content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

13 Eyl

Huzura Açılan Pencere

 Kulağa hoş gelen bir sözcük. “Huzura açılan pencere” ne garip ki bu pencereden hiç kimse bakmak istemiyor. Bir kez olsun bakılsa, sanırım ki arkasında, birlik, beraberlik, kardeşlik, huzur, saadet, insanları birleştirip kaynaştıran ne varsa o pencerenin arkasında gizlidir. Bu gerçeğe rağmen neden kimse bakmak istemiyor. Çekindikleri bir şeylermi var, yoksa birilerinin çarkına mı dokunuluyor. Bence Allahın çarkına dokunmayın da birilerinin ki çok önemli değil. Bir karı koca yolculuk yaparken, haremiler önlerini kesip, üzerlerinde ne varsa aldıktan sonra, iç çamaşırları dâhil elbiselerini de istiyorlar. Karı koca vermek istemiyor, haremiler zorbalık yapmaya başlayınca yanlarına bir ihtiyar geliyor, onlara niçin tartıştıklarını soruyor, yolcular konuyu anlatıyorlar, ihtiyar ise üzerinizde neyiniz varsa verin diyor.

Karı koca üzerinde iç çamaşırda dâhil bütün elbiselerini veriyorlar ve haremiler oradan uzaklaşıyor. Karı koca ihtiyara soruyor. Sen kimsin, ihtiyar cevap veriyor, ben Hızırım. Sen nasıl Hızırsın ki bizim iç çamaşırlarımızın alınmasına dahi müsaade ettin. Hızır aleyhisselam ise siz iç çamaşırlarınızı vermekle haramiler Allahın çarkına dokundular, eğer vermese idiniz onlara hiçbir şey olmayacaktı, şimdi ise Allah onları yakıp kül etti gidin elbiselerinizi alın diyor ve karı koca biraz giddikten sonra haramilerin yandıklarını ve elbiselerinin orada olduğunu görüp, elbiselerini alıp giyiyorlar. Burada vurgulanan, yani kıssadan alınacak hisse Allahın çarkına dokunulmaması gerekir. Bazı insanlar kasıtlı olarak ve bilerek Allahın çarkına dokunuyorlar. Bunlara karşıda toplum olarak sessiz kalınıyor.

Bana değmeyen yılan bir yıl yaşasın, her koyun kendi bacağından asılır gibi Yahudi sözleri ile duyarsız bir toplum haline geldik. Ya o yılan bir gün bize dokunursa o zaman ne olacak. Behlul danaya bir gün birisi “her koyun kendi bacağından asılır” diye bir laf etmiş, Behlul dana bir koyun kesip ve mahallenin bir köşesine asmış, bir-kaç gün içinde koyun kokmaya başlamış ve koku bütün mahalleyi sarmış. Yani her koyun kendi bacağından asılır ama kokusuda bütün mahalleyi rahatsız eder demek istemiş. Hiç kimse başıboş yaratılmamıştır. Herkes birbirinden sorumludur. Yani emri bil maruf, nehyi anil münker görevimiz vardır.( İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak) biz bu görevi terk ettik, sonumuz iyiye gitmiyor, kendimize gelelim, bir birimizi uyaralım. Sanırım benim ne demek istediğim anlaşılacaktır.

HÂKİM BEY

 Şu bozuk alana çürük temeli

Atanlara ceza yok mu hâkim bey

Helâli bırakıp, namahrem eli

Tutanlara ceza yok mu hâkim bey.

 

Yaşamak sıkıntı, düzense bozuk

Anlamsız yaşanan günlere yazık

Emeksiz kazanıp, haramdan rızık

Yutanlara ceza yok mu hâkim bey.

 

Haramdan kazanmış tüm servetini

Taşıyamaz olmuş emanetini

Üç kuruş uğruna şahsiyetini

Satanlara ceza yok mu hâkim bey

Ölçüsüz tartısız harcayan var da

Böyle yaşayanlar kalırlar darda

Kazancını yerken pavyonda barda

Batanlara ceza yok mu hâkim bey

 

Hele bir de masumları üzene

Bize ne diyorlar bir de bize ne

Garip Şükrani’ye dertli ozana

Çatanlara ceza yok mu hâkim bey.

 05.09.2011

ÜKRANİ

 

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank