content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

26 May

Arka Koltuk

Hafta boyunca yurt dışındaydım. İşim gereği bazı seminerler için davet edilen yerlerdeydim... Bir an, İstanbul’da otomobilimi kullanırken kızımın sıkı sık midesinin bulandığını söylemesi üzerine, ona uzun nutuklar attığımı hatırladım. Yoğun trafikte annesi onu istediği yere götürüyor, ama o “Midem bulanıyor!” şikayetleri sıralıyordu durmadan. Bildiğiniz nankör kediydi yani...

Bu seyahatimde fark ettim ki durum öyle değilmiş. Arka koltukta oturduğunuzda gerçekten mideniz bulanıyormuş. Otomobilde hiç arka koltukta oturmadım değil, ama bunu bu sefer fark etmiş oldum.

“Nasıl yani?” deyip, şimdi bütün bir yazıyı “ön koltuk - arka koltuk” meselesiyle mi götürmeyi düşündüğümü sorabilirsiniz. Elbette hayır...

Fark ettim ki arabanın direksiyonunda olduğunuzda mideniz bulanmazken, arkada oturduğunuzda mideniz bulanıyorsa bunun bir anlamı olabilir. Hayatımızda kendi adımıza kaderimizin gerektirdiği seçimleri ya biz yapıyoruz ya da birileri bizim adımıza yapıyor. Şayet birileri bizim adımıza, “bizim ne isteyeceğimize” kendilerine göre karar verdiklerinde ve biz bir şey dahi söyleyemeden tâbi olmak zorunda olduğumuzda midemiz bulanıyor...

İnsan ruhu aklıyla, duygularıyla ve kalbiyle senkronize olarak kendi yaşamını yönlendirebilecek donanıma sahip. Bunu yapmayı istemediğinde veya şartlar yapmasına izin vermediğinde zorlanmalar başlıyor. Bu da ruha ağır geliyor ve “ruh sıkıntısı” dediğimiz bunalımlar, bunaltılar başlıyor. Ruhumuz kendine dönmeyi isterken, nefsimiz eğlenmek peşindeyse, sıkıntının kucağına düşüveriyoruz. Aklımız “A” kişisiyle evlenmeyi uygun görürken, kalbimiz “Yapma!” diyorsa kıvranmaya başlıyoruz.

Annemizin gönlündeki meslek öğretmenlik iken, biz eczacı olmak istiyorsak içimiz daralıyor. Tam “Hayır, yapamam!” diyecekken, bir dolduruşa gelip “Tamam, yaparım o zaman.” diyorsak zorlanıyoruz.

Ruh sıkıntısının kaynağında insanın ne istediğini bilememesi, istediği şeyi seçememesi, seçtiği şeyin arkasındaki sorumluluğu kabullenememesi yatıyor. İşte o zaman geçiyoruz arka koltuğa ve olayların bizi idare etmesine seyirci olmaya başlıyoruz. Ama olaylar istediğimiz yönlere gitmiyor. Biz sağa gitmek isterken, sağa döneceğimizi zannederken, otomobil sola döndüğünde bütün dengemiz sarsılıyor. Bütün sistemimiz sağa dönmeye ayarlı iken, sola döndürüldüğümüzde bunalıyoruz .

Karar verememek, belirsizlikte kalmak, kendimize uygun olanı seçememek, tam seçtik zannederken şüphe denizine yeniden düşmek, savrulmamıza neden oluyor.

Yapmamız gereken yaşamda yapmak istediğimiz neyse, gitmek istediğimiz yeri bilerek irademizi kullanmak sanırım. Biz irademizden vazgeçtiğimizde kolay olanı seçmiş olmuyoruz. İrademizi olması gereken iyiye yönlendirmek için kendi hayatımızın direksiyonuna her şeyi göze alarak oturduğumuzda, hedeflerimizi belirleyerek yoldaki zorluklara göğüs gerebildiğimizde, sanıyorum mide bunaltımız da sıkıntımız da geçmiş olacak. Her zaman direksiyonda kalmak şartıyla, yan koltukta oturan ve hayatımıza belli noktalarda eşlik eden insanların söylemlerini her zaman dinlemek ama tüm verileri değerlendirerek ve tüm sorumluluğu alarak direksiyonunu bırakmamak işin en önemli kısmı sanırım.

Bazen bazı insanlar arka koltukta oturmayı ve uyuklayarak yola devam etmeyi seçebilirler ama bilsinler ki o zaman direksiyonda kim varsa hayatları o kişinin istediği yönde şekillenecektir ve o yön her zaman size uygun olmayabilir. Uyandığınızda, olmak istediğiniz yerin çok dışında bir yerde gözlerinizi açabilir ve geriye dönmek isterseniz geriye dönüş yolunu bulamayabilirsiniz.

Her seçim öncesinde “Şimdi ne yapmalıyım?” diye yana yakıla otorite sembollerine koşarak, onların sizin adınıza seçmelerini isteyerek gelişemezsiniz. Elbette ki rehberlik çabalarının, istişarelerin, terapi desteğinin önemi çok büyüktür. Lakin hayatımızın direksiyonuna geçmedikçe, kendimiz için yapımız için iyi-kötü, doğru-yanlış, tüm kararların gerçek sorumluluğunu almadıkça yaşam amacımıza da yaklaşmış olamayacağız. Bu nedenle ya yaşamımız duracak ya da mide bulantıları içinde yaşadığımız zannederek yaşlanacağız.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank