content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

30 May

Mest-i Naz’ı Kim Büyüttü Böyle Pervasızca

Nedim (1681-1730) Lale Devri’nin en önemli divan şairidir. Onun bir gazeli şöyle başlıyor:
Mest-i nâzım kim büyüttü böyle bî-pervâ seniKim yetiştirdi bu gûne sevrden bâlâ seni
Bu beyitin açıklaması şöyle: Ey naz sarhoşu olan sevgili! Seni böyle pervasız-sereserpe kim büyüttü? Seni böyle servi ağacından daha yüksek boya kim getirdi?
Son on yıl içinde, basında ve medyada öyle “mest-i nazım”lar türedi ve yetişti ki, hayret etmemek mümkün değil. Mübarek zatlar, yeni kurulan ve eskiden kurulmuş olup yandaş hale getirilen gazete sayfalarına ve TV ekranlarına yerleştiler. Her gün evimizin içindeler. Öyle yalanlar, iftiralar, ukâlalıklar dinliyoruz ve okuyoruz ki, şahsen ben evimde izleyecek bir TV ekranı, okuyacak günlük bir gazete bulamıyorum. Bu şahıslar; ya bir emekli hukukçu, ya bir yeniyetme gazeteci, ya güya mağdur olmuş bir asker, ya kendini stratejist gibi ifade eden bir bilim adamı, ya da bilmem ne üniversitesinin hocası olarak gösteriliyor. Dört şahıs bir araya geliyor.

Devletimizin, milletimizin ne kadar değeri varsa hepsini yerin dibine batırıyorlar. On yıl öncesinin geçmiş Türkiyesi hep kötü. İnsan haklarına hiç riayet edilmemiş, hiç adalet olmamış, dindarlara zulüm yapılmış, baskılar altında yaşanmış, askerler ve devlet sürekli halka zulüm yapmış, yatırımlar yapılmamış, demokrasi hiç olmamış ve güzel şeyler şimdi gerçekleşiyor. Aynı kişiler ki -bunları toplasanız sayıları 100 kişiyi geçmez- saatlerce beyin yıkama metodu ile yalanları, iftiraları, yanlışları topluma şırıngalıyorlar. Güya ezber bozuyorlar. Bunlara göre: “Şimdiye kadar yazılan tarih kitaplarının hepsi yanlış ve resmi tarihtir, inanılmaz. 80 yıl Türkiye, askeri vesayetle yönetilmiştir. Türklük dediğimiz şey çok ayıplı bir düşüncedir. Milliyetçilik, olur mu öyle şey, çok kötüdür çok.

Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünü kaldırıp atmak gerekir, çünkü ilkelliktir. Atatürk ilkeleri, neymiş o? Aman ha, bir daha duymayalım. Biz düşmanlarla hiç savaş yapmadık. İnönü Savaşları, Sakarya Savaşları diye bir şey yok. Şehitliklerin hepsi semboliktir. Camiler hep ahır yapılmıştır. Hocalar ve din adamları idam sehpalarında sallandırılmışlardır. Dinsizlik devlet politikası olmuştur ve din ortadan neredeyse kaldırılmıştır vs, vs..”
Bu “mest-i nazım”ları kimler yetiştirdi merak ediyorum? Cumhuriyete, milli duygulara nasıl bir düşmanlık beslenmiş bunların koynunda. Size bir şey söyleyeyim mi? Merak etmeyin, bunların sayısı çok değil. Dediğim gibi toplasanız 100 kişiyi geçmez. Ama maalesef bunlar köşe başlarını, özellikle medyada ve yazılı basında tutmuşlar. Entel, liboş, kendini tarafsız diye ilan eden ve korkak, sözde demokratlar da bunlara uymuşlar, bunlara çanak tutuyorlar. Güya demokratça ve tarafsız kimlikle hareket ediyorlar.
Gelip geçecek ama, delip geçecek.

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank