content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

29 Nis

Çuvaldızını Kendimize Batıralım, Bugün…

Hani gazeteleri ve gazetecileri eleştiriyoruz ya, bugün çuvaldızı kendimize batıralım! İki gündür Çatalca’da AK Parti’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle stadın yanında yaptığı kutlama ile ilgili iki habere yönelik sözümüz var.
1- 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın nasıl ortaya çıktığını, hangi yıl kanunla yeniden düzenlenerek kutlanmaya başlandığına yönelik olarak Salı günkü yazımızı okuduğunuzu düşünüyorum ama hatırlatalım. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklar için armağan ettiği bir bayram değil, 23 Nisan. Ve kocaman bir yalan bu. Aynı zamanda bunun üzerinde hamasetle konuşanlara da bu sözümüzün kapak olmasını isteriz.  23 Nisan’ın çocuk bayramı olması için düzenlemesi 12 Eylül paşalarının aklına gelmiş. Yani o güne kadar kanunla düzenlenmiş bir bayram değildi. 1981 yılında ismi değiştirilerek, faşist paşalar 23 Nisan’ı yeniden düzenleyerek “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak yeniden topluma armağan ettiler.

2- Devletin ilan ettiği resmi bayramlarda da yurttaşlar, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri kendi olanakları ile bayramları kutlayabilirler. Nasıl dini bayramlarda devlet katında mesajlar yayınlanıyorsa, nasıl resmi dairelerde bayramlaşma törenleri düzenleniyorsa, nasıl siyasi partiler, STK’lar etkinlikler düzenliyorsa, devletin kanunla ‘bugün resmi bay-ramdır’ diyerek ilan ettiği günlerde de herkes etkinlik yapabilir. Devletin etkinliklerine yurttaşlar, STK’lar, siyasi partiler, dünya görüşlerine, inançlarına göre katılabilirler ya da katılmayabilirler. Çünkü Sivil Toplum, demokrasi, özgürlük böyle bir şeydir. Bu etkinlikleri nerede yapacaklarına da kendileri karar verirler. Resmi tören yapılan bir yerin hemen yanında yapıyorlarsa, bunun ne sakıncası olabilir ki?

3- Bir gazeteci ya da gazete bunu haber yapabilir mi? Haber yapabilir ya da köşesinde yazı yazabilir. Ancak bunu da bir gazeteci ve bir yurttaş olarak eleştirme hakkımız olur. Çünkü hayatın içersinde nasıl benim düşüncem mutlak doğru değilse, o haberi yapanlar da ya da eleştirel yazı yazanların da düşünceleri mutlak doğru değildir. Çünkü eleştiri, demokrasinin olmazsa olmasıdır. Ve en önemlisi erklere karşı yapılamayan eleştirileri, başka alanlarda yapanların ya da yaptığını zannedenlerin eleştirileri samimi olmaz. Hele hele bunlar gazeteci ise, bu daha da vahimdir.

4- Gazetemizde bugüne kadar birbirine tezat köşe yazarlarımızın farklı yazıları yayınlandı ve benim beğendiğim ya da beğenmediğim haberler de yayınlanmaya devam edecek. Gazetemizin demokrat olması için tüm emeğimiz. Herkese karşı eşit durabilmek, herkese karşı eleştirel haklarımızı kullanabilmek ve en önemlisi ekonomik bağımsızlığı koruyabilmek için tüm uğraşlarımız… Ve düşünsel özgürlük abidesi olması içindir tüm uğraşlarımız. Tabi bu özgürlük etik değerlerimizi, kendi meslek ilkelerimizi yerle bir eder olmamak zorundadır.
5- En çok eleştiri aldığımız konu ise gazetemizde, AK Parti ve Çatalca haberlerinin çok çıktığına yönelik. Bunun en önemli nedeni şu: Bölgemizde 13 ilçe belediyesi var. Bakırköy (CHP), Bağcılar (AK Parti), Güngören (AK Parti), Bahçelievler (AK Parti), Küçükçekmece (AK Parti), Avcılar (CHP), Arnavutköy (AK Parti), Başakşehir (AK Parti), Esenyurt (AK Parti), Beylikdüzü (AK Parti),Büyükçekmece (CHP), Silivri (CHP), Çatalca (CHP).

8 AK Partili, 5 CHP’li belediye var. Bu belediyelerinin hepsinin basın büroları var. Onlarca insan çalışıyor. Görsel ve yazılı medyada haberler çıksın diye çalışıyorlar. Bunun için maaş alıyorlar. Haber konusunda en zayıf belediye Avcılar. Diğer tüm belediyelerden her gün en az iki haber geliyor. Ortalama 26 haber geldiğinde ortaya şöyle bir tablo çıkıyor. 10 haber CHP’li belediyeler, 16 haber ise AK Partili belediyelere ait. Aynı zamanda ilçe teşkilatları var. İnanın son 9 yıldır en aktif ve basınla iyi çalışan, haberlerinin çıkması için aynı belediye basın büroları gibi büroları olan parti,AK Parti.

Düşünün, en az 13 haber de AK Parti teşkilatlarından geliyor. Tüm haberle yer versek, günde gazetemizde 40 tane AK Parti haberi görmeniz gerekir ki, biz hepsini kullanmıyoruz. Ya da oldukça küçük yer ayırıyoruz. Diğer siyasi partilerin büyük çoğunluğu arazi. Örnek; Çatalca CHP’nin haberlerini ancak bayramdan bayrama görebilirsiniz.

Çatalca haberlerinin çok çıkmasının nedeni ise, orada bulunan arkadaşımızın başarısından kaynaklanmaktadır.

Bölgede 6 tane muhabirimiz var. Bu arkadaşlarımızda bölgedeki etkinlikleri takip ediyorlar. Doğal olarak, arazide en çok bulunan parti AK Parti olunca, gelen haberlerin çoğunluğu da AK Parti haberleri oluyor.

6- ‘Belediye haberleri yapmak zorunda mısınız?’ diye eleştirilerinizi duyabiliyorum. Siz ulusal gazeteleri, televizyonları açtığınızda ne görüyorsunuz, manşetlerde, televizyonların ilk haberlerinde. Genellikle hükümet ve muhalefetin yaptıkları eleştirilerini görüyorsunuz. Yerel iktidarları birer bağımsız cumhuriyet gibi görürüm. Kaymakamları cumhurbaşkanı, Belediye başkanlarını başbakan, siyasi partilerin ilçe başkanlarını da genel başkanlar gibi… Bunların birbirleri ile ilgili açıklamalarını önemser ve değerlendirilmesi gerektiğine inanınırım. Hatta polemik yaparlarsa ya da muhabirlerimiz polemik yaptırabilecek demeçler alırlarsa çok mutlu olurum. Tabi eksiğimiz şu, o demeçler sokakta nasıl değerlendirilir? Sokak o demeçleri nasıl okur? Bu yapıldığında ise, keyfime diyecek olmaz.

7- Ayrıca belgeli haberler yaptığımızda, yolsuzluk ve suistimal ile ilgili belgeler geldiğinde bunu yayınlamaktan da büyük mutluluk duyarım. Ancak şunu açıkça ifade edeyim ki, bölgedeki en büyük sıkıntımız bu tür belgelerin tarafımıza ulaştırılmamasıdır.

8- Ve bu gazetede en dikkat çektiğim ise şudur: Masa başında yapılan düzmece her haberden nefret ederim (düzmece olmayan haberler de masa başında yapılır!) Birilerine bel altından vuran, aile ilişkileri üzerinden yürütülen hiçbir tartışma ve haberin içersinde olmam. En ufak böyle bir şey sezersem de ertesi günü tepkim oldukça büyük olur. Bizimle çalışmış tüm arkadaşlarımız bu gerçekleri çok iyi bilirler.

9- Yine bu gazetede kimseyle kursak ilişkisi kurmadık. Buradan çok açık çağrı çıkarıyorum. Kim ve kimler bizimle ilgili böyle bir şey bilir ve id-diaları olursa, en önce bu gazetede yayınlamaya söz veririm.

Son söz: Gerçek Gazetesi ailemiz için onurumuzdur ve hayatımızı gazetecilikten kazanıyoruz. Kimsenin ismimizi kirletmesine, gazetemizin itibarını yerle bir etmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.

Etiketler : , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank