content
19 May

Gençlik Başımda Duman

Birçok kişi şimdiki gençliği eleştirir, veryansın eder, kızar, arkasından bin bir laf eder. Yalan değil. Kişilerin doğrularıyla yanlışları bir noktada kesişir, bazen kendileriyle çelişir hatta.

Neye istinaden bunları yazıyorum, başlıyorum. Ayak sorunumla ilgili olarak izin günümün sabahını doktorda geçirdim. Muayeneden sonra tahlil isteğiyle hemşireye emanet edildim. Malum iğne işi insanı biraz ürkütür. Doğal olarak ben de biraz çekindim hatta naz yaptım. Ancak hemşire öyle sıcaktı ki o anki şımarıklığımı bile görmezden gelip, beni rahatlatmaya çalıştı. Daha önceki hemşire deneyimlerimi de hesaba katarsak eğer, bundan yıllar önceki adı çıkmış hemşirelerin yaptıklarını merak ediyorum.

Nerde kaldı şimdiki gençliği eleştiren sayın büyüklerimin acı sözleri. Alışılmış sürekli; sert, işleri zorlaştıran işlemlerin, zaman zaman insanı kıran, yoran işlerin uzamasına. Ne yapsın diğerleri de alışma aşamasında yeni düzene ve dolayısıyla en kolayı gençleri karalamayla tepkilerini kendilerince dile getirme yolu bulmuşlar.

Nitekim haklı oldukları birkaç noktanın dışında genel itibariyle gençler üzerine atılan yanlışları kabul etmiyorum. Bir tutam yanlış yapan insanlar için,  bütün herkesi karalamaları hiç adil değil çünkü. En basiti verdiğim hemşire örneği.

Yanlış yaptığımız olmuyor mu? Elbette oluyor. Zamanın hızla akıp geçmesi, devrin yenilikleri, her geçen gün önüne geçilemez teknolojinin büyümesi bizleri ister istemez o akımın içine alıyor. Örneğin kısaltmalar. Esselamün aleyküm  olan selamlaşma şekli bizden önceki nesil tarafından selam olurken bizde daha da kısalarak slm şeklinde olmuştur. Malum dil yaşayan bir olgudur ve bu olgunun hareketliliği maalesef bizi de içine sürüklemiştir. Suç var mıdır? Bence yoktur… Bu süregelen bir şeydir, eleştirilecek bir yanı da yoktur.

Örneklerle açıklamaya ve bizi birilerine anlatma çabam ne kadar başarılı oldu bilmiyorum ama ben istedim ki sıkıntıları gençlerin üzerine atmaktaki yanlışlar görülsün. Aradaki sürtüşmeleri, gençlerle gençleri eleştiren beyinleri ortak noktada buluşturalım. Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz.

Ne yorgun argın evine giden bir genç otobüste büyüğüne yer vermekle gençliğinden bir şey kaybeder ne de bir büyük o gencin kendisine yer vermemesiyle büyüklüğünden ve dolayısıyla saygınlığından bir şey kaybeder. Her şeyin başı anlayış, hoşgörü, anlamaya çalışmak…

Verdiğim mesajların en doğru şekliyle yerine ulaşmasını temenni ediyorum. Herkes kendi çabalarıyla ve özverisiyle çok daha huzurlu bir yaşam ister. Bu bizim elimizdeyse eğer zorlaştırmanın bir gereği yok değil mi?

Saygılar…

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank