content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

14 Kas

Merak Ederseniz Değiştirirsiniz, Hayal Edersiniz Gerçekleştirirsiniz…

Yeni hayaller kurmak…
Sonra aynı hayalleri paylaşanlarla beraber hayalleri büyütmek…
Beraber ‘olabilir’ yanıtlarını bulmak…
Sonra, yeni hayallere doğru yelken açmak..
“Gerçekçi ol, imkansızı iste” demiş Che Guevara…
İmkansızlıklar hayal, gerçekçi olmak ise imkansızı olanaklı kılmanın uğraşı.
*****
Galiba zamanı geldi.
Yeni hayallerin peşinde koşmanın…
Bunca birikimi şimdi hayata geçirmenin zamanı.
‘Böyle olsa, şöyle olsa, böyle yapsalar, ben olsam şöyle yapardım’ demek değil hayat, asıl olan ne yaptığın, ne yapacağın…
Dün değildi, bugün zamanı hayali gerçek eylemenin…
Kaybedilecek ne var ki, kazanılacak onca şeyin yanında…
Keşke demek yerine, denedim ve beceremedim demek için… Belki de becerdim diyebilmek için…
Belki de bir karınca olmak…
Hz. İbrahim’e bir damla su götürmek için yola çıkan karınca olabilmek asıl olan…
Richard Bach’ın Martı Jonathan olabilmek…
“Martı Jonathan diğerlerinden farkıydı O sadece karnını doyurmak için uçmuyordu. Yeteneklerini zorluyor ve yaşamın mükemmelliğini anlamaya çalışıyordu. Tüm gününü daha hızlı ve mükemmel uçmak için sürüden ayrı çalışarak geçiriyordu.

Bu tutkusu yüzünden sürüden atıldı, yalnızlığa mahkum edildi ama bu onun umurunda değildi. Çünkü sınırlarını genişlettikçe, imkansızı başardıkça hayat Onun için daha da anlam kazanıyordu.
Bir gün yalnız olmadığını görecekti…Sayıları azda olsa yaşamın sadece karnını doyurmak olmadığını anlayan ve sınırlarının aşmış başka martıların varlığını görecekti.”
Bulunduğumuz yerlerde “Uçamaz, yapılamaz” denileni denemek, asıl olan…
****
Sonra Aziz Nesin’in “Anıtı dikilen sinek”i olmak…
“Konduğunuz yerlerde pinekleyip duruyorsunuz. Ben sizin gibi pinekleyeceğime, hiç olmazsa bir çıkış aramak içinumutla çırpmıyorum. Pineklemekten çok daha iyidir benim yaptığım. Karışmayın bana…Yaşlısinekler, bu dikbaşlı, söz anlamaz genç sineğe öğüt vermekten vazgeçtiler. Çünkü, ne söyleseler anlamayacaktı bu kalın kafalı sinek… Onlardan kimisi, bu genç sineğin aptal, kimisi de deliolduğunu-nu düşünüyordu. Varsın başını çarpıp dursundu sert cama… Nasıl olsa biraz sonra dışarısıda kararacak, konduğu yerde sabah aydınlığını bekleyecekti uçmak için…”
****
Samed Behrengi’nin hikayesindeki “Küçük Kara Balık” olmak…
“Küçük Balık bir sabah erkenden, daha güneş doğmadan annesini uyandırdı:
– Anneciğim, seninle biraz konuşmak istiyorum.
Annesi uykulu uykulu:
– Yavrucuğum, bula bula bu vakti mi buldun? Daha sonra konuşsak olmaz mı? İstersen gezintiye çıkalım ha, ne dersin?
– Hayır anneciğim, artık dolaşamıyorum. Buradan gitmeliyim.
– Mutlaka gitmen mi gerekiyor?
– Evet anneciğim, gitmeliyim.– Ama, sabahın köründe nereye gideceksin?– Irmağın nereye kadar gittiğini görmek istiyorum. Biliyor musun anneciğim, aylardır bu ırmağın sonu neresi diye düşünüp duruyorum. Ama hâlâ işin içinden çıkamadım. Dün geceden beri gözüme uyku girmedi. Nihayet, gidip ırmağın sonunu bulmaya karar verdim. Başka yerlerde neler olup bittiğini bilmek istiyorum.”

Son söz: Evet yeni hayallere, imkansızlıklara doğru yol almak…
Yeni denizleri keşfetmek, imkansız denileni yapmak…
Ve şunu bilmek; yeryüzündeki tüm gelişmenin nedeni, hayal etmekle yani merak etmekle başlıyor. Merak etmek insan olmanın başlangıcı. Merak ederseniz değiştirirsiniz, hayal edersiniz gerçekleştirirsiniz…

İlk insan merak ettiği için ayağa kalktı. O ayağa kalkış devam ediyor.
Yeni hayallere doğru yelken açılmıştır, er geç gerçekleştirilecektir.

 

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank