisine oy vermemiş bile olsalar, talepleri dinlemek haklı ise gereğini yapmak. “Ben iktidarım, milletin yetkisini aldım” diyerek, “istediğimi yaparım” dememek.
Haklı bir talebin doğrultusunda eylem yapanları 'bir avuç çapulcu' olarak suçlamamak. Ki, başbakanlar ve siyasal iktidarlar öyle olsa bile o çapulcularında(!) başbakanı ve iktidarı olduğun unutmamak...
****
Yeni zamanın ruhu, devletin o eski merkezden karar alan otoriter, ceberrut duruşunu ortadan kaldırırken, bir kentin meydan düzenlenmesinin sorumluluğu ve yetkisi merkezi iktidarlara ait olamaz. Öyle olursa milyonların oyunu almış, Büyükşehir Belediye Başkanlarının yani millet iradesini çöpe atmak olur ki, işte bu bile başlı başına tartışılması ve eski otoriter devlet alışkanlığının bir göstergesidir.
Bu bile yeni bir demokratik anayasanın zorunluluğunu, merkezi devletin yetkililerinin daraltılmasını öyle güzel anlatıyor ki.
****
Taksim Gezi Parkı eylemi bir devrim filan değildir. Kendi yaşam biçimlerine müdahale edildiği düşünenlerin ayağa kalkmasıdır ki, (ne olursa olsun demokratik olan her türlü eylem herkesin hakkıdır) bu aynı zamanda bugünkü iktidarın, o burnundan kıl aldırmaz tavrına bir isyandır.
Ve aynı zamanda orta sınıflarının çocuklarının, isyanıdır.
****
Ve bu yaşanlar bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Taksim'de 1 Mayıs kutlamasına izin vermeyenlerin tüm argümanlarının yalan olduğu ortaya çıkmıştır. Düşünün onbinler hiçbir hazırlık yapılmadan, önlem alınmadan Taksim Meydanı'na çıkmışlardır. Ve hala onbinler eylemlerine devam ediyorlar.
Hani o meydanda fiziki şartlardan dolayı gösteri yapılamazdı, can güvenliği sağlanamazdı. Onbinler Taksim'e çıktılar ve fiziki şartlar uygun değil gerekçesinin yalan olduğu ortaya tüm çıplaklığı bugün açığa çıktı. Hiçbir şartta milletin oyuyla iktidara gelmiş olanlar, milletine karşı yalan söyleyerek, gerçekleri saklamamalıdırlar.
****
Taksim Gezi Parkı için çevreci yurttaşların yaptıkları doğrudur. Onlara destek olanların kaygıları yerinde ve doğru okunması gerekir.
Eylemlerde emniyet güçlerinin yaptığı orantısız güç tasvip edilemez. Kimi eylemcilerin şiddeti de asla kabul edilemez. Eylemcilerin kullandığı şiddet ve dil eylemin alanına daraltmasına rağmen buradan dersler çıkarılmalıdır.
****
Türkiye'nin devasa sorunlarını çözen ve ülkeyi demokratikleştiren, dünyada yeni dönemin küresel aktörü yapan AK Parti iktadarının Taksim Gezi Parkı olayını okuyamaması ise anlaşılabilir değildir.
Yeni zamanın ruhundan en çok söz eden iktidar ve bunu okuyamayan iktidar yetkilileri. Taksim'de ortaya çıkan direniş, Türkiye'de ve dünyanın değişik yerlerinde kelebek teorisi etkisi yarattı. Bunun adı yeni dünyanın ruhu işte.  
****
 Son söz: Türkiye'nin 90 yıllık sorununu, son otuz yılının terör belasını çözmek için risk alan iktidarın, Taksim Gezi Parkı'nda ki uzlaşmasız, kibirli dilini anlamak mümkün değildir. Çünkü yaşananlardan dolayı hepimiz kaybediyoruz. Türkiye kaybediyor. Sorun biran önce çözülmeli ve yeni zamanın ruhuna uygun çözümler üretilmelidir.

Not: Başbakan Twiter'i baş belası olarak niteledi, İzmir'de savcılar harekete geçti. Ne yazık ki, o belayla uğraşanların başına büyük belalar gelmeye devam ediyor. Ve üç beş ağaç için mi bu eylemler diyenlere bir örnek vermek istiyorum. Tunus'ta devrim bir satıcının öldürülmesiyle başlamıştı, hatırlıyor musunuz? Kelebek teorisinin etkisi nasılda Tunus'u yakmış ve kavurmuş. Diktatör kaçmak zorunda kalmıştı. Ve o gencin ailesini AK Partili belediyeler İstanbul'da konuk ettiler. Bilmem anlatabildim mi?
Ve burası Tunus değil. Burası Suriye'de değil... İktidar sahiplerinin en çok bunu anlaması ve kullandıkları dile bunun için bile itina göstermeleri gerekmiyor mu
?

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank