content Eşref Zeki PARLAK İstanbul/Üsküdar doğumlu olup memleketi Trabzon/OF'dur. Okan Üniversite İçmimarlık lisans eğitimini almaktadır. Lisans programının ilk senesinde İçmimarlık Bölümü Öğrenci Temsilcisi seçilip hemen ardından yapılan Fakülte Temsilciliğinde Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Başkanı olmuştur. Bilgi yelpazesinin geniş olmasına önem vererek her konuda araştırmalarına devam etmektedir. Özellikle insan psikolojisi üzerine 2002 yılından beri araştırmalar yapmaktadır. Bunun yanında felsefe, siyaset, bilim ve dini alanlarda kapsamlı araştırmaları bulunmaktadır. Geniş bir kitap arşivi bulunmakla birlikte güzel konuşma sanatı üzerine kendisini çeşitli kaynaklardan geliştirmiştir/geliştirmeye devam etmektedir. 7 Eylül 2008'de Türk İç Mimarlar Grubu'nu kurmuştur. Kısa süre içinde 4000'i aşkın üyesiyle Türkiye'nin en büyük ve en kapsamlı içmimarlık grubunu(Türk İç Mimarlar Grubu) kurmuştur. Birçok dernek ve klüpte üyeliği bulunmakla beraber Ataşehir Trabzonlular Derneği'nin kurucu üyelerindendir. Alanında ün yapmış sanat hocalarıyla çeşitli sanatsal aktivitelerde bulunmaktadır. Bunun yanında çeşitli gazeteci, köşe yazarlarıyla araştırmalarda bulunmaktadır. Yabancı dil olarak İngilizce bilmektedir. Eşref Zeki PARLAK
13 Kas

Deşifre Edilen Mekanizma: İsrail-ABD-İngiltere

Sürekli bahsettiğimiz üçlü mekanizmanın en suskunu İngiltere ne oldu da İsrail'in saldırısı için tarih verdi?

Sürekli bahsettiğimiz üçlü mekanizmanın en suskunu İngiltere ne oldu da İsrail'in saldırısı için tarih verdi?

Gelin bu süreci birlikte değerlendirelim.

Hatırlarsanız bir üçlü mekanizma sisteminden ve işleyişinden bahsetmiştik.

Ve bu sistemin işleyiş biçimini şöyle izah etmiştik:

Mekanizma= İsrail+ABD+İngiltere

İsrail’in finans kısmına,

ABD’nin askeri kısmına,

Ve İngiltere’nin de istihbarat kısmına baktığını arz etmiştik.

Nitekim yaşanan güncel olaylar ile birlikte sessiz sedasız İran’da mezhep çatışmasını körükleyip, sahte mezhep üreten İngiliz ajanlar, Arabistan’a vahabiliği getirmiş ve yaptıkları yüzlerce gizli faaliyetlere rağmen sürekli gündem dışında kalmayı başarmıştır…

Peki ne oldu da şimdi İngiltere sessizliğini bozdu?


ÇARK İŞLİYOR – GÖREVLER DAĞILIYOR! BAKIN NASIL!

-İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkilileri, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini yılbaşından önce ya da yeni yıl başında vuracağını iddia etti.

-İngiliz Daily Mail gazetesi, İngiliz hükümetin, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine karşı geç kalmadan harekete geçmesi fikrinde olduğunu belirtti.

İngiliz istihbarat yetkilileri, İsrail'in İran'ın nükleer silah geliştirmesinin önüne geçmek için hızlı hareket edeceğini, bu yıl sonunda ya da önümüzdeki yıl başında saldırıya geçeceğini savundu.

Haberde, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini vurma esnasında ABD'den lojistik destek alacağı da vurgulandı.

İşte gizli mekanizmanın logaritması ve deşifresi…

İngilizler istihbaratı servis eder,

İsrail finanse eder,

ABD gider vurur…

Ve son olarak istihbarat sisteminin İngilizler tarafından yürütüldüğü PERES’in şu açıklamaları ile açık beyan ortaya çıkmıştır:

“Peres, özel bir İsrail televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ''İran'ı izleyen birçok ülkenin istihbarat servisleri endişeleniyor ve yöneticilerini İran'ın bir atom silahı elde etmeye hazır olduğu yönünde uyarıyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeleri için bu ülkelere bakmak gerek. Yapılması gereken bu ve uzun bir seçenek listesi var'' diye konuştu.”

İSRAİL SALDIRMAK İÇİN NEDEN ACELE EDİYOR?

Bu konuya en güzel cevap Mehmet Ali Bulut’tan geliyor:

 Yahudilerin, uzun yaşama hırsları ve ‘Yeryüzü krallığı’ nı ele geçirme hülyaları, onları, İblis’in, insanlığın neslini ve harsını yok etme çabalarının gönüllü hizmetkarları haline getirmiştir.

Yahudiler bütün çabalarına rağmen çoğalamamışlardır. Diğer ümmetler ise sürekli artarak bunları hâkimiyetleri altına almışlardır. 

Kendilerine tanınmış olan vakit de kalmadı. 2000 yılına (yani Milenyuma) kadarbüyük israil’i kurmuş olmaları gerekiyordu, başaramadılar. Yeryüzünün sularını ele geçirmeleri gerekiyordu, muvaffak olamadılar. Beş nehrin sularını İsrail’e akıtmaları gerekiyordu, yapamadılar. Bunu ne zamana kadar yapacaklardı Milenyum’a kadar. Kendi tespit ettikleri zamanlar olan 2006 ve nihayet en son2012’ye kadar bunları başarmış olmaları gerekiyordu. Bunu başaramadıkları takdirde İblis’in avenelerinin başına nelerin geleceğini, kehanetler  kitabı olan Kabbala’dan biliyorlardı.

Başaramadılar. 2006’ı geçti ve şimdi 2012’ de geçiyor. Artık şartlar onların aleyhine Türklerin lehine dönüyor. Çünkü her iş bir vakit tarafından rehin alınmıştır. Her iş bir vakt ile merhundur. O vakte kadar başarmaları gerekiyordu, yapamadılar. 7-12 Aralık 2012 o açıdan onların başına kıyametin kapacağı zamanın başlangıcıdır.

Bizim için, özellikle Türkler için iyi dönemin başlangıcı. Çünkü hem İsra Suresi, hem Daniel Peygamber’in Kehaneti –haşa peygamberler kehanette bulunmazlar, hakikati aktarırlar- gösteriyor ki, azgın Yahudilerin cezalandırılması Türkler eliyle olacak!

Daniel Kehanetinde Türkler ismen anılır. İsra Suresinde ise ‘Ey Nuh ile birlikte gemiye bindirdiklerimizin Zürriyetinden gelenler!’ diye nitelendirilirler ki, ‘literal’ manada ‘Nuhun Çocukları’ Türkler olarak bilinir.

Bugün, bütün fitne örgütlerinin, nifak cemiyetlerinin, dehşet dengelerinin tam göbeğinde Türklerin bulunması bunu içindir. Çünkü eğer Türkler devre dışı kalırlarsa, nihayet kapışmada kütüler yine galip gelecekler.  Tevrat, yıkımın kuzeyden geleceğin bildirir Yahudilere. Kuzeyden maksat da Anadolu’dur.

Merak etmeyin, kazanan taraf Anadolu’da yaşanan Müslüman Tük halkı olacak.

Ve insanlık!” (ÖZET ALINTIDIR)

Etiketler : , , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank