content
31 Eki

Kıskançlık mı? Yoksa Haksızlık mı?

Hayat ayrıntılar da gizlidir... Siz kıskanç mısınız? Yoksa haksızlığa mı gelemiyorsunuz? Ya da bunu karşı taraf anlamıyor, haksızlık olduğunu düşünüp yanlış mı algılanıyorsunuz?... 

Kıskançlık,  bir insanın sahip olduğu her neyse kaybedilmesinden korkulan, bir o kadar da karışık bir ruhsal yaşam biçimi ve insan hayatını olumsuz etkileyen tutum değil midir? 

Başkasının sahip olduğuna sanki kendisinin de sahip olma gerekliliğini hissettiren bir duygu biçimi de diyebiliriz kimi zaman!... 

Türk Dil Kurumu ise,  kıskançlık kelimesini şöyle açıklamıştır... 

"Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum" 

Kıskançlık olgusu doğuştan değil, sonradan öğrenilen ve  insanı etkileyen, bazı zamanlar da rahatsız eden bir duygu değil midir? 

İnsan  bu konuda kendini kontrol edemezse bu davranış bozukluğu ileride agresif davranışlara sebebiyet vermakte ne yazık ki!.. 

Herşeyin bir dozu olduğu gibi, kıskançlığın da bir dozu olmalı. 

Kıskançlık kişilerin öz güven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmakta. Kıskançlık yaşayan birisi zamanla değersizlik, çaresizlik, öfke, mutsuzluk ve yalnızlık gibi olguları  hayatının içinde barındırır... 

Özde kıskançlık var mıdır? Kıskançlık da birçok şey gibi yanılan düşüncelerimizin ürünü değil midir? 

İyi, kötü, gerekli, gereksiz olduğu tartışılabilir ama, herkes de var olduğu yadsınamaz, bir olgu...  

Hayatımda hiçbirşeyi  asla kıskanmadım, diyen insana ben inanmam. Dereceleri vardır tabi ki!... Bir nevi hastalık! Hayatın ta gerçeği kimi zaman da... 

Çoğu zaman imrenme, hırs en önemlisi de haksızlık ile karıştırılan duygu. Bir insan bir şeyi kıskandığında, genelde karşısındakinin ona layık olmadığını, ona sahip olmak için yeterince iyi özelliklere sahip  olamadığını düşünür. Onda bile var, aslında hiç haketmiyor, ama bende kesinlikle olması gerek, çünkü ben bunu hakeden bir insanım diye düşünmekten bile kendini alamayan insanlar... 

Kıskançlık duygusunda biraz da olsa, karşısındakinin kötülüğünü istemek vardır... 

Ama imrenme durumu farklıdır, karşınızdakinin yeterince iyi olduğunu düşünürsünüz, ama yaptıkları sizi o kadar cezbeder ki, siz de onun sahip olduklarına sahip olmak, en az onun kadar iyi olmak istersiniz. 

Kıskançlık yıkıcıdır. İmrenme, özenme, onun sahip olduklarına sahip olmak için hırs yapmak, çoğu zaman insana yararlı olur ve daha nitelikli biri olmasını sağlamaz mı?. 

Haksızlık: Günün birinde mutlaka yapılan  haksızlığın, cezasını bulacak olan davranış  biçimi... 

Yalan sevilmez ama, hayati bir sebeple söylendiyse affedilebilir. Hakarete uğrayınca; kızgınlık denir, ağızdan kaçtı denir, affedilmese de sebep üretilebilir. 

Haksızlığın sebebi yoktur. Kim olursa olsun affedilmemelidir. Affetmek, daha büyük haksızlıkların kapısını açmaktır. Haksızlık yapanı affetmek, insanın kendine yapacağı en büyük haksızlık olsa gerek. 

Bu dünyada birçok kişinin uğramış olduğu hadise. İnsanlıktan nasibini almamış kimseler, mazlumların ahını alarak, adaleti hiçe sayarak pek te güzel yaparlar bu işi, ama bilmezler mi ki aheste aheste çıkacağını acısının. 

Haksızlık birilerinin gözünüzün içine baka baka kalbinizi kırdığı anlar değil midir?
Bütün iyi niyetnizle yapmaya çalıştığınız hayatı gözünü kırpmadan alt üst etme durumudur.

Her şey o kadar param parça olur o kadar dağılır ki onları toparlalamaya çalışırsınız...

İnsan kendisiyle barışık olmalı ve barışması gereken ilk duygusudur, kıskançlık. Öfke gibi yıkıcı, kin gibi kalıcı...

Edvard Much'un dediği gibi ''Kıskançlık kaybetme korkusu değil paylaşma korkusudur''... 

Dedim ya kıkançlık mı? Yoksa haksızlık mı? Size yapılan!... Sizi yıpratan!...

Durup bir düşünmek gerek...

Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

1 Kere Cevaplanmış to “Kıskançlık mı? Yoksa Haksızlık mı?”

  1. 1
    Selma & Kemal Says:

    Nurdan Hanım
    Bu ayrıntıları farkedebilmek çok güzel.
    Tebrikler hanımefendi.
    Yazıların devamını diliyoruz.
    Saygı ve sevgilerimizle
    Selma & Kemal

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank