İLESAM Bülteninin Yeni Sayısı

Kısa adı İLESAM olan, Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğince yayınlanan bir bülten (Dergi) var, İki ayda bir günyüzü gören bültenin 2 nci sayısı masamda.

Kısa adı İLESAM olan, Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğince yayınlanan bir bülten (Dergi) var, İki ayda bir günyüzü gören bültenin 2 nci sayısı masamda.

‘Aydın olmak nedir?’ Aydın, entelektüel,……….v.b. türünde pek çok kavram var. Peki entelektüelin karşılığı aydın mıdır, yoksa ‘aydın’ a ayrı bir anlam mı yüklenmelidir. Hep ‘entel takılıyor’ ya da ‘entellik etme’ sözleriyle insanlara aşağılayıcı bir tavır edasıyla yaklaşıyoruz da ‘aydın’ denildiğinde

Sene 2012. Mevsim ilkbahar girişi. Mart sonu. Sabah gökyüzünde mavi bir aydınlık. İçimde nerdeyse yüzyıllık bir yerleşik sevinç var. Ankara’nın yaylası Dikmen’den bindim dolmuşa.

Ne tesadüf, Gerçek kadın hareketinin nefis bir romanını 7 mart sabahı bitirdim: Ve aynı dakikalarda hemen bu yazıyı yazdım.

Yozgatlı âşıklar ozanlar olarak bir çok kültür-sanat faaliyeti içerisinde yer aldık. Kısıtlı imkânlarımıza rağmen çalışmalarımız göz doldurdu. Yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Memleketimizin radyo, tv, basın-yayın, enformasyon, ajansından sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç; “Özel sektör, iletişim fakültesi mezunlarına sahip çıkmıyor” dedi. Doğru.

Burdur, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden: Mehmet Akif Ersoy’un Aile Mektupları Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi yayınları, bana, ya doğrudan gönderiliyor, yada değişik kanallarla masamda oluyorlar. 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde Elazığ ilimiz

Ekranlarda arama-kurtarma çalışmaları… Bir adam enkaz yığınlarına doğru eğilmiş sesleniyor: -Kimse var mı, sesim geliyor mu?

Her insanın bir evi, arabası yoktur. Her insanın bir makamı, maaşı, yazlığı, kışlığı yoktur.

Demek öleli 4 yıl oldu. Demek zaman bu denli hızlı geçip gidiyor. Ama sevgili Uzun’u kaybetmenin boşluğunu ta içimde hissediyorum.

Yazdıklarıma îtibâr eden biri olmasından değil, sükûnetinden (Yâni bana yazdığı bir çuval yorumdan ben, bunu çıkarmıştım). İşte bu Baş, o makâlemize bir yorum yazdı, tâbiri mübâhtır; sükûnetine, anti-sükûn virüslerin bulaştığını her kelimesiyle gösterdi.

Şiiri farklı kılan içerdiği belagattir. Ondaki ahenk, uyum, benzeşim, mecaz ve beliğ ifadeler hatta melodiler insanı kendine çeker. Belagat dediğimiz bu üstün ifadeler en yoğun şiirde olmakla birlikte nesir denilen metinler içinde söz konusudur.

Yabancı dil belâsı ciddi tehdittir. Türklüğe düşman olanlar, iki konuyla uğraşıyor: Dil ve din. Türkçe, yavaş yavaş okullarımızdan, yazılı ve görüntülü basınımızdan, kültür ve sanatımızdan, eğlencemizden,

Orhan Beşikçi, tarih araştırmacısı ve yazardır. İzmir sevdalısıdır, kent gözlemcisi.

“7. Uluslararası Türkiye Âşıklar ve Şairler Şöleni”Ardından FEVZİ HALICI’NIN GÖLGESİNDE EKSİLERLE DOLU BİR ŞÖLEN.. Batı’nın, bâtılın, hatta AB’nin istediği biçimde yapılan, “Festival İçinde Festival”, 50. Bursa Festivali ile kırk sene Konya Âşıklar Bayramını sömürdükten sonra kabir kapısında uzatmaları oynayan Fevzi Halıcı, yeni hanımı,

Bir yazar öldü, kitaplar öksüz kaldı. Bir yazar öldü, ben öksüz kaldım. Her yazarın ölümü, beni boynu bükük bırakır da, derin hüzünlere gark eder. Hulki Aktunç öldü. Çok yaşlı da değildi; daha 62’sindeydi.

Öyle ya, neden yazıyorum? Ne yazıyorum, neyi nasıl yazıyorum, nerede yazıyorum? İnsanların beni okumaya mı ihtiyacı var? Okumasalar ne kaybederler?
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups