Demokrasiye İlk Adım ve İlk Demokratik Açılım

Başta “açılımlarla yaratılan hayal kırıklığı ve hüsrandan ibaret sonuçları ile toplumu içine çekildiği tartışmaların”

Başta “açılımlarla yaratılan hayal kırıklığı ve hüsrandan ibaret sonuçları ile toplumu içine çekildiği tartışmaların”

Kurucu Cumhuriyet ve Türk İnkılâbına yönelik bir “düşmanlık hareketi” olan; Aynı zamanda Mareşal Mustafa Kemal’e rağmen Rıza Nur, Bay İsmet ve (dâhili-harici) şerikleri tarafından İngiliz &

DÜN, ”Sizin demokrasinizi sevsinler” manşeti ile bugün kongresini gerçekleştirecek olan Büyükçekmece AK Parti’yi manşete taşımıştık. Haberimizde; ‘Millet iradesine müdahaleye karşılar. Ancak partinin iradesini hiçe sayarak,

Siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler yetiştirildikleri karanlık düşünce atmosferlerinde insanımsı robot olmanın gereğine

Niçin? Çünkü hem kalkınma teorisi hem de ülkelerin gelişme pratikleri bunu doğrulamıştır.(DPT,2005;Kanamori, 1975; Üstünel, 1995)

Başta “açılımlar!.., yaratılan hayal kırıklığı ve hüsrandan ibaret sonuçları ile toplumu içine çektiği tartışmaların” zirve yaptığı bu dönem olmak üzere;

7 Ocak 1946’da kurulan, 14 Mayıs 1950 “Beyaz İhtilâl ve Milli Demokrasi Bayramı” ile muktedir olarak; Necip Türk Milleti tarafından “bütün engel, hile ve hain tuzaklara rağmen” devlet idaresine millet iradesini taşıdığı için; 27 Mayıs 1960 günü kanlı, kalleş ve hain bir tertiple arkadan vurularak,

Türk Milleti'nin Türk Devleti'nin başı üzerinde uğursuz akbabalar*dolaşıyor.

Eskiden idam mahkumlarına sorulurmuş 40 satırla parçalanarak mı ölmek istersin yoksa 40 katırla el ayaklarından bağlanıp zıt yönlere koşturularak 40 parça mı olmak istersin diye.

Yemek masasında yaşlı kurt ve yeni damat karşılıklı acı biber atışmasındaydı… Yarışma başlamıştı, yaşlı kurt ısırdığı acı biberleri damadına göstermeden masanın altına bırakıyordu.

Sevgili Nabi; (Öğretmen-öğrenci ilişkisinin büyüsünü bozacağı kaygısıyla, sayın diye başlamadım söze. İstersen sen, öfkenin değilse bile, hayal kırıklığının yumuşatılmış bir ifadesi olarak al..)

Günlerdir, 28 Şubat ile ilgili yazıları yorumları, detaylı biçimde takip ediyorum. Kesip, arşivime koyuyorum. Herkes, kendi açısından yorumluyor ve birtakım sonuçlara varıyor. Birçok kişi,

Ne tesadüf, Gerçek kadın hareketinin nefis bir romanını 7 mart sabahı bitirdim: Ve aynı dakikalarda hemen bu yazıyı yazdım.

Yazı bir toplumsal ihtiyaçtır. Yazar bir bakıma bu ihtiyacı gözleyen, saptayan kişidir. Yazarak topluma bir ölçüde katkı veren, gereksinimleri olumlu çizgide yönlendirmesi gereken yazarlar aydın sorumluluğunu yerine getirirler.

Her ülkenin uzun, orta, kısa dönemli politikaları olur. Uzun dönem stratejiler, planlar, orta dönem programlar, yıllık politikalar vardır. Tüm bu çalışmalarda bir temel ilke vardır ki, o değişmez:

Nedir şu gençlerin iktidarların elinden çektiği? Nerede totaliter, faşist, ırkçı, dinci vb. sistemler varsa, gençlik onların ilk hedef kitlesidir. Çünkü gençlik, iktidarın kalıpları doğrultusunda eğilip bükülmeli, yeniden kalıplara dökülmelidir ki, sistemin bekçileri olsunlar!

“Demokratik toplumlarda bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı yapılmış sayılır. Bu bilinç yerleşmedikçe haksızlıkların adaletsizliklerin önüne geçmeye olanak bulunamaz.
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups