- Bilgi Agi | Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi ve Yazar Portali - https://www.bilgiagi.net -

Filistin’de Barış ve Provakasyon

Kazanmış olduğu boyutlar açısından yerel aktörlerin kontrolünden çıkmış ve tamamen uluslar arası bir boyut kazanmış olan Filistin'deki uzlaşma çabaları, 2006 yılı başında ilk başladığından beri çok farklı aşamalardan geçti.

 

Filistin'de olayların daha önce hiçbir dönemde olmadığı kadar karmaşık bir sürece girdiğini söylemek şart. Çünkü, bir yanda İsrail ile pazarlıklar yürütmeye çalışan Filistinliler, öte yanda birbirleriyle yaşadıkları iç gerilime bir çözüm bulmak, tüm bunları da uluslar arası hesapların Ortadoğu'da çatışmacı tezler üzerine yapıldığı bir dönemde gerçekleştirmek gerekiyor.

 

İsrail ile yürütülen ağır aksak bir ateşkes anlaşması bulunsa da, Filistin'de asıl sorun Fetih ile Hamas arasındaki ateşkesin bir türlü yürümemesi. 2006 yılı başında Hamas'ın iktidarı ile birlikte, birbirlerine karşı eleştiri şeklinde başlayan uzaklaşma, 2006 sonuna kadar gerilime, 2007 başından itibaren düşük yoğunluklu çatışmaya ve 2007 ortasında bölünmeye kadar gitti. O tarihten itibaren taraflar arasında ipler tamamen koparken, aradaki tüm arabuluculuk girişimleri sonuçsuz kaldı.

 

Mısır, Yemen ve Katar gibi ülkelerin girişimleri kağıt üzerinde kalırken, iki tarafın taleplerini bir arada buluşturmak mümkün olamadı.

 

Hamas tarafının istekleri özet olarak;

- 2007 Haziran öncesine dönülemeyeceğinin kabulü

- Siyasal ve askeri bir güç olarak Hamas'ın iktidar hakkının teslim edilmesi,

- Fetih içinde istenmeyen isimlerin tasfiye edilmesi,

- Uzlaşma hükümeti kurulması, iken

 

Fetih tarafı ise,

- Gazze'deki fiili Hamas otoritesinin koşulsuz sona ermesi

- İsrail ile imzalanmış olan anlaşmaların kabul edilmesi

- Hamas polis ve milis gücünün dağıtılması gibi isteklere sahip.

 

Bu ana başlıklar arasında çok sayıda ikincil koşul bulunsa bile, temel noktalardaki anlaşmazlık iki tarafın birbirine güvensizliği ve iki aktörün arkasındaki güçlerin Filistin toprakları üzerinde yürüttüğü mücadelenin niteliğine göre şekilleniyor. Hamas tarafı, Suriye ve İran'ın görüşlerini dikkate almaksızın adım atamayacağı gibi, Fetih'in de İsrail yada Amerika'ya rağmen bir adım atamayacağı bir gerçek. Dolayısı ile iki taraf arasında ateşkesin bir türlü dikiş tutmaması ve tüm ara bulucu çabaların başarısız bitmesinin sebebi, karar vericilerin tek başına Hamas ve Fetih olmamasından kaynaklanıyor.

 

İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes ise, ilk günden itibaren sorunlu başlamış bir süreç. Tarafların soluklanma ihtiyaçları çerçevesinde başlayan ateşkesin temel hedefi Hamas'ın İsrail'e roket atmayı kesmesi karşılığında İsrail'in de Gazze'deki sınır kapılarında ticari emtia ve yardım malzemelerinin girişine izin vermesi idi. Gazze'nin içinde bulunduğu insani sorunlardan dolayı, bölgedeki tüm silahlı grupların destek verdiği bu geçici uzlaşı, sivil halka rahatlama getirmenin yanı sıra, gerilimin azalmasına katkı yapabilecekti. Bu ılımlı ortamda, araya bir de esir pazarlığı sığdırılırsa, Hamas'ın elindeki bir İsrail askerine karşılık sayısı 100 ile 400 arasında değişen Filistinli esirlerin serbest bırakılması sağlanacaktı.

 

Ancak, Hamas tarafının tüm vaatlerine rağmen İsrail'e karşı roket atışlarının kesilmemesi üstelik yakıt nakli yapılan sivil sınır kapılarına provakatif saldırılarda bulunulması, dikkat çekici biçimde iç gerilimin izlerini yeniden ortaya çıkardı. Zira, Gazze'de Hamas'ın öncülüğündeki bu ateşkesi sabote etmeye yönelik eylemlerin ardında Fetih'e sadık bazı silahlı militanların olduğunun anlaşılması, Filistin'de iç iktidar hesaplaşması uğruna tüm kazanımların harcanabileceğini bir kez daha gösterdi.

 

Hamas'ın ateşkesi bozan Fetih militanlarına yönelik operasyonları, Ramallah'ta yine ters anlaşıldı ve bu kez Batı Şeria'da Hamas mensuplarına karşı kapsamlı bir tutuklama kampanyası alevlendi. Bu operasyonlar, iki grubun tabanında karşılıklı husumeti yeniden canlandırırken, Hamas, İsrail'e ateşkesi koruma uğruna Fetih'le didişmek zorunda kalmak gibi çelişik bir konuma sürüklendi.

[1]