- Bilgi Agi | Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi ve Yazar Portali - https://www.bilgiagi.net -

Güneş Banyosu Yaparken Göz Banyosu Yapanlar, Dikkat

Güneş Banyosu Yaparken Göz Banyosu Yapanlar, Aman Dikkat

Gazeteler, dergiler ve televizyonlar şu günlerde klima reklâmlarından sağlık öğütlerinden geçilmiyor. Bunlar hep parası pulu olan ama derdi olmayan Beyaz Türkler için; vatandaşı düşünen yok. 

Oysa serinlemenin ucuz ve hatta bedava pek çok yolu var.

Tatil nedir bilmeyen; hayatında hiç yüksek faktörlü güneş kremi kullanmamış, köpük banyosu yapmamış olan; kliması olmayan vatandaşlarımız için yaz öğütleri hazırladım.

Okurken bile serinleyeceğinize inanıyorum.

Kendinize serin bir yer bulun

Bu sıcak havalarda yapılacak en iyi şey, şart değilse hiç sokağa, güneşe çıkmamak. Evde ve iş yerinde serin bir köşeyi, bağlık bahçelik yerde bir ağaç gölgesi bulun.

Büyük şehirlerde yaşayanlar alışveriş merkezlerinin bedava serin ortamlarından da yararlanabilirler. İstanbul’ lular size sesleniyorum: Reklâmını yapmak istemediğim pek çok AVM sizi bekliyor.

Kapalı alanları sevmeyenler için, Emirgân, Yıldız, Gülhane Parklarının ağaç altları ve hatta şayet korkunuz yoksa mezarlıklar iyi bir alternatif olabilir.

Yelpaze de olabilir pervane de

Klimanız varsa mesele yok, ama yoksa da çaresiz değilsiniz; başka seçenekler sizi bekliyor.

Meselâ, evde hem ön tarafın hem arka tarafın camlarını açıp cereyan yaptırabilirsiniz. Çerçevenin önüne saksı veya pervazına havlu koyun da çarpıp camlarınız kırılmasın.

Yelpazeden, pervaneden yararlanın. Bülent Ersoy bile öyle yapmıyor mu?

Yelpazem de pervanem de yok diyorsanız, bu yazıyı okuduktan sonra gazeteyi katlayın ve yüzünüze doğru yellemeye başlayın.

Arabada giderken kolunuzu dışarı çıkarıp avucunuzun içini gidiş yönüne doğru açın. Serin havanın ta göğsünüze kadar dolduğunu, iliklerinize işlediğini hissedeceksiniz.

Ruhunuzu da serinletin

Kliması olanların zatürreeden bronşite, alerjilerden kas tutulmalarına kadar birçok hastalığa yakalanma ihtimalleri olduğunu hatırlayın ve de ‘İyi ki de klimam yok’ diyerek ruhunuzu da serinletin.

Amele yanığına önlemler

Evinize yağ alamazken, güneş yağlarına kremlere verecek paranız olmadığını biliyorum.

Siz de, amele yanığına karşı güneşin kızgın olduğu saatlerde dışarı çıkmamaya çalışın. Çıkacaksanız şemsiye kullanın; yakası kapalı, uzun kollu, ama bol gömlek giyin.

Güneş altında uzun süre kalmanız hele de çalışmanız gerekiyorsa, başınızı sık sık ıslatın veya mendilinizi ıslatıp başınıza bağlayın, kurudukça tekrar ıslatın.

Bulabilirseniz, Meksikalı çobanların, kovboyların giydiği türden geniş çeperli hasır şapkalardan takın.

Suyu bol için

Bu sıcak havalarda etli, hamurdan ağır yemeklerden kaçının. Ne çay, ne kahve, ne gazoz, ne de kola; bol bol su için.

Sebil su dağıtan yerleri öğrenin ve buralardan yararlanın.

Denize girin ama beyaz donla değil

Yüzme biliyorsanız, bedava yerlerden denize girmeye bakın. Belediye’ nin halka açık plajları, Boğaz kıyıları, Sarayburnu sahili gibi yerler olabilir. Şile’den Kilyos’ tan da denize girebilirsiniz ama sakın fazla açılmayın.

Bir de denize girerken ‘beyaz don’ giyip Beyaz Türkleri kızdırmayın.

Mayonuz yoksa denize girmek yerine evde sık sık duş da alabilirsiniz.

Göz banyosu yaparken dikkat

Güneş banyosu yaparken çaktırmadan göz banyosu yapmak iyidir ama bazı noktalara dikkat etmek de gerekir. Geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve gazete banyo için şart olan gereçlerdir.

Elinizde siper olarak bulunan, okurmuş gibi yaptığınız gazeteyi ters tutmamaya özen gösterin ki, durum çakılmasın.

Göz banyosu, yaşlılar, yüksek tansiyon, kalp ve şeker hastalığı olanların başına iş açabilir; dilaltı hapınız yanınızda olsun.

Özel durumlarda dayak yeme tehlikesi olduğunu da unutmamak lâzım.

Damda yatmayın

Geceleri serin oluyor diye damda yatmayın. Yatacaksanız da, gerekli tedbirleri alın, çocukları gece damda yalnız başlarına bırakmayın.

Herkese sağlıklı, serin güzel yazlar.

[1]
1 Comment (Open | Close)

1 Comment To "Güneş Banyosu Yaparken Göz Banyosu Yapanlar, Dikkat"

#1 Comment By ahmet fidan On 30 Haziran 2011 @ 09:06

Oldukça rahat bir yazıydı sahiden hocam. Bir an okurken bu yazıyı ben yazdım sandım. Duygularıma tarzımla birlikte tercüman olmuşsunuz. Gereği kadar hafif mizah (ironi) yazılara ayrı lezzet katmakta. Tabi yaşam kategorisindeki yazılara.