content
28 Şub

Hani Demokrasiydi

Son on yılı Türkiye Mevcut İslamcı iktidarla ve bu iktidarın muhalefeti olduğu söylenen tırnak içine alarak söylüyorum “Laikçi sol bürokratik ve siyasi kesim “ arasında devam eden ve Türkiye’yi iki ileri bir geri götüren siyasi kavga yeni olaylarla bu haftada devam etti.

Her iki kesim arasında devam eden bu kavganın Türkiye’nin bir devlet olarak önemli kurumları olan Silahlı kuvvetleri ve yargı kurumları üzerinde olması olayın önemini ve tarihsel değerini artırdı . Yani anlayacağınız Türkiye Siyasi Mücadele tarihine önemli bir sayfa daha ekledi.

Şu anda bilgi kirliliği içerisinde bu vakaların hangi sebeplerle oluştuğu ve ne netice doğuracağı hakkında sağlıklı bir sonuca varmanın bu toz duman içinde mümkün olmadığını düşünüyorum. Zira bu konuda kamuoyunda oluşan ve galibinin olamayacağı ve kaybedenin Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyetinin devlet kurumları olduğu bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Zaten son otuz yıldır devam eden siyasi kavgada da doğurduğu sonuçlar itibari ile bir “Kayıkçı Kavgası” sonucunu doğurmuştur. Bu sürecin sonucunda Türk Siyasi hayatı kendini yenileyememiş. Ne yeni bir Alternatif ne yeni bir Lider nede yeni bir düşünce üretememiştir.

Bir siyasi hedef olarak gösterilen “Avrupa Birliği “ hedefi hiçi bir netice doğurmamış aksine tür Ekonomisini Emperyalist Ülkelerin Oyuncağı haline getirmiş ve Türk Devletini Emperyalist güçler zaman zaman hizaya getirmek için Ekonomik Müdahale ve soğuk savaş taktikleri uygulamıştır.Bu gün Türk Ekonomisi Avrupa’nın En Korunmasız ve dış Müdahaleye açık ekonomisidir.

Türk Ordusu da kabul etme sekte onun bir ihrac aracı haline getirilmiştir. Bugün Türk Ordusu Afganistan’da , Somali’de ,Aden Körfezinde hangi “milli” menfaatimizin peşindedir?. Onu oraya götüren Siyasi İktidarların hovardaca yaptığı borçlanmaların bir kısım diyetinin ödenmesi karşılığıdır. Dünyanın her Ülkesinde Siyasi mücadele yapılır.
Ama siyasi mücadele devletin kurumlarını yıpratma pahasına yapılması o kurumların dolayısıyla da devletin yıpratılması demektir. Demokrasi millet içindir aynı zamanda sağlıklı devlet içindir. Geçmiş siyasi söylemlerinde ve bu günkü uygulamalarında sayın Başbakanın demokrasiye inancını biliyorduk ama “değiştim” ve yeni bir gömlek giydim söylemlerine inananları bir kez daha yanıltarak bu seferde kendisine muhalefet eden köşe yazarlarını ve patronlarını tehdit ederek, Demokrasi anlayışını bir kez daha şerh etmiş oldu.

Sayın başbakanın Siyasi İktidarın gücünü gücünün yettiğini hissettiğine en acımasızca vurduğuna bir kez daha şahit oluyoruz. Sayın Başbakan padişahım çok yaşa denmesini bekliyor herkesten. Demokratik açılımTeranelerinin ne kadar gerçekçi olduğunu şimdi bir daha anlıyoruz. Başbakanın Demokrasisinde dinleme şantaj vakayı adi yeden olmuş kişilere şirketlere devlete ait mahremler magazin malzemesi yapılıyor.Borç batağındaki ekonomi üretemiyor.
Tarım hayvancılık bitirilmiş.İşsizlik kol geziyor. Herkes yarın endişesi içerisinde . 2002 ,2009 tarihleri arasında resmi rakamlara göre 16.038 kişi intihar ederek hayatına son vermiş Toplum bunalım içersinde . Bunlardan bahsetmek piyasaları etkiliyor.

Diyor Sayın Demokratik açılım mimarımız. Anlayacağınız Başbakanın Siyasi Arenaya girdiği günden beri uyguladığı gerilim politikası kendi kontrolünden çıkmaya başladığını hissettiği anda basının bu toz duman içerisinde her şeyin toz Pembe olduğu bir Türkiye’nin gerçek olmasa da yazılmasını istiyor. Yoksa Medya patronlarını ve köşe yazarlarını “Sonucuna katlanırsınız” diyerek tehdit ediyor.

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank