content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

17 Mar

Doğal Gıda Maddeleri ve Tehlike Çanları (Aliment )

Kur’an-ı Kerim Bakara: 57, 61, 266, Hud: 69, Yasin: 71-72, En’am:99,141,Araf: 160, Yusuf: 36, 46. Nahil: 11, 14, 66, 67, 68, 69. İsra: 91. Kehf: 32, 45.Müminun: 20. Nur: 35. Sebe: 8. Saffat:49, 146. Tur: 22. Vakıa: 28, 29. Nebe: 32 ve Tîn Suresinin 1. ayetlerinde gıda maddeleri ve rızklar ifade edilmektedir.

Doğal beslenme ve tabiat ecza hanesinde; yediğimiz içtiklerimize dikkat edilmezse, fayda yerine zarar geleceği muhakkaktır. Doğal tarım alanında verimi yükseltmek için yapılan çok çeşitli katkı maddeleri, zehirler, hormonlar tehlike çanları çalmakta, insanlık kanser gibi büyük bir illetin pençesine düşmektedir. Çeşitli “Kırmızı Dosya”lar ile basında yer alan enteresan yazı ve resimlerden aynen faydalanarak, bazı satırbaşlarını sizlere aktarmak istiyorum.

* “Bilim adamları tarafından, sadece öksürüğün elli çeşit mikrobu olduğu söylenir. Evlerimizde kullanılan pratik ilaçlardan çörek otunun bir kaşığını öksüren çocuklarımız için kullanırız geçer, bazen de bir kilo çörekotu kullansak dahi öksürüğün geçmediğini görürüz. Bazen sarımsak otu, bazen de bir çay bardağı kekik öksürüğü keser..

* “Doğada serbest olarak bulunmayan her şey kanserojendir. Laplı deterjanlar, gıda koruyucuları ve suni elbiseler hep kanserojendir.” (ODTÜ Kimya Bölümünde doçentlik yapmış bir bilim adamı )
* “2-3 Metre boy yapabilen genleri değiştirilmiş vahşi mısırların içerisi bakteri ile doludur. Bacillus thuringiens bakterisi ile melezleştirilen vahşi mısır ekimi ülkemiz ve dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. 2000 yılında dünyada yaklaşık olarak 44 milyon hektarlık tarım alanında gen aktarımlı ürünlerin ekildiği belirtildi. Soya fasulyesi, mısır, pamuk, domates, patates, karpuz, kabak, papaya ve kanola başta geliyor. Alanların % 99’u ABD., Arjantin, Kanada ve Çin olarak belirtilen resmi kaynaklarda; Güney Afrika, Avustralya, Romanya, Meksika, Bulgaristan, İspanya, Almanya, Fransa, Uruguay, Portekiz ve Ukrayna’da ticari zihniyetle gen aktarımlı ürünlerin yetiştirildiği söyleniyor.” ( Kaynak: Çiftçi ve Köy Dünyası, sayı 224, Ağustos 2003 )
* “Kimyasal gübreler ile zehirler kanser yapıcı olup, toprağı çoraklaştırır. Ekolojik dengeleri bozar. Anız yakma büyük bir vahşettir, toprakta bulunan canlıları öldürür, dengeleri bozar. Türkiye’de iki bin civarında ruhsatlı tarım ilacı bulunuyor. Yılda otuz bin ton ilaç satılıyor. Bu ilaçların büyük bir kısma; Çukurova, Ege, Bursa ovası gibi seraların yoğun olduğu bölgelerde tüketiliyor. Sadece ilaçlama yüzünden, her yıl dünyada 500 bin kişi tarım ilaçları ile zehirlenerek, bunların 5 bini hayatını kaybediyor. ( Kaynak. ZAMAN gazetesi, Abdullah Dirican-İstanbul )
* “Meyve ve sebzelerde kullanılan hormonlar, kötü huylu tümörlerin oluşumuna ve artmasına neden olmaktadır. Beyaz üzümde kullanılan Ga 3 hormonu üzümleri olduğundan daha iri yapmakta, domatesler de ayni şekilde olmaktadır. 45-60z günde kesilebilen hibrit piliçler, yumurta tavuğu için kullanılan yem katkı maddeleri (Spesifikasyonu) çeşitli dergilerde yer almıştır. Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Beyaz ticari yumurtacılarının (ATABEY) Besin maddeleri ihtiyaçları listesi, acı ve korkunç gerçekleri beraberinde getirmiştir.” (Bakınız: Sağlık Rehberi, sayfa 62, Bürde Yayınları/İstanbul )
* “Japon bilim adamları, bazı gıdalarda aroma artıncı olarak kullanılan mono sodyum glutamat ( E 621 ) maddesinin gözlere zarar verdiğini belirttiler. Ayrıca çürük dişin sorumlusunun gazlı içecekler olduğu İngiliz Diş Hekimleri Birliği tarafından açıklandı. Hazır besin sanayinde katkı maddesi olarak kullanılan Sodyum Sülfit’in de öğrenme ve hafıza bozukluğu başta olmak üzere, beyin fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilediği ileri sürüldü.”
( Kaynak: Vakit gazetesi, 25 Ekim 2002/Cuma-İstanbul )
* “Hayatımızı kolaylaştıran cep telefonları kanser yapmaktadır.”
* “Türkiye’nin hayat damarlarından biri haline gelen GAP Bölgesinde, bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı ekolojik hayatı tehdit ediyor.” (Kaynak: Dicle Üniversitesi, Fen-Edebiyat fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Kılıç )
* “Akrep geni transfer edilerek üretilen domatesler, Aloik asitleri zenginleşsin diye fındıkla melezleştirilen soya fasulyesi,arpa, buğday, patates gibi çok tüketilen temel gıdalarımızın da genleri değiştirilerek yeni tohumlar elde edilmesi, patates böceği için kullanılan DDT. Tarım ilacı patates yapraklarından ve topraktan patateslere geçmekte, yediğimiz patatesler vücudumuzda tümör oluşumuna neden olmaktadır.”
* “Balı, paslanmaz çelikler değil, arılar yapar. Tesislerine TSE. Standardı alan uyanıklar; balı glikozdan yapmaya başlayınca, Arap Ülkelerinde pazarımızı kaybettik.”
* “Temel tüketim gıdamız olan un ile şekere, beyazlatıcı, kurtlanmayı önleyici kimyasal maddeler katılması, kanseri arttıran nedenler arasındadır. Toz şekere, tuza kireç, küp şekerlere kemik tozu katılmaktadır.”
* “Kanalizasyon atıklarıyla yetiştirilen sebze ve meyve, bağırsak paraziti hastalıklarına neden olur. Ayrıca; tifo, dizanteri gibi birçok enfeksiyon hastalıkları için zemin hazırlar.”
( Harran Üniversitesi , Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji Öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Ulukanlıgil )
* “Kolonya ile temizlik olmaz. Temizlik, mutlaka su ve sabunla yapılmalıdır. Kolonya cildi kurutur, özellikle hassas ciltlerde terleme olmasını engeller ve ciltte bakterilere karşı savunma mekanizmalarının çalışmasını önler. Yalnız başına su bile, bakterilerin miktarını azalttığı için kolonyadan daha etkilidir. Tuvaletten sonra kolonya kullanmak son derece yanlış bir uygulamadır. 80 derece alkol, bakterileri temizleme konusunda yetersizdir. Kolonya, kirli ellere sürüldüğünde, bakteriler cilde daha rahat yapışır. Mikrop kapmasını engellemek amacıyla, yaraların üzerine kolonya sürülmesi de yanlış olup, aksine yaranın derinleşmesine ve iyileşme sürecinin uzamasına neden olur.” ( Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülseren Ağrıdağ’ın AA. Muhabirine verdiği beyanattan alınmıştır. )
* “Doğal yollardan hava tahminlerini bilir misiniz? Açık alanlarda yatan inekler, yağmurun habercisidir. Tüylü bir tırtılın üzerinde kalın bir tabaka görülürse, Kış mevsiminin sert geçeceğine işarettir. Arılar kovanlardan uzaklaşmıyorlarsa, yağmur gelmek üzeredir. Sinekler insanlara saldırıyor ve daha çok can yakıyorlarsa, yakında fırtına geliyor demektir. Sincaplar harıl harıl ceviz stoku yapıyorsa; Kış mevsimi çok sert geçecektir, gerekli hazırlıklara başlamanın tam sırasıdır. Ay ve Güneşin çevresinde bulunan hare, yağmuru haber verir. Sis, ya da bulutlar öğlene kadar tepe veya dağlardan uzaklaşmıyorsa; yağmur yağacak demektir. Alçak basınç sistemine girildiğinde; ( Yağış yaklaştığında) küçük kuşlar ve yarasalar alçaktan uçmaya başlarlar. Kamp ateşinin dumanı aşağı doğru yayılıyorsa; alçak basınç, yani yağış söz konusu, yukarı doğru çıkması ise iyi havanın göstergesidir.”
* “Çocuk terbiyesi için bahçeli evler önemlidir. Çocuk, toprakla tanışmalı, bahçede çocukların ilgisini çekecek ördek, koyun, kuzu, tavuk, salıncak; çocukların sokak çocuğu olmalarının önüne geçer. Şişmanlığı önlemek, Alzheimer için de bahçeli evlerin faydaları fazladır. Yılda 2.6 milyar adet ekmeğin çöpe atılması gerçeğinde, bahçeli evlerin israfı önlediği de ileri sürülmektedir. Edison, 80 yaşında kendini emekliye ayırıp bir çiftlik kurmuş, bu çiftlikte 14 bin adet çapraz aşı yaparak ağaçtan plastik elde etmeyi başarmıştır. Edison’un on bin deney yaparak, elektriği bulması, Nur Suresinden faydalanması ile mümkün olmuştur.”
* “Tabiatta bulunan bütün yaratıklar, boşuna yaratılmamış, her birinin bir görevi vardır. Gambusia isimli balıklar, sivrisinekleri yemekte, sıtma hastalığına vesile olan bataklıklarda fazla miktarda sivrisinek ürememektedir. Bu sahada, Konya-Aksaray belediyesi ; kent merkezinden geçen Uluırmak başta olmak üzere, çok sayıda dereye bu tür balık yumurtaları bırakmış, netice sevindirici olmuştur. İpekböcekleri, gök gürlemesi ile hayvan çığlıklarından korkarlar. Kertenkeleler, akrepleri öldürür. Enis kuşları, haşereleri yer. Yarasaların ölüleri, korkuluk olarak tarlalara asılırsa, çekirgeler tarlaları istila edemez. Yarasa bulunan yerlere, fareler gelemez. Sansarlar, yılanları yer. Kargalar, baykuştan korkar. Çaylakların ödleri, yılanları öldürür. Aslan ve kaplanların kıllarının tütsü yapıldığı yerlerde, haşereler uzaklaşır, yırtıcı hayvanlar kaçar. Bütün kurbağalar; sivrisinek ve haşereleri yer. Kurbağa öldürenlere, siğil isabet eder. Sazan balıkları, haşere, böcek ve sinekleri yer. Eşek arısı ile yaban arılarının yuvalarına zeytinyağı püskürtülürse ölürler, yakmak insanlık dışı bir uygulamadır. Arılar güzel sesten hoşlanırlar. Kovanlara bir miktar tuz konulması, güvelerin önüne geçer. Kovanlar, ayda bir kere hayvan gübresiyle tütsülenir. Fil kediden, kedi filden korkar. Kaplumbağalar, yılanları kolayca yer. Arı sokan yere, ebegümeci yaprağı ezilip lapa olarak bağlanır. Uğur böcekleri, yaprak bitlerini yer.”
* “Hindistanlı ziraatçılar Coca-Colayı, tarım ilacı olarak kullanıyormuş. Tarım ilacı niyetine, haşereleri yok etmek için toprağa serpiliyormuş. Kapalı alanlarda fırınlarda, imarethanelerdeki böcekler için Coca Coladan istifade etmek..”
* “Hakiki zeytinyağı, buzdolabına konunca donar. Hile zeytinyağları donmaz.”
* “Dünyanın yeni gözdesi haline gelen bitkilerden ısının yanında, elektrik enerjisi elde etme teknolojisi gelişmektedir. Finlandiya’nın toplam elektrik tüketimin % 24, İsveç’in % 18’ini biokütle (bitkisel kaynaklı) enerji santralarından elde ettiği belirtilmektedir. Biyogazdan, büyük miktarlarda enerji üretimi yapılmaktadır. Yaklaşık 30 tür ot, biokütle enerjisi için en iyi kaynak olarak tespit edilmiştir. Peygamberçiçeği, 5 ayrı çeşidi bulunan sığırkuyruğu, misk adaçayı, Habeş adaçayı, eşekdikeni, devedikeni, yasemin, büyük tokuzotu, adi kartopu, hanımeli, mahmuz çiçeği, morina, sırça otu, yabanketeni, domuz dikeni, tatula, banotu, tüylü sıracaotu, nevruzotu, alevdodak, yabani defne enerji elde edilen otlar arasında yer alıyor.” (Kaynak: Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergin Duygu. )
* “ 1 kilogram süt, 400 kilogram kanın göğüslerden geçmesiyle oluşur. 1 kg. süt oluşması için kalbin memeye 400 kg. kan pompalaması gerekir. 30 kg. süt veren bir ineğin memesine, kalp günde 12 ton kan pompalar.”
* “Çam diplerinde bulunan pina yaprağı, koyun ve keçilerin severek yedikleri bir antibiyotiktir. Balıkesir yöresinde, koyunlarda görülen kelebek hastalığı için güz mevsiminde toplanan yapraklar, Kış’ın hayvanlara yedirilir. Meşe yaprağı ile palamut da, hayvanlar için kuvvetli besin kaynağıdır. Uzmanlar; sığır, koyun, keçi ve tavuk cinslerinin kabız ve ishal olmaması için, orta yollu bir beslenme önerirler. İshal durumunda, hayvanlara fazla miktarda palamut yedirilir. Fazla buğday yenilmesi, ishale sebep olur.”
* “Ökse otu kaynatılıp tavuk sularına katılırsa, veya öğütülerek yemlere katılırsa, tavuklar çeşitli hastalıklardan korunur. Karabaş otu da yemlere katılırsa, tavuklardın verimi daha fazla olur. Tavuklar ve kuş türleri stresten ve gürültüden çabuk etkilenirler.”
* 100 gram balda: 82.3 gram karbonhidrat, o.3 gram protein, 5 miligram kalsiyum, 6 miligram fosfor, 0.5 miligram demir, 51 miligram potasyum, 0,04 miligram vitamin B2, 1 miligram vitamin C ve 0,3 miligram niasin bulunmaktadır.” ( Kaynak: Gaziantep Üniversitesi Mühendislik fakültesi Gıda Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öner )
* “Kur’an-ı Kerim, Bakara Sûresi, 168. Ayeti Kerimede: Ey insanlar yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın peşine düşmeyin.” , Hadis-i Şerif de: “Helal de bellidir, haram da bellidir. Arasında şüphecilik vardır, şüphelilerden kaçının.” Şeklinde ifadeler. yer alır. Aristo bir sözünde: “Yediğin aşın ilâcın olsun, ilâcın aşın olsun” demektedir. Doğal tarım ile sağlıklı beslenme; hayatın sağlıklı devamında iki önemli unsurdur. Temiz hava, temiz su, hormonsuz, helal ve mikropsuz temiz gıda, dengeli beslenme, ( Midenin 1/3’ü yemek, 1/3 su, 1/3’ü boş.) bir öğünden fazla yemek yememek, haftada bir kere sarımsak yeme, bir öğünde yüz gram kepek ekmeği yemek, idrar ve defi hacetini sıkıştırmamak, yürümek, egzersiz yapmak, hamam giderek keselenmek, sabahları erken kalkıp, erken yatmak, günde 4 gram çörek otu yemek, aç karnına çorba ve ılık bal şerbeti içmek, hamurlulardan kaçınmak, yemeklerden önce ve sonra elleri ve ağzı yıkamak, kabızlık yapıcı gıdalar yememek, asitli içecekler yerine ayran, süt ve meyve ve zeytinyağı yemek; sağlıklı bir hayat için en önemli olan unsurlardır.”
* “İçine kimyasal koruyucu katılmamış un, 6 ay sonra kurtlanmaya ve böceklenmeye başlar. Sağlıklı un budur. Kepekli ekmek, en sağlıklı ekmektir. Peygamber Efendimiz. Arpa ununun bile kepeğinin elenmesini uygun görmemiş, Hz. Ömer bu geleneği sürdürmüştür. Kepekli ekmek lifli olduğu için, bağırsaklar için çok faydalıdır. “Nohut mayası” denilen; 40-50 derece sıcaklıkta, kırılan nohutlar üzerine su dökülerek sabaha kadar bekletilen maya, en sağlıklı ekmek mayasıdır. Kepekli unla, ekşi hamur veya nohut mayası ile odun fırınında pişirilen katkısız ekmek, en sağlıklı ve leziz ekmektir.”
* “Halk arasında biranın böbreklerden taş düşürdüğü yaygındır. Aslında bira taş düşürmez, aksine taş düşürmeyi güçleştirir. Sadece idrar söktürücüdür. Birada alkol vardır, alkol tüketimi ve tüketiciler tarafından uydurulan bir propagandadır. Haramda şifâ olmaz.”
( Kaynak: İzmir Özel Şifa Tıp Merkezi Üroloji uzmanı Op. Dr. Musa Saraçoğlu )
* “Ağız ve dişlerin korunmasında, dünyada sonuncu ülkelerdeyiz. Streptococcus Mutans mikrobu, diş çürümelerine neden olur. Rahmet peygamberi Hazreti Muhammed; dişleri sararmış Sahabeleri ikaz etmiş, yanına gelmemelerini söylemiş, misvâk kullanarak, ağız ve diş sağlığına büyük önem vermiştir. ( Kaynak:Ahmed Bin Hanbel, I- 373, Dârîmi, Salât 165 ) Çeşitli kaynak ve eserlerde Misvâk’ın 72 çeşit faydasından bahsedilir.Erâk adı verilen meyvesiz bir ağacın dallarından kesilip diş fırçası yerine kullanılan hoş kokulu Misvak’ın eş anlamı sivâk olup, Hadis-i Şeriflerde bu kelime kullanılmaktadır. “Mesâvîk” misvâk’ın çoğuludur.Temizlik ve sağlığı koruma etkisinin oluşması için; misvâk’ın taze olması, ucunun 2 günde bir defa olmak üzere kesilmesi gerekir. Misvak’ın içinde bulunan kimyasal maddeler: Salvadorine, (Uçan yağ, bir alkol it) Etil amin, ( yapısında kükürt bulunan, sistein ve Metiyoninden oluşan bir aminoasit) Tri Metilamin, (Anti tartar, dişteki lekelere karşı etkili ) Yüksek miktarda florit, ( Flor diş çürümelerini önler. Kemik ve diş sağlığının korunmasında önemlidir. Fazlası zararlıdır.) yüksek miktarda silis, (Dişleri parlatır.) Saponin, (Misvak’ın kabuğunda bulunur, temizleyici, balgam söktürücü, öksürük ve solunum yollarına faydalıdır.) Kalsiyum, (Kemiklerin ve dişlerin yapı taşıdır. Bağırsakta gıda emilimine, diş ve böbrek hastalıklarına faydalı olup, eksikliği zihinsel karışıklıklar meydana getirir.) fosfor, (Vücudumuzda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineraldir. Beyni çalıştırır, dişlerin ve kemiklerin yapı taşıdır.) Magnezyum, (Kas-sinir sisteminin çalışmasında kalsiyum ile beraber çalışır. ) Potasyum, ( Kalbe, adalelere, böbreğe, şekere, zihne, sinirlere faydalıdır. Tuzun yan tesirlerini telafi eder. ) NaCL (Tuz), (Dezenfekte edici, dişleri parlatıcıdır.) Sülfür, ( Dişleri temizleyici ve antiseptiktir.) Kükürt Dioksit, (Misvak’ın kabuğunda bulunur. Temizleyici ve antiseptiktir.) C vitamini, çam sakızı, az miktarda mazı tozu, Tannik asit, ( Antiseptik, diş etlerini sıkıştırıcı, ağız içi, boğaz, mide, bağırsak iltihaplarına faydalıdır.) reçine,( Ağız içi iltihaplarına faydalıdır.) Diyosbayron bileşikleri, ( Anti mikrobiyal) Jogolon bileşikleri,
( Temizleyici özelliği vardır. Bu madde cevizin dış yeşil kabuğunda da bulunur.) Sodyum Karbonat, ( Antiseptik, temizleyicidir.) Benzylisothiayanate, ( Diş çürümesini önler, çürümeyi yapan mikropları öldürür. Bu madde; tere otu, kabak, yeni bahar ve Brüksel lahanasında da bulunur.) Benzil Nitrat, ( Antimikrobiyal etkisi vardır. Diş çürümelerini önler. Bu madde; tere otunda da bulunur, bitkiye renk ve tat verir.) yaşlı dallarında misket şeklinde alüminyum oluşumları, Steroller, ( Kollestrol, pankreas ve safra üzerine etkileri vardır.) B-Sitasterol, (Bitkisel steroldür. Bu madde; pamuk yağında da bulunur.) Flavonoidler, (Gıdaya, bitkiye tat, koku ve renk verir. Kılcal damarlardaki kanamaları durdurur. Anti mikrobiyal, anti oksidatif etki gösterir, acıdır. ) Glukozitler, ( Genin ve aglykon adı verilen bir cins şeker. Kalp ve damar hastalıklarına faydalıdır.) Demir, ( Oksijen taşınmasına, kan yapımına yardımcı olur. Bağışıklık sistemi için gereklidir.) kül, M-Anisik asit, ( idrar söktürür. Misvak’ın kök ve gövdesinde bol miktarda bulunan inter-xylary floen odunu lifli fırça olabilen kısımda yer alır.)
Hipoglisemik maddeler, (Şeker düşürücü) ve 6.6.6.8 oranında Ph. maddeleri bulunur. “Eğer ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, onlara her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.” (Buharî, Cum’a 8, Temennî 9, Savm 27, Müslim, Tahâre 6, Mevâkit 20, İbn Mace, Tahare 7, Ahmed bin Hanbel I- 80, 120, II- 245, 250, 259, 287, 399, 400, 429, 433, 460, 509, 517, 531 IV- 114, 116, V- 193, 410, VI- 325, 329) Hadis-i Peygamberi’nin önemini daha iyi anlamak zorundayız. Ayrıca; peygamber Efendimizin abdest alırken, namaza başlamadan önce, Kur’an okurken ve sair zamanlarda da misvak kullandığı, gece yatarken yanından misvak’ı eksik etmediği, Sahabelerin, bir günde peygamberimizin dişlerini kaç defa misvakladığını sayamadıkları hakkında çeşitli hadisler mevcuttur. Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Misvak kullanarak kılınan namazın, misvaksız namaza üstünlüğü yetmiş kattır.” (Kaynak: Ahmed Bin Hanbel, Müsned, VI-272 ) İstanbul’un muhasarasında; Fatih Sultan Mehmed Han’ın askerlerine misvak dağıtması, misvak dağıtımından sonra muhasaranın başarıya ulaşması tarihi olayı bizi düşündürmelidir. Misvak kullanmanın önüne geçmek için, ellerinden gelen bütün gayretleri gösteren diş macunu ve fırça sanayicilerinin, yıllarca insanımıza domuz kılından yapılan fırçaları kullandıranların kimler oldukları çok iyi bilinmelidir.”
* “Emzirme, göğüs kanserini önler. İngiltere Kanser Araştırma Vakfının yaptığı geniş çaplı bir araştırmaya göre; uzun süre emzirmenin, kanser riskini azalttığı, anne sütü ile beslenen çocukların büyümelerinin sağlıklı, konuşma problemlerinin olmadığı, 2 yaşından sonra zekâlarının biberonla beslenenlere nazaran çok yüksek olduğu anlaşılmıştır.Bebeğin kalkanı, ana sütüdür. Türkiye’de, hayatın ilk üç ayında, ana sütüyle beslenen çocukların sayısı 13.8’dir.”
* “Asrın belâsı sigaradır. Sigaranın kansorejen etkisi, bilinenden daha büyüktür. Bilim adamları tarafından, şimdiye kadar milyonlarca insan üzerinde yapılan araştırmalara göre; 600 milyon insan ölüm riski altında. Dünyada 1.2 milyar sigara tüketicisi bulunduğu, bunların sayısının her geçen gün arttığı, bunların kanser, kalp, amfizem ve diğer sigara kaynaklı hastalıklardan ölebileceği bildirildi. Sigara kimyevi madde deposudur. Sigarada boya çözücü, böcek öldürücü, roket yakıtı, çakmak gazı gibi insan sağlığına zararlı maddeler bulunmaktadır. Sigarada 4 bine yakın zararlı madde , 400’ün üzerinde zehir bulunmaktadır İnsanlık için sigara ve alkol en büyük iki tehlike olarak gösterilmektedir. Basit görülen sigara; alkolün ve bütün hastalıkların başlangıcıdır. Akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide, kan kanseri gibi hastalıklar yanında; Pestik Ülser, kronik bronşit, felç, astım,, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik erimesi, katarakta zemin hazırlama, kalp krizlerine yol açar gibi sebep olduğu diğer hastalıklar vardır. Sigara içmenin, kul hakkının ihlali olması da, ayrı bir özellik taşır. “Sevgili düşmanım sigara” sloganı ile yola çıkarak, bu illetten kurtulmanın tek yolu, sigarayı bırakmaktır.”
* “Elmada bulunan guercetin adlı kimyasal bir maddenin, C vitamininden daha güçlü bir kanser önleyicisi olduğu belirlendi. Journal Nature isimli bir dergide yayınlanan araştırma raporunda, içinde bol miktarda C vitamini bulunan taze sebze ve meyve tüketiminin kanseri önlediği ileri sürülmektedir.”
* “Yoğurt; kanser ve ülser düşmanıdır. Probiyotikler arasında başta ekmek, süt ve peynir gelir. Kolesterol düşürücü, ülser, gastrit ve mide kanserini önleyici, bağırsak kanseri, alerjik ve bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu LCI adındaki iyi huylu süt bakterisi, ilk olarak yoğurtta denenmiş, netice olumlu olmuştur.”
* “Fast-food obezite sebebidir. Kolalı içeceklerle beraber tüketilen fast-food’un gizli tehlikesi televizyonlardır. Beslenmenin dengeli ve yeterli olması, aktivasyonun sağlanması obezitenin önüne geçer.” (Kaynak: Gazi Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz )
* “Besinlerin yüz gramının kalori değeri şöyledir: Ananas 52, Avokado 147, Ayran 37, Armut 61, Az yağlı sığır eti 225, Beyaz peynir 235, Bezelye 84, Biftek 156, Biber 22, Bal 315, Badem 598, Beyaz ekmek 68, Bisküvi 418, Çilek 37, Çikolata 528, Çavdar ekmeği 55, Çikolatalı pasta 300, Domates 22, Dana eti 223, Dil peyniri 290, Elma 58, Erik 75, Enginar 53, Fındık 634, Hindi 160, Havuç 42, Ispanak 26, İncir 80, İnek sütü 61, Kabak 39, Kuru soğan 38, Kuzu pirzola 263, yağlı koyun eti 310, az yağlısı 247, Kiraz 70, Karnabahar 27, kereviz 40, Karpuz 26, Kavun 33, Kuru fasulye 340, Kakao 289, Kaşar peyniri 404, Krema 240, Krem peynir 349, Kakao süt ve şeker 91, Haşlanmış kestane 131, kavrulmuş kestane 245, kayısı 51, Liman 27, Lahana 24, Lor peyniri 85, Mandalina 46, Mantar 28, Muz 85, Margarin 720, Taze mısır 96, Marul 14, Maydanoz 44, Mercimek 340, Makarna 369, Mısır unu 368, Nohut 360, Örnek 404, Haşlanmış patates 76, kızarmış patates 280, patates cipsi 568, Portakal 76, Pancar 43, Patlıcan 25, Pastırma 250, Patlamış mısır 386, Pırasa 52, Pirinç 363, Salatalık 15, Sıvı yağ 884, Salam 450, Sosis 322, Sucuk 452, Yağlı sığır eti 301, Şeftali 38, Şeker 385, Şekersiz çay 0, Tavuk 215, Taze fasulye 32, Tereyağı 717, Turp 19, Talaş böreği 360, Tulum peyniri 257, Üzüm 67, Üzüm pekmezi 293, Vişne 58, Yufka 152, Yer fıstığı 582, Yoğurt 62, Yumurta (beyaz) 185, Kepek 213, sade kahve 0, kolalı içecek 39, haşlanmış yumurta 158, siyah zeytin 207, yeşil zeytin 144 “
* “Soğan, “Veremin çaresi” olarak gösterilmektedir. A, B ve C vitamini açısından zengin olan ve bir çok hastalığa iyi gelen soğanın, verem hastalığına karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu bildirilmektedir. 400 den fazla soğan varyetesi bulunmaktadır. Soğanın 454 gramında: 210 ünite A, 0.15 miligram B 1, 0.10 miligram B2, 0.6 Miligram Niacin, 38 miligram C vitamini, 6 gram protein, 2.1 miligram demir, 137.0 miligram kalsiyum, 188 miligram fosfor bulunur.” (Kaynak: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin koç )
* “Margarin gibi katı bitkisel yağların özellikle kadınlarda kalp rahatsızlığı riskini artırdığı bildirildi. New England Journal Of Medicine adlı dergide yer alan araştırmaya göre, bisküvi ve hamurlu pastalarda kullanılan doymuş yağ oranı yüksek margarinler kalp rahatsızlığı riskini üçte bir oranında arttırıyor. Margarin tüketmeme halinde, kalp rahatsızlığı riski, % 53 oranında azalıyor. D Hidrolije edilmiş margarin yağlarında bulunan boya maddelerinin de kanser yaptığı, damar sertliği meydana getirdiği gerçeği de, yıllardan beri biliniyor.”
* “Size murdar, ölmüş hayvan, (akar) kan, domuz eti, Allah’dan başkası namına kesilen hayvan, (Helal olsa bile hayvanlar kesilirken; “Bismillah Allahuekber demeden kesilen hayvanlar ) boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanarak ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanların yeyip de öldürdüğü hayvanlar haram kılındı. Meğer ki, canı içindeyken yetişip kesmiş olasınız. Dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanların etlerin yenmesi, fal okları ile kısmet ( ve şans ) aramanız dahi haram kılındı. ( İşte hep ) bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, dininizi (engellemek) ten Ümitlerini kestiler; artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim; ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Size din olarak İslam’ı seçtim. Her kim son derece açlık halinde çaresiz kalırsa ve günaha meyl kastı olmaksızın bunlardan yemeğe mecbur kalırsa, elbette Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. – “Bugün temiz, pak nimetler sizin için helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yemeği size helal olduğu gibi, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. Mü’min kadınlardan hür ve iffetli olanlar ile, sizden evvel kitap verilenlerden yine hür ve iff etli kadınlar da, iffetinizi muhafaza ederek, (onlarla) zinada bulunmaksızın ve gizli dost tutunmaksızın, kendilerine mehirlerini verip nikâhlandığınız takdirde size helâldir. Her kim imanı tanımazsa,( kâfir olursa) muhakkak onun bütün ameli boşa gitmiştir. O Âhi rette de hüsrana uğrayanlardandır.” ( Kur’an-ı Kerim, El, Mâide Sûresi, 3-5, Âyeti Kerimeler )
“Yemeğin temiz oluşu ,Helal para ile alınması, içinde haram madde bulunmaması) yemeği, dini ve rızkı artırır.” ( Hadis-i Şerif, Enes (r.a.) den rivayet edilmiştir.)
Mâide Suresi-100, Yusuf Suresi-46-47-48, Bakara Suresi- 45-155-261-268, Nahl Suresi: 31- 66- 68-69, Lokman suresi: 14-19, Meryem Suresi: 24-25, Tîn suresi:1-2, Âli İmran suresi: 134-135, Enfâl suresi: 3, Râ’d suresi: 4-17- 22, Nur suresi: 35-56, Furkan suresi: 67, Şura suresi: 30-49-50, Hicr suresi 22, Zâriyat suresi: 18-41-42, Rûm Suresi: 47-48, Ahkâf Suresi: 24, Yunus Suresi: 22-23, Nahl Suresi: 5-6-10, İsra Suresi: 26, A’râf Suresi: 41, Fussilat Suresi: 8-51, Kehf Suresi: 23-24, Tâ-Hâ Suresi: 53, Enbiyâ Suresi: 32, Kamer Suresi: 5-6-9, Enbiya:33, Furkan: 47-53, Zümer: 52, Kasas:71-72, Mü’min: 57, Kâf : 7, Hadid: 20, Mürselât: 27 Sûre ve âyetleri yanında, yüzlerce Hadis-i Şerif tarım ve beslenmeye ait kaynaklardır.
* İslam âlimlerinin sağlıkla ilgili görüşlerinde: Güvercin eti, balina, lama, dağ keçisi, geyik, ceylan etlerinin yenilmesi câiz, martı, yılan, kertenkele, yengeç, akrep, kurbağa, katır, karga, kaplumbağa, sincap, sansar, salyangoz, tilki, köstebek etleri tahrimen mekruhtur. (Mekrûh: İğrenç, nahoş görünen. Fıkha göre de: Şeriatın haram etmediği, fakat zaruret olmadan yapılmasına izin vermediği, zanna dayanan delil ile işlenmesi caiz olmayan iş. Mihnet, şiddet. )

 

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank