content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

08 Haz

Derin Düşünce İnsanı Bilge Yapar

Her şeyden önce düşmeyen (akıl) düşünce üretmez. Düşünce üretmek için akıl sahibinin bir yere düşmesi gerekir ki, çıkmak için düşünüp düşünce üretsin.

Her yeni düşünce akla sunulan yeni bir seçenektir. Seçenek çoğaldıkça çözüm kolaylaşır. Çözüm için düşünmek gerekir. Düşünmek için de okuyup aklı zenginleştirmek gerekir.

Düşünce, insanın yaşarken içine düştüğü tüm olumsuzluklarından kurtulması için önceden elde ettiği bilgi birimi derecesinde düşünüp akli iradesini oluşturmada aklına yeni seçenekler sunmasıdır.

Akla seçenek sunmak için düşünmek gerekir. Yoksa düşünce üretilmez. Yaşanılan problemler çözülmez. İçinde yaşadığımız hayata yönelik oluşan / karşılaşılan tüm çözümsüzlüklere karşı da hiç bir çare bulunmaz.

Yaşadığımız dünya hayatı, bir önceki yaşadığımız ana rahmindeki hayatın devamıdır. Ana rahmine düşenin, zigotun / ceninin bir sonraki dünya hayatına düşmesi / doğması için kendi kendine parçalanıp, bölünüp çoğalıp büyümesi yolunda gösterdiği mücadeleyi bir düşünün.

Demek ki, insanoğlu yaşayıp var olmak için ilk hayat mücadelesini burada başlatmaktadır. Daha o aşamada düşünce yetisi kazanmayan varlık bile, öze dayalı temel bilgisiyle kendi gelişip olgunlaşmasına yönelik çareler üretmektedir. Yani hayatta var olmak isteyen varlık, kendi varlığını sürdürebilmek için düşünmeden düşünce üretmektedir.

Demek ki, insanın (iradi olmayan şuursal aklıyla da olsa) düşünmeden düşünce üretmesinin ilki burada başlamaktadır.

O halde insan hangi şart ve zamanda olursa olsun, kendi varlığını korurken neslinin devamını sağlayıp yüceltmek için de düşünüp düşünce üretmek zorundadır.

İnsanlık düşünce üretmeden yaşayamayacağı gibi, insan da olamaz.

Demek ki, yaşadığımız dünya hayatıyla mücadele etmesi için insanın sürekli düşünce üretmesi gerekir. Sürekli akla yeni çözümler, yeni çareler üretip sunması gerekir. Yoksa bu dünya hayatını doğru dürüst yaşayamaz.

Onun için düşünmekten hiç bir zaman korkmamalıyız. Düşüncesizlikten korkmalıyız. İnsanları da okuyup düşünmeye sevk etmeliyiz. Çünkü her yeni düşünce dünya hayatımızı kolaylaştırır. Çözümü artırır. Her çözüm yeni bir hayattır.

Her hayat yeni bir dünya oluşturmaktır. Oluşan yenidünyaların sayısını artırıp çoğaltmak içinde hep okuyup bilgilenmek, düşünüp yeni bilgiler, yenidünyalar üretmektir.

Düşüncenin temelini düşmek oluşturur. Düşmeyen düşünce üretemez. Her pozitif düşünce karanlığı aydınlatan bir ışıktır. Her ışığın aydınlattığı her pencere, yeni bir umuttur. Huzurdur, mutluluktur. Bu yolda oluşturulmuş taze birer çiçektir.

Bu çiçekler bazen bizim sevinçimizi artırıp çoğaltarak bizleri birbirimize kaynaştırıp kardeş yapar. Farkındalığımızı artırıp paylaşımcılığımızı çoğaltır. Bizi daha çok insan yapar.

Düşünmeyip düşünce üretmeyen insanlar ise sürekli çözümsüzlük içinde çıkmazda yaşarlarken ürettikleri her negatif enerji bir ışığı söndürüp bir pencereyi karartıp kapatır. Her kararıp kapanan pencere bir umudu söndürür. Sönen her umut, her huzursuzluk toplumun huzur ve mutluluğunu bozar. Bozulan her huzursuzluk ve her mutsuzlukta toplumdan en az bir insanı öldürüp yok eder.

Ölüp yok olmamak için düşünmek gerekir. Onun için ilk düşünce insanı biraz kaygılandırır. İkinci düşünce insana vesvese verir. İkilem yaratır. İkilem ve vesvese insana korku verir. Korku insanı telaşlandırır. Telaş insan aklının üstünü örter. Sağlıklı düşünmesini önler. Onun için her zaman sakin ve soğukkanlı olmalıyız. Sonra düşünüp akla yeni seçenekler sunmalıyız.

Bunun için okumalıyız, düşüncemizi ilerletip yeni düşünceler üreterek üçüncü aşamaya geçmeliyiz ki, ikilem ve vesveseden kurtulabilelim. Düşüncede vesveseden kurtulup dördüncü aşamaya geçen insan artık düşünce de kendi kendine yeterli seviyeye gelmiş olur. Ama bir başkasına örnek olma aşamasında düşünce üretip bilgi veremez.

İnsanın düşünüp bilgi üretmesi, bilgi verebilmesi için en az beşinci aşamaya gelmesi gerekir ki, düşünüp düşünce üretebilsin. Kendi dışındakilere de yarar sağlayabilir bilgi üretir duruma gelsin.

Bu duruma gelen insanın okuyup bilgilenerek sürekli düşünüp yeni bilgiler üretmesi artar. Ürettikçe de akli melekeleri gelişir. Gelişen akıl önce marifet kazanır. Kazandığı marifetle doğru yaşayıp düşünmeye devam eden kişiye eninde sonunda Allah’ta yardım eder.

Çünkü Allah, dileyen herkese ilim verir. Bu konuda hiç kimsenin emeğini boşa çıkarmaz. Herkes emeğinin karşılığını alır. Dolayısıyla kişi çabası sonucu derin düşünce sahibi olur.

Sahip olduğu bu derin düşünceyle o artık özden bilgi almaya başlar. Ya da ona artık bilgiler akmaya başlar. Yani özünde sahip olduğu temel bilgiye ulaşır. Oradan beslenir. Bilinmez olan her bilgiye ulaşır. Tıpkı suya ihtiyacı olan ağacın toprağın derinliklerine kök salıp kendi ihtiyacı olan suya ulaşmasında olduğu gibi.

Bilgi hazinesine ulaşmayı başaran insan, bir bilge olur. İnsanlığı düşünerek bilgi üretmeye başlar.

Onun için sizlerde çok okuyup, çok düşünün ki, birer bilge olup insanlığa yarar saylayabilesiniz.

Cahit Karaç

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorumlar Kapatıldı.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank