content

10 Eyl

İnce Hastalığın “İncelikleri”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan açıklamada, Avrupa’da ilaca dirençli tüberküloz vakalarında yaşanan artışın endişe verici boyutlara ulaştığı ve gerekli tedbirler alınmazsa hastalığın binlerce kişinin ölümüne yol açabileceği kaydedildi.

TBC-RN~1DSÖ’ nün verilerine göre dünya nüfusunun üçte biri, yani 2 milyar insan tüberküloz mikrobu taşıyor ve bu sayıya her yıl 100-200 milyon kişi ekleniyor.

Dünyada her sene 8 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalanıyor ve bunların 2 milyona yakını da ölüyor.

Tüberküloz veya halk arasındaki adıyla verem veya ince hastalık tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biri.

Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Dairesi Başkanlığınca hazırlanan Türkiye’de Verem Savaşı 2011 Raporu’na göre 2009 yılında 10 bin kadarı erkek ve 7 bine yakını da kadın olan toplam 17 bin 400 tüberküloz hastası kayıtlara girdi.

Tüberküloz artık fakir hastalığı değil

Verem en gelişmişinden en geri kalmışına kadar tüm dünyayı ilgilendiren bir hastalık. Nezlenin, gribin ilacı yok ama veremin sayıları az da olsa çok etkili ilaçları var. Tedaviye zamanında başlanır, doğru ilaçlar, uygun doz ve sürede kullanılırsa mesele kalmıyor, hastalık tamamen düzeliyor.

Ancak, veremin ‘ilaçlara dirençli’ diye bilinen ve tedaviyi tam yapmayan, eksik ve yetersiz dozda ilaç kullanan hastalarda ortaya çıkan bir türü var ki, evlerden uzak olsun. İlaca dirençli verem bizim ülkemiz için de önemli bir sağlık problemi.

İlaçlara dirençli verem bir kere her zaman her yerde bulunan, standart verem ilaçları bu standart bir tedavi uygulamak mümkün değil. Mikropların hangi ilaçlara duyarlı hangilerine dirençli olduklarının laboratuar araştırmaları ile belirlenmesi ve ilaçların da buna göre seçilmesi gerekiyor.

İlaçlara dirençli veremde standart tedavi dışında kullanılabilecek ilaçlar var elbette ama bunlar hem zor bulunuyor hem yan etkileri daha fazla ve hem de fiyatları oldukça pahalı. Hastaların balgamlarından mikrop tamamen kayboluncaya kadar hastanede yatmaları ve yakından takipleri de şart. Bir de tedavi süresi 9 ay değil, en az bir buçuk ve hatta iki sene.

Tüberküloz, eskiden daha ziyade düşük sosyo-ekonomik tabakanın hastalığı olarak bilinirken günümüzde artık her kesimden insanda rastlanır oldu.

Dengesiz ve bilinçsiz beslenme, ağır ve stresli hayat şartları, alkol ve sigara kullanımı, madde bağımlılığı, kortizon ve bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanımının artması, aşırı ruhsal ve bedensel yorgunluklar ile bağışıklık sisteminin baskılanmış olduğu kanser, AİDS gibi hastalıkların tüberkülozda görülen artışta çok önemli etkileri vardır.

Tüberküloz nasıl bulaşır?

Tüberküloz, esas olarak, hasta kişinin öksürmesi, hapşırması ve hatta konuşması sırasında havaya karışan bu damlacık çekirdekleri içinde bulunan mikropların solunmasıyla bulaşır.

Bu yüzden hasta kişilerin öksürme, hapşırma ve hatta konuşma sırasında ağızlarını bir mendille kapatmaları bulaşmanın önlenebilmesi için çok yararlıdır.

Sanıldığının aksine, tüberküloz mikrobu, çatal, kaşık, tabak, bardak gibi aynı yemek takımlarının ya da havlu, kalem, gözlük, çakmak gibi eşyaların kullanılmasıyla bulaşmaz.

Tüberküloz mikrobunun bulaşması için, hasta ile yakın ve uzun süreli temasın olması gerekir. Hasta kişi ile aynı evi ya da iş yerini paylaşanlarda bulaşma riski de yüksektir.

Tüberkülozlu hasta ile bir kez el sıkışmak, yanak yanağa öpüşmek pratik olarak bulaşmaya neden olmaz. Aynı şekilde, hastaların açık havada bulaştırıcı olmaları da kolay değildir.

Tüberküloz mikrobu, güneş ışığına duyarlıdır. Eskilerin söyledikleri ’Güneş giren eve doktor girmez’ sözü bu bilgiye dayanır.

Tedavi görmeyen aktif tüberkülozlu bir hasta yılda 10-15 kişiye mikrop bulaştırabilir. Buna karşılık, etrafa mikrop saçmakta olan aktif tüberkülozlu bir hasta tedaviye başlandıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcı olma özelliğini kaybeder. Bundan dolayı da tüberkülozun erken teşhisi ve tedavide gecikilmemesi çok önemlidir.

En çok akciğerlere yerleşiyor

Tüberküloz mikrobu yüzde 80 oranında akciğerlerde, yüzde 20 oranında ise kemikler, lenf bezeleri, gırtlak, böbrek ve üreme organları, beyin gibi organlarda hastalık yapmaktadır.

Toplum sağlığı ve bulaşıcılık bakımından en önemli olanlar akciğer ve gırtlak tüberkülozudur. Diğer iç organlardaki tüberküloz hastalığı bulaşıcı değildir.

Akciğer tüberkülozu sinsi bir hastalıktır ve hiçbir belirti tüberküloz için tipik değildir. Öksürük, balgam, kanama, ateş, halsizlik,  kilo kaybı gibi belirtiler bazen tek başına, bazen hepsi birden ortaya çıkabilir.

Bazı hastalarda ilerlemiş hastalığa rağmen hiçbir şikayet de bulunmayabilir. Bunlarda teşhis tesadüfen çekilen bir akciğer röntgeninde saptanan bulgularla konur.

En sık rastlanan şikayet öksürüktür. Bu, halk arasında veremli gibi öksürüyor veya kesik kesik öksürüyor şeklinde tanımlanır. Başlangıçta genellikle kuru olan öksürük ilerleyen günlerde balgamla birlikte olabilir. Balgam beyaz veya hafif sarı renktedir ve miktarı da çok fazla değildir.

Hastaları korkutan ve hemen doktora başvurmalarına yol açan en önemli belirti kan tükürme veya balgamın kanla karışık olmasıdır. Bu, bazen hastalığın ilk belirtisi bile olabilir. Şiddetli bir kanama nedeniyle teşhis edilen tüberkülozlu sayısı hiç de az değildir.

Bazı hastalarda öksürürken batıcı tarzda bir ağrı olabilir. Nefes darlığı ancak ilerlemiş hastalığı olanlarda ya da akciğerdeki iltihapla beraber akciğer zarları arasında sıvı toplanmış olan hastalarda görülen bir belirtidir.

Bir çok hastada akciğere ait hiçbir belirti olmadan ateş, hâlsizlik, gece terlemesi ve kilo kaybı gibi genel şikayetler tek tek veya hepsi bir arada olabilir.

Ateş, genellikle akşam ve geceleri ortaya çıkar ve çok yüksek değildir. Gece terlemesi halk arasında tüberkülozun tipik belirtisi olarak bilinir. İştahsızlık, hâlsizlik, çabuk yorulma ve kilo kaybı hastalık ilerledikçe ortaya çıkan belirtilerdir.

Tedavisi var ve üstelik de ücretsiz

Tüberküloz zamanında teşhis edildiğinde, doğru ilaçlar uygun doz ve sürelerde kullanıldığında tamamen iyileşebilen bir hastalıktır.

Hastaların yaptıkları en mühim hata tedavinin düzensiz yapılması veya kısa kesilmesidir. Tedavi süresi hastanın hiçbir şikayeti olmasa bile en az 9 aydır; hafif vakalarda 6 aylık tedavi de yeterlidir. Tüberküloz ilaçları devlet tarafından ücretsiz olarak verilmektedir.

Etiketler : , , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank