content
25 Oca

Balyoz ve Medya

Geçen sene bugünlerde Taraf Gazetesi'nin ele geçirdiği belgelerle ortaya cıktı,  BALYOZ darbe planı. O günü unutamıyorum. O günün gazetesi hala evde duruyor. Okudugunda insanı soke eden kanını donduran bir plan. Her nekadar yasadığımız ergenekon sürecinde pek cok benzerlerine rastlasakta; Ayısıgını yakamozu eldiveni ögrensekte BALYOZ onlardan biraz daha farklı.

Olayı kısaca özetlemek gerekirse 2003 yılında birinci orduda planlanan içinde pek cok harekat ve eylem planınıda bulunduran ;1.ordudaki bir cunta tarafından tasarlanan bir darbe planının adı BALYOZ. Bu eylem ve planlarının amacı dinci islamcı olarak gördükleri hükümeti içteki ve dıştaki bir cok karışıklıkla sıkıştırıp yönetime el koymak. Bu eylem ve planların arasında öyle vahim şeyler varki insanın vicdanının aklının alması mümkün değil. Özellikle camilerin bombalanması ve kendi jetlerimizin düşürülmesi bu korkunç iddaların en ciddileriydi.

Bu korkunç plan cesur bir gazetenin gene cok cesur gazetecileri tarafından yazıldıktan sonra, asıl daha vahim bir komedi basladı. Medyanın büyük bir kısmı merkez medya dediğimiz gazeteler televizyonlar bunu günlerce görmedi. Taraf ve medyanın bir kesimi bu vahim iddalara günlerce yer verirken Doğan medyası ve baska bazı gazeteler bu olaylar sanki hiç yasanmamıs gibi davrandılar.

İddalar öylesine ciddiydi ki bunu görmemenin gazetecilik acısından bir acıklaması yoktu. Medyamız her kritik sivil-asker ilişkisinde oldugu gibi burdada sınıfta kaldı.

Merkez medya bunları görmezden gelsede memleketin savcıları onlar kadar duyarsız değillerdi. Savcılık makamı gereğini yaparak bu ciddi iddaları inceledi ve actıgı sorusturmayı, davaya dönüştürdü.

Ne hikmetse bu vahim iddaları mansetinden vermeyen günlerce hiç olmamış gibi davranan merkez medya; dava sürecinde BALYOZ iddalarını cürütmek için herseyi yapan davanın bir numaralı sanığının kızı ve damadına kucak actılar.  Bu ikili defalarca televizyonlara cıktılar kendi bloglarında yazdıkları daha sonra kitap halinede getirdikleri anti-BALYOZ iddalarına da her fırsatta bu grupların gazete ve kanallarında dile getirdiler.

Aradan bir yıl gecti. Bir yıl sonra Gölcük Donanma Komutanlığının kozmik odasında kameralar ve askerlerin eşliğinde yapılan aramalar sonucu BALYOZ davasını temelden etkileyici yeni bilgi ve belgeler cıktı.

Bu yeni cıkan belgeler ve bilgiler ışığında hala BALYOZ'a inanmamak reddetmek bu dakikadan sonra akıl izan insaf işi değil. Bununla birlikte Malum basına bakıyorum gene cıt yok.Bu olay ve daha benzeri pek cok olayda malum medyanın aldıgı tavır gene yüz kızartıcı.Bir laf vardır bir gazeteciyi yazarı gazeteyi tanımak için ne yazdığından cok ne yazmadığına bakmak lazım diye. Bu laf bu konuda cok daha anlam kazanıyor.

Burdan gelmek istediğim nokta her fırsatta kendi gibi yapmayan medyayı yandaşlıkla suclayanların durumu. Normal bir demokraside medyanın bir kısmı hükümeti bir kısmı muhalefeti destekler. Bu son derece normal bir olaydır.Medya yazar cizer aslında taraftır ve bu cokta normaldir. Yeterki asırıya kacılmasın.Taraf olurken yağcılık karşı olurken yargısız infaz yapılmasın.
Bu konudaki örnekleri çoğaltmak mümkün.Amerikada bazı kanal ve gazeteler Cumhuriyetcileri destekler bir kısmıda Demokratları destekler.Suanda Amerikada Demokrat bir baskan olduguna göre Demokratları destekleyen medya da olacaktır.Buna muhalefet eden Cumhuriyetci bir basında.

Dünyada olmayan ise bizim ülkemizdeki gibi anti demokratik, militarist vesayetci bir basındır. Ne yazıkki medyamızın bu kısmının benzerini dünyada baska bir yerde bulamazsınız. Ülkemizde medyanın bir kısmı yıllardır bu acınası zavallı olayı tekrarlıyor. Hükümete muhalefet yapıyormuş gibi yapıp anti demokratik vesayetci kraldan cok kralcı bir durus sergiliyor. Kendine göre güçlü gördüğü demokrasi dısı güclerin yanında yer alıyor. Ben bu konuyu BALYOZ davası haberleri üstünden ele aldım. Bu durum hemen hemen her konuda tekrarlanıyor. Darbe girisimleri konusunda ergenekon konusunda, askeri vesayet konusunda demokratiklesme konusunda,kürt sorunu konusunda,Bir bombayla parcalanan ceylan konusunda e-muhtura konusunda basınımızın bir kısmı yazarı cizeri anchormeni topyekün bu anti-demokratik durusu sergiliyor. Bu kabul edilebilinecek bir davranıs değildir. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böylesine antidemokratik askeri vesayete körü körüne baglı bir medya bulamazsınız.

İnsanların basının gazetelerin televizyonların birseylerin yanında tarafında olması kabul edilebilecek birseydir; yeterki yanında oldugunuz arkasında durdugunuz sey demokrasinin belirlediği normların içende hukuk kuralları içerisinde olsun.

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank