content Eğitimci Yazar Şair
27 Haz

Toplumu Yönetenler-Yönetilenler – Anarşi

Nerden Nereye

Sevgili okurlarım, ülkemizde gelişen olaylara baktığımda içim titremektedir. Cumhuriyetimizin ilk kuruluş dönemini düşündüğümde, yokluk ve kıtlık içinde yaşayan halkımızı bu çilekeş durumdan kurtarmak için, Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde, kurdurduğu hükümetlerle geceli gündüzlü çalıştılar. Onun ölümünü müteakip bu çalışmalar 1950 yılına kadar aralıksız sürdü. Halkla bütünleşme ilkeleri içinde, devlet millet bütünleşmesiyle büyük işler başardılar. Fabrikalar kurdular, yollar yaptılar, demiryollarıyla ülkeyi bir baştan bir başa ağ ördüler. Deniz ulaşımına büyük önem verdiler. Bu yapılan işleri öz güce dayalı sıfır borçlanmayla sürdürdüler

1950 sonrası çok partili döneme geçilmesi sonunda, iktidarlara gelen sağ partilerin icraatlarına baktığımızda, nerden nereye nasıl geldiğimizi ve iç ve dış borçlarımızın katlanarak artığını görüp, düşünmek zorundayız. Bunu düşünmekte yetmiyor, bu olumsuzluktan nasıl kurtuluruz diye elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hele son zamanlarda ülkemiz ekonomik çıkmazla birlikte, kan gölüne dönmüş durumda. Açılım saçılım derken, büyük bir felaketin eşiğine gelinmiştir. Bu durumun daha ne kadar süreceğini şimdiden kestirmek de zor gibi görülmektedir. AKP’ nin sekiz yıllık iktidarı sonucunda, durumun daha da kötüye gittiği görülmektedir. Bu açmazdan kurtulmanın tek çaresi, yine devlet ve millet bütünleşmesini sağlamaktır. Bunu da ancak yine Cumhuriyet Halk Partisi’nden başkası başaramaz.

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki değişim ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlunun genel başkan seçilmesi, büyük bir rüzgâr yakalamış görülmektedir. Bu değişim, yeni bir halk hareketinin başlamasına sebep olmuştur. Aynı zamanda, Sayın Mustafa SRIGÜl’de sol bölünmüşlüğün bir çatı altında birleşmesi yönünde ilk adımını atması, daha büyük bir heyecan yaratmıştır.

Ne yazık ki bu heyecanı içinde duymayanlarda yok değildir. Ben ve beni gibi düşünen Kemalist devrimciler bu düşünce sahiplerinin karşısında dik durmak zorundalar.

25.06.2010 günü Ümraniye İlçesi Kadın Kollarının düzenlediği birlik beraberlik ve dayanışma yemeğine gelen yeni İl Başkanı Sayın Berhan Şimsek’i çok önemli konulara değinmenin yanı sıra, ülkemizin içinde bulunduğu çıkmazdan, yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin çıkaracağını ve Solda CHP çatısı altında toparlanmanın tam zamanı olduğunu söyledi.
Gelişmelerin içeriğine baktığımızda, artık Cumhuriyet Halk Partisi kapısını bütün insanlarımıza açık tutması gerekmektedir. Bunun anlamı, insanlarımızı CHP’de bir araya getirmektir. Ülkenin kayıp olan yıllarını, “Yurt ta sulh, dünyada sulh”.itibarıyla birlikte, tahrip edilen değerlerinin tekrar saygınlığına kavuşmasını sağlamakla başarılmış olur. Ülkemizin içinde bulunduğu koşulların, Nerden nereye gelindiğini çok iyi düşünmek zorundayız.
Saygılarımla.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

3 Kere Cevaplanmış to “Toplumu Yönetenler-Yönetilenler – Anarşi”

  1. 1
    Hacer ATEŞ Says:

    Hocam bu ülkeyi kurtarmak için partilerin keyfi beklenemez. Chp de bunlara dahil Mhp de dahası da... Bir şeylerin yerine gelmesi ve refaha ermesinin vakti geldi de geçti. Siz güzel bir konuya değinmişsiniz. Ama anlayış bu insanların neresinde. Yorumunuz için tebrikler hocam, yazı çok hoş olmuş. Birlik ve beraberlik dileklerimle...

  2. 2
    Ahmet AY Says:

    Düşüncelerinize karşı olmakla beraber sonuna kadar saygılıyım.
    Ama,
    El İnsaf hocam, el İnsaf Hacer Hanım. El İnsaf.
    CHP zihniyetinin bu ülkeyi onlarca yıl boyunca ülkemizi 5. sınıf bir dünya ülkesi yapmak dışında ne yararı oldu?
    Statükocu, değişimi felaket gören, 3 yanını denizlerle 4 yanını düşmanlarla çevirmesi dışında ne yaptı? Kürd'ü, aleviyi, dindarı, azınlıkları yok saymak ne marifetmiş!? Yol yapış; e lütfen onu da yapsın. Ama otoyol yapanlar neci?

  3. 3
    Mürsel Says:

    .Sayın Ahmet Ay Beyefendi. Geçmişin nasıl var olduğunu bilemeyenler, bu güne nasıl bilemezler. O dönemde bu ülkede ulus devleti kuruldu. Misakı Milli hudutları korundu. Toprağın sahibi ülkemizin insanlarıydı. Şimdi ne oldu? Beşyüz milyar dolar borç ve yabancılara satılan topraklar. Kaldı ki bütün insanlarımız ünü ter yapı içinde, ülkenin ülkemizin birinci sınıf vatandaşlarıdır. Benim aklımdan ayrıcalığı geçmesi değil, birlik, beraberlik ve kardeşlik geçmektedir. İnsanların ırkına, diline,dinine, inacına ve rengine bakmadan düşünen, konuşan ve yazanım. Eğer yazımda da belirttiğim gibi, 1950 sonrası iktidara gelenler ülkemizin değer ve kıymetini bilselerdi, bu duruma gelinmezdi. Ekonomi bozulmamış olurduı, sosyal alt ve üst yapı sağlıklı bir düzen üstüne kurulurdu. Bugün Kardeş kardeşi öldürmeyecek ve dağa da kimseler çıkmayacaktı. Geçmişi düşünmeden, düşünmekle fikir sahibi olunmuyor. Anladığım kadarıyla, yazmadığımı yazmış gibi fikir yürüterek düşündünüz

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank