- Bilgi Agi | Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi ve Yazar Portali - https://www.bilgiagi.net -

Sessizlerin Ses Savaşı!

Sabırları taşan Alaçatı sakinleri, Türkiye’nin ilk sesle mücadele derneğini kurdular.

Kaymakama gittiler.

Dilekçeleri alındı, sonuç alınamadı.

Emniyete taşındılar.

Muhatap belediyeyi gösterdi.

Belediye başkanının kapısını çaldılar.

“ Yetkim yok” sözüyle şaşırdılar.

untitledValiliğe yazdılar.

“ Gereken yerlere iletilmiştir” cevabı aldılar.

Bakanlığa dilekçe gönderdiler.

Arayan, soran olmadı.

Mahkemeye başvurdular.

Davanın kararı çıkmadı.

Başbakanlığa ilettiler.

İsteklerine kavuşamadılar.

 ***

Vatandaş olarak…

Baktılar, çok yalnızlar.

“Bir araya gelelim”  dediler.

Dernek kurdular.

***

 Alaçatı Sesle Mücadele Derneği.

***

Alaçatı eskiden beldeydi.

Şimdi oldu mahalle.

Türkiye’nin en tanınmış yerleşimi.

Ve bir mahallenin sakinleri…

Ülkede benzeri bulunmayan dernek çatısında altında birleştiler.

***

Üyeler kararlı.

Gürültünün bitirilmesi, huzurun bulunması için mücadele edecek.

Üyelerini artıracak.

Sivil toplum örgütü olarak;

“ Yeter artık “ diyecekler.

***

Derneğin kurucu başkanı Mimar Ahmet Palamutçu amacı anlatıyor:

“ Dilimizde tüy bitti, sabrımız tükendi.

Sinir hastası olduk. Devlet temsilcisinin olmadığı ilçe olur mu? Bireysel başvurulara bakan yok.

Toplandık, artık resmi hüviyetimiz var. Bugün 300 kişiyiz, yarın 3 bin kişi olacağız.

Görevini yapmayanları istemiyoruz. Ya herkes elini taşın altına koyacak, ya da…”

***

Dernek Başkanı Palamutçu’nun iddiaları var.

İncelenmesi için müfettiş istiyorlar.

Valilikten değil…

İçişleri Bakanlığı’ndan mülkiye müfettişi bekliyorlar.

“ Dilekçemiz var. Gelsinler, baksınlar. İçkili kafeterya olarak verilen yerleri incelesinler.

Burada neler yapıldığını, nasıl kanun tanımaz olduklarını görsünler, bizimle konuşsunlar.”

***

Çeşme’deki olay…

Yüksek ses mücadelesinde sesini duyuramayan halkın…

Ses çıkaranlara karşı sessiz kalan makamların…

Sesle eğlence yaratarak parsayı toplayan mekânların…

Sonu merak edilen meselesidir.

***

Derler;

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var”

Göreceğiz.

Ne ses getirecekler?

Kuru gürültüye mi gidecekler!

 ***