content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

09 May

Başörtüsüz Seçilme Hakkı!

Şunu açıklıkla ifade etmeliyim ki; her ne kadar ‘Başı açıklık’ da ‘Başörtüsü’ kadar siyasi, ideolojik ve politik bir ‘Simge-olgu’ halini almışsa da, bu konulara şimdilik girmeyeceğim, çünkü niyetim kadının seçme ve seçilme hakkına değinmektir. Daha doğrusu amacım günümüzde “Hangi kadının” seçme ve seçilme hakkı vardır konusudur!

Bildiğim kadarıyla Fransa ve İtalya’da 1946’da, İsviçre’de ise 1971’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 1944 yılında da Belçika’daki kadınlar bu hakkı kazanmışlardır.

Türkiye’de ise; 1934'te Anayasa'da yapılan bir değişiklikle kadına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Ama gelin görün ki bildiğim kadarıyla: Anayasa’da hangi kadınlar seçer ve seçilir denmemiştir. Yani her halükarda birçok ülkeden önce kadınlarına seçme ve seçilme hakkını veren Türkiye, hangi kadınların seçip-seçileceğine açıklık getiremediğinden dolayı 2011’de de kadınların meclisteki temsilinde sıkıntı yaşandı. Bazı kadınlar vekil seçebildikleri halde seçilemediler… Bu hal önümüzdeki yerel veya genel seçimlerde de sürecek mi bilinmez?

İlginçtir! Türkiye’den 14 yıl sonra bu hakkı veren Belçika’da yaşayan bir Türk olan Mahinur Özdemir başörtüsüyle yemin ederek milletvekili olurken, Türkiye’deki başı örtülü ve Türk sayılan kadınlar ise her nedense hala bu hakkı alamamışlardır.Hatta Türk kökenlibaşörtülü milletvekilinin Belçika Parlamentosuna girmesi ve başörtüsüyle yemin etmesi, Belçikalılar tarafından ayakta alkışlanırken, Türkiye'deki bazı medya çevrelerinin rahatsızlığına sebep oldu.  O kadar ki; her hangi bir protestonun ya da karşı koymanın yaşanmadığı yemin törenini; "Brüksel'de türban krizi" ve “Brüksel'de laiklik tehlikede” başlıklarıyla haberleştirenler de oldu.

Neyse…

Başörtülüyü geçelim, hemen hemen kadının Meclis’te olmadığı bir yerdeyiz… Çünkü ülke nüfusunun % 49’unu, seçmen nüfusunun da % 51’ini kadınlar oluşturmakta ve Meclis’in  sadece % 9’u kadın.  O % 9’un kaçının da BDP’li olduğunu bilen var mı?

Oysa Uluslararası Parlamenter Birliği, asgari % 18.11 kadın milletvekili diyor, diye biliyorum.

Geçen dönemde birçok umutla iktidara gelen Ak Parti’nin ağır topları bile, başörtüsü için daha “Zamanı değildir” demişlerdi. Kendisi de kadın olan bir Ak Parti MKYK üyesi de (2011 seçimleri için) önümüzdeki genel seçimde başörtülü kadınların meclise girebilmesi için “CHP de bir başörtülü aday gösterse ne güzel olur” diyerek bir bakıma CHP’den medet bekliyordu veya her konuda olduğu gibi Ak partinin felsefesi olan toplumsal mutabakatın bu konuda da sağlanmasını diliyordu… Haklı da olabilir. Zira böylesi konular ‘Siyasi polemik’ alanı yapılmamalı. Bu ve benzeri alanların ‘İstismar konusu’ edilmemesi adına siyasi partilerin ittifakla ön açıcı girişimlerde bulunmaları gerekir.

Daha ne zamana kadar inançsal ve benzeri farklılıklarımızı kutuplaşma, kaos ve kargaşa sebebi yapmaya devam edeceğiz? Bu farklılıklar üzerinden ‘Siyasi hesap’  yapmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

O zaman; “Türkiye’de başörtüsüz kadınların seçilme hakkını kazanmalarının tarihi 1934’tür, başörtülü kadınlar ise daha seçilme hakkını alamadıklarından o yemini edememişlerdir ve bu yüzden daha o hakkı alamamışlardır” diyen birisi haklıbir gerçeği dile getirmişolmaz mı?

Bu tür sıkıntılarıne zamana kadar yaşayacağız? Bir araya gelip birbirimiz dövmeden- sövmeden sorunlarımızıne zaman halledebileceğiz? Avrupa’dan önce gündeme taşıyıp hala çözemediğimiz sorunlarımızıacaba bize kim, ne zaman çözecek? Ne zaman insana etiketinden dolayı değil, insan olduğu için değer vermesini öğreneceğiz? Elbette bu sorular çoğaltılabilir. Ancak şunu hiçbir zaman unutmayalım ki öteki addettiğimiz insan için huzurlu yaşayabileceği ortamlarısağlamadıkça, biz de huzursuz yaşamaya mahkûm kalacağız.

Konumuza dönecek olursak…Türkiye’de başörtüsüz Seçilme Hakkı (1934), başörtülü seçilme hakkı (…) Ne "örtülü ödeneklere" şahitlik etti bu ülke! Peki, başörtülü yemin Türkiye’de ne zaman geçerli olacaktır? Başka bir ifade ile "Örtülü yemine" ne zaman şahitlik edecek bu ülke, bilinmez...

Umarım ki bu ‘Proplem’ de toplumsal mutabakatın nişanesi olan siyasi partilerin ittifakıyla çözülür.

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank