content

20 Nis

Etlerin Çoğunda Antibiyotiklere Dirençli Bakteri Bulundu

2011’ de süpermarketlerde satılan hindi eti kıymasının yüzde 81’ inde, domuz pirzolasının yüzde 69’ unda, dana kıymasının yüzde 55’ inde ve tavuk etlerinin yüzde 39’ unda “antibiyotiklere dirençli bakteriler” veyüzde 90’ ında ise bir dışkı mikrobu olan “Enterococcus faecium” tespit edildi.

Kısa adı EWG (Environmental Working Group) olan Çevre Çalışma Grubunun web sayfasında yer alan “Dirençli mikroplar untitledsüpermarketlerini istila ediyor” başlıklı rapor,  Amerika’ yı ayağa kaldırdı.

Tarım Bakanlığı, FDA ve CDC’ nin ortak programında Milli Antimikrobiyal Direnç İzleme Sistemi (NARMS) tarafından toplanan veriler şubat ayında yayınlandı ama bunlar EWG tarafından bildirilene kadar fazla bir ilgi uyandırmadı.

Senede 3 milyon 600 bin kişide besin zehirlenmesine yol açan bakteriler içinde salmonella, E. coli ve camphlobacter yer alıyor.

Tavuk etlerinde görülen bakterilerin yüzde 53’ ünün normalde dışkıda bulunan ve ishâl, idrar yolları iltihabı ve zatürreeye sebep olabilen E. coli’ nin antibiyotiklere dirençli bir türü olduğu belirlendi.

Rapor, 2002’ de yüzde 50’ den daha azı antibiyotiklere dirençli olan salmonella mikroplarının 2011’ deki örneklerde yüzde 74’ ünün dirençli olduğunu da gösteriyor.

Dışkıyla bulaşmanın işareti olan Enteroccus türü bakteriler antibiyotiklere kolay direnç kazandıkları gibi bu direnç başka bakterilere de geçebiliyor.

Enterococcus’ lar USA’ da yoğun bakım ünitelerindeki enfeksiyonlarda en çok rastlanan bakteriler içinde üçüncü sırada geliyor.

Etlerde neden antibiyotik var?

EWG, etlerde antibiyotiklere dirençli mikropların bulunmasının endüstriyel hayvancılıkta rutin olarak antibiyotik kullanılmasından kaynaklandığını bildiriyor.

Tedavi dozlarından daha düşük miktarda verilen antibiyotikler sayesinde kısa zamanda daha fazla et elde ediliyor ve temiz hava almadan, hareket etmeden, kalabalık, stresli ve non-hijyenik şartlarda beslenen hayvanlardaki enfeksiyonlar önlenmiş oluyor.

FDA ve Hayvan Sağlığı Enstitüsü verilerine göre, ilaç üreticileri 2011’ de besi hayvancılığında kullanılmak üzere 30 milyon pound antibiyotik sattılar; bu 2005’ e göre yüzde 22’ lik bir artışı gösteriyor.

Bugün, Amerika’ da üretilen “antibiyotiklerin yüzde 80’ i besi hayvancılığında kullanılıyor”.

Antibiyotiklere dirençli bakteriler sorunu büyüyor

CDC’ nin 2012 tarihli raporunda antibiyotiklere dirençli bakteriler hakkında şunlar yazıyor (2):

“Antibiyotik direnci yeni bir problem değildir ama sorunun büyüklüğü ve hızla yeni dirençli türlerin ortaya çıkması halk sağlığının ciddi bir tehdit altında olduğunu gösteriyor.

Antibiyotikler keşfedildiklerinden beri hayvancılıkta hastalıkların önlenmesi, kontrolü veya tedavisi ve daha fazla ürün elde etmek için kullanılıyor.

Besi hayvanlarında dirençli bakterilerin artması insanlardaki enfeksiyonların tedavisini de zorlaştırıyor; çünkü kullanılan antibiyotikler birbirinin benzerleridir ve birindeki direnç ötekini de etkiliyor.”

Bunlar çok doğru sözler ama CDC raporunun bahsetmediği “küçük bir teferruat” var:

Amerikan Et Enstitüsü (American Meat Institute), Enternasyonal Yumurta Komisyonu (International Egg Commission) ve üyeleri arasında Bayer, Merck ve Mars da bulunan Hayvan Sağlığı Enstitüsü gibi kanun yapıcılar ve komite üyeleri üzerine büyük etkileri olan kuruluşlar, bu endişeleri reddediyor (3).

Anlayacağınız CDC kendi söylüyor kendi dinliyor, onu dikkate alan olmuyor.

Büyük gıda şirketleri tarafından finanse edilen Enternasyonal Gıda Enformasyon Konsülü ile çalışan veterinerler de bu iddialara karşı çıkıyorlar (4):

“Çok az sayıda örnekten elde edilen sonuçları genelleştirmek ve insanlardaki antibiyotik direncini hayvancılıkta antibiyotik kullanımıyla ilişkilendirmek doğru değil.

Antibiyotikler besicilikte daha fazla et elde etmek için değil, hayvanların sağlıklı olmaları için kullanılıyor.”

Gelelim neticeye

Antibiyotiklere dirençli bakteriler modern tıbbın en önemli problemlerinden biri ve görünüşe göre tehlike giderek büyüyor.

Elbette biz doktorlar çeşitli sebeplerle gereksiz ve yanlış antibiyotik yazıyor, insanlar bu ilaçları kafalarına göre kullanıyor, eczacılar da her isteyene antibiyotik veriyor.

Bunları eğitimle ve başka tedbirlerle büyük ölçüde önlemek mümkün olabilir ama besi hayvancığında antibiyotik kullanımının kontrol altına alınması hükümetlerin işidir.

En azından USA’ da antibiyotiklerin büyük çoğunluğunun besi hayvancılığında kullanıldığını biliyoruz; durum muhtemelen birçok başka ülkede ve bizde de böyledir.

Besi hayvancılığında “ticari amaçla antibiyotik kullanımına tüm dünyanın karşı çıkması gerekiyor“; yoksa işimiz çok zor olacak.

KAYNAK

1. http://www.ewg.org/release/superbugs-invade-america-s-supermarket-meat

2. http://www.cdc.gov/drugresistance/pdf/action-plan-2012.pdf

3. http://www.forbes.com/sites/bethhoffman/2013/04/16/are-you-eating-superbugs-resistant-bacteria-found-at-alarming-rates-on-meat-in-stores/

4. http://www.nytimes.com/2013/04/17/business/report-on-us-meat-sounds-alarm-on-superbugs.html?_r=0

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank