content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

09 Eki

Diren Genç, Haklısın!

Sayın Bakanımızın, ‘Yurtlarımızı haremlik selamlık olarak ayırıyoruz” açıklaması yaptığı anı iyi hatırlıyorum…

İstanbul’un olimpiyatları kaybetmesinden sonra attığı tweetle adı ’Kınacı Bakan’a çıkan Bakan Suat Kılıç, bende hatalı dublaj yapılmış izlenimi yaratan sesiyle tok tok konuşuyordu:

“Niyet sorgusunda olanlar hemen başka yaklaşıma giriyorlar, bu kararı İslami açıdan aldığımızı öne sürüyorlar. Karma yurt denilince sanki kız-erkek aynı binada kalıyor gibi zannediliyordu. Oysa öyle değil ama kız öğrenciler, normalde şortlarıyla, başları açık şekilde yemekhaneye, kantinlere inebilecekken erkek öğrenciler olduğu için üstlerini değiştirmek zorunda kalıyorlardı.”

Neresinden bakarsanız bakın, mantık almayan, çağa uymayan bir açıklama.

Demek ki tüm Türkiye, İmralı ile görüşmelerin bu ülke için gerekliliği gibi zor bir konuyu anladı ama yalnızca “Karma Yurt” nedir, anlayamadı.

Geçelim…

***

Kararı duyduğumda hemen tahminimi söyledim.  “Eğer bu zihniyeti tanıyorsam, yasakların devamı gelecek.” Maalesef kafaların en köhne yerine işlemiş, yasakla düzen yaratmaya alışmış zihniyet kolay kolay durmaz.   Ne de olsa koyulan her yasağın altında “sevimli, insani, gönül dostu bir neden vardır mutlaka! Ne demişti Bakan… “Kız öğrencilerimiz şortlarıyla yemek yiyemiyorlar!!!”

***

Sağolsunlar çok bekletmediler beni, yasaklar devam etti. Önce fiş kullanımı kısıtlandı, ardından aylık yurt ücreti arttı ve hiiiç şaşırtmayan gelişme geldi; giriş saatleri 23.00'den 21.00'e alındı. Elbette amaç genç kızlarımızı ‘erkek dünyasından’ korumak!!! İşte, en tehlikeli anlayışlardan biri budur, “Kadını abluka altına almak, bir çemberin içine koymak, güveni erkek dünyasından onları sıyırarak sağlamak” Kimse içini ferah tutmasın, bu anlayışın sonu İran’a da gider, Afganistan’a da… Asıl mesele şurdadır ki, ABD düşünce kuruluşlarında geliştirilen modernist, protestan İslam yorumu olan ılımlı İslam modeli, laiklikten taviz verdikçe hep ayağından çekilir. Bu yüzde savaşların yüzde 80’inin İslam ülkelerinde yaşanması bir tesadüf değildir.

***

Gelelim İzmir’e...

İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel konuyu bir soru önergesine çevirerek, Ankara’da mücadelesine devam edecek.

Ya bizler ne yapacağız, İzmirliler ve özellikle kadınlar...

Sonuna kadar bu gençlerimizin yanında olmalıyız çünkü, sorun sadece bir yurt sorunu değildir…

* Ucu, kadınla erkeği her alanda ayrı sınırlanmış dünyalara hapsetmeye kadar gidecek bu anlayışa karşı koymak için…

* Uygulamaya İzmir’den başlanarak, “İzmir bu anlayışı kabul ederse her yer kabul eder” yaklaşımını durdurmak için…

* Yurtların ayrılmasıyla gençlerin uğradığı zararları, artan yol paralarını, öğrencilerin geç saatte yurda girme zorunluluğunda karşılaşacakları problemleri önlemek için…

* Arkasında Remzi Gür ve benzeri işadamları olmadan çocuklarını okutan ailelerin artan yurt maliyetlerine karşı da destek vermek için…

Gençlerimizin yanında olmalıyız.

Ya da…

Hiç değilse...

Türkiye’ye ‘Hayat AVM, rezidanstan ibaret değildir gerçeğini önümüze koyan, özgürlük, katılımcılık ve dayanışmayı korkusuzca anımsatan gençlere borcumuzu bir nebze ödeyebilmek adına haklı direnişlerinde onların yanında olmak boynumuzun borcu olmalı.

ABD KİLİDİ AÇILMAZSA DÜNYA SARSILIR

Yaşananlara bakınca “Hey Amerika sen nelere kadirsin” demek geliyor içimizden. Hayranlıktan değil, şaşkınlıktan. Merkez Bankası FED’in, piyasaları daha az fonlayacağına dair kararını aylar öncesinden sakız gibi çiğneten, dünyayı titreten Amerika, yaşadığı  bütçe krizini ise ‘kol kırılır, yen içinde kalır’ cinsinden  içine kapalı yaşamaya çalışıyor. Oysa yaşananlar ciddi. Amerikan Hazinesi’nin 20 Ekim’den sonra ödemeleri aksatması halinde, ülkenin felakete sürüklenmesi olasılığı dahi öne sürülüyor. ABD’de federal hükümetin tatilde kaldığı her hafta GSYIH’den 0.1 puan çalıyor. ABD’de açıklanan hizmetler ISM verisi de krizin artık reel sektörün güvenini sarstığını işareti ediyor. Hazine’nin ödemeleri geciktirmesi hem tahvil pazarında depreme, hem de ekonomide daha önce görülmemiş bir gelir eksilmesine neden olacaktır. Temsilciler Meclisi’nde 200 Demokrat, 233 Cumhuriyetçi var. Dolayısı ile 20 Cumhuriyetçinin taraf değiştirmesi ile en azından bütçe krizi aşılabilir olsa da görüldüğü gibi riskler de büyük. GOP yani Gelişmekte Olan Piyasalar’ın en tedirgin ülkesi olan Türkiye’nin olası olumsuz gelişmelerden ilk etkilenecek ülke olacağını bilmem söylememe gerek var mı? Adımların bu gelişmeler ışığında atılmasında yarar var...

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank