content Eczacı / Avcılar Emre Eczanesi
10 May

Sessiz Çığlıklar

Son zamanlarda televizyonda bir reklam dikkatimi çekiyor. Sessiz ve çok anlamlı!

İnsanların sessiz çığlıklar atabileceğini ve sessizliğinde elle tutulur hale gelebileceğini hissediyorum izlerken.

Ülkemizde son yıllarda bir eylem furyasıdır gidiyor. Bunlardan bazılarına katılmış olan biri olarak artık yürümekle yolların aşınmadığını düşünmüyorum. Aşındı yollar. Yollar yoruldu halk bıktı.

Bir çocuğa uzaktan şekeri gösterirsiniz koşarak yanınıza gelir şekeri saklarsınız. Uzaklaşınca tekrar gösterirsiniz tekrar koşar yine saklarsınız. Bunu üçleyen çocuk azdır. Umursamaz bir süre sonra sadece size bakar ve yanınıza gelmez. Bu davranışı ancak yumakla oynamayı seven kediler veya atılanı getiren köpekler fazlasıyla yapar.

İnsanlara haklarını uzaktan gösterirsiniz. Yollara dökülüp peşinizden yürürse güzel günlerin geri geleceğine ya da istediği her şeye kavuşacağına dair ümitler verir galeyana getirirsiniz.

Belki yürütenlerin amacı gerçekten samimidir ve gerçektir. Belki de gelecekte edineceği bir koltuk sevdasıyla binlerce kişiyi arkasına takıp bilmem hangi amaç için yolları aşındırıyordur.

Yıllardır bu aşınan yollardan hiçbir kanunun düzeltileceği hiçbir hakkın geri alınabileceği yolunda bir sonuç alındığını görmedim. Geriye sanal ve yapmacık birtakım geri çekilmelerle kandırılan kalabalıklar, boş zafer çığlıkları iki gün sonra hayal kırıklığıyla sönen yöneticiler kalıyor ve eylemlerden sonra çalışan tek kurum belediye temizlik işleri oluyor.

Masumca şekere koşan çocuklardan bazıları yaşadıkları hayal kırıklığını gizleyerek otururken bazıları da yönetenlere öfkeyle bir suçlu arama girişiminde olurlar. Yöneticilerse istediklerini elde edememenin verdiği hırsla yeni eylemlere gözlerini diker aslında zorunlulukları görmezden gelirler.

Peki ya şekeri tutanlar. Onlar yolları aşındıranların farkında mıdır? EVET!! Umurlarında mıdır?? HAYIR!!!! Çünkü onlar sadece günü şiddet olaysız kapatmaya bakarlar. Nasılsa gündem değiştirmek kolaydır ve zaten yapılacak olanları belirlemişlerdir. Sormadan danışmadan gerçekten etkilenenleri düşünmeden sadece yapmak istediklerini uygulama hırsıyla zaten planlamışlardır her şeyi ve yollar aşınsa da binler on binler yürüse de olaysız atlatılması dışında zaten önemli değildir istenenler.

Bir gün işçiler yürür emeklilik hakları için. Onları emekli olmayacaklar umursamaz. Bir gün başka işçiler yürür kapanacak işyerleri için. Onları çalışacak işi olanlar umursamaz. Bir gün kayıp çocukların aileleri yürür çocukları yanlarında olanlar umursamaz. Bir gün şehit aileleri yürür çocukları sağ olanlar umursamaz. Doktorlar eczacılar öğretmenler memurlar vs vs toplumun birçok kesimi zaman zaman aşındırır yolları. Sadece öfkelerini dile getirmekten öteye gitmez bu yürüyüşler çünkü onlar yollardaki diğer insanların umurunda değillerdir.

Yani vatandaş vatandaşın umurunda değildir. Aynı sıkıntıyı paylaşanlar dışında kimsenin kimseyi umursamadığı bir ülkede yöneticilerin vatandaşı umursaması zaten anlamsız olur değil mi?

Bir millet olma bilinci sadece bayrak toprak koruması değildir. Milleti oluşturan bireylerin her biri diğerinin sıkıntısını umursamalıdır. Bu ülkede bir bireyin üzüntüsü diğer bireyi uzun zamandır üzmez hale geldi.

Sanal ve samimiyetsiz insanca duygular ve nezaket gösterileri toplumu sardı. Televizyon başında insan haklarından bahsetmek kolay ama hakkı yenenlere acımıyoruz. Onlar için çoğu zaman oh olsun der hale geldik.

Bundan birkaç ay önce tekelciler ondan önce sağlık çalışanları doktorlar ve eczacılar yürüdüler. Onların istekleri üzerine sinirlenenler internet sitesinden doktorlara tekel işçilerine eczacılara hakaretler yağdırdı. Yiyiciler soyguncular vs diyerek bu ülkenin vatandaşı hak arayan vatandaşına internet üzerinden hakaret etti. Bu kadar mı öfkeliyiz bu kadar mı kıskancız birbirimize karşı.

Hak arayanlara hakkı çok gören insanlar acaba bir gün sıranın size de gelebileceğini, sizinde bir şekerin peşinden yolları aşındırabileceğinizi düşünebiliyor musunuz?

Acaba sessiz kalsak yollara çıkıp yürümesek sessizce otursak sadece susarak sorunlarımızı anlatabilir miyiz? Bir vatandaşın susması nasıl eyleme dökülür ya da susmakta bir eylem olabilir mi anlamı var mı ya da neleri etkiler.

Ben inanıyorum ki artık yollar aşındı anlamsızlaştı çünkü milletin fertlerinin birbirine öfke duyduğu toplumlarda kimsenin derdi kimseyi ilgilendirmez.

Ama milletçe susmanın yollarını biliyorum.

Sessiz çığlık atılabileceğini biliyorum ve bu çığlığı paylaşabileceğimizi…

Güzellikler sizinle olsun.

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

2 Kere Cevaplanmış to “Sessiz Çığlıklar”

  1. 1
    Maide ÖREN Says:

    Sevgili arkadaşım
    Aramıza hoş geldin.Sessiz gibi görünen ama izi hiç silinmeyen en büyük haykırış da yazmak bence.Sesizce otursak ve içimizin sesini yazarak duyursak ne güzel.
    Yüreğine ve kalemine sağlık.Yazılarının devamını bekliyorum.
    Sevgiyle kal.

  2. 2
    Alp ASLAN Says:

    bu yazıyı Balık Hafızalı halkımız ve bizleri aldatan siyasi liderlerin mutlaka okuması lazım........

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank