content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

31 May

Artık Cehalet, İdareciler Kadar Dert Değil!

Seçilmiş ve atanmışların göz göre göre yaptığı yanlı tutum ve davranışlar sonucu ülkeye ve insanlara verdikleri zararın yanında, büyük bir kesimi cahil olarak nitelenen (Cahildir ne yapsa yeridir) misali, artık cahil halkın yaptığının seçilmiş ve atanmışların yaptıklarının yanında pek o kadar önemi yok.

Ülkemizin ve insanımızın dün bugün ve hala çektiği acıların, ıstırapların çilelerin, bütün dertlerin ve sıkıntıların tek müsebbibi, büyük bir kesimi cahil olarak nitelenen yüce Türk halkı değil, saf ve temiz kalpli bu yüce halkın büyük umutlarla seçerek iş başına getirdiği sevk ve idareciler!

Ülkemizde dün bugün ve hala yaşadığımız ve günbegün artarak yaşamaya devam ettiğimiz dertlerin ve sıkıntıların kanunsuzlukların temelinde halkın cehaleti değil, çoğunluğu cahil cühela dedikleri vatandaş tarafından seçilmiş ve atanmış idarecilerin yanlı ve yanlış davranışlarıdır.

Ülkemizde yaşanan ve yaşanmaya devam edilen dert ve sıkıntılar kısacası her şey ve her türlü melanet, cahil cühela dedikleri vatandaş tarafından seçilen ve atanan idarecilerin başının altından çıkmaktadır.

Yüce Türk halkı geçte olsa ülkenin ve insanlarının yaşadığı sıkıntının ve ıstırabın temelinde seçilmiş ve atanmış idarecilerini olduğunun farkına varmıştır ve zamanı geldiğinde kendisine cahil yaftasını yapıştırarak istedikleri gibi at oynatacaklarını sananların hesabını silip defterini kapatmayı iyi bilir.
Ülke ve insanlarda yılardır var olan ve her geçen gün artarak devam eden derdin ve sıkıntının cehaletten değil idarecilerin basiretsizliğinden kaynaklandığı geçte olsa cahil olarak nitelenen halk tarafından anlaşıldığına göre bu işin çözümü nedir, nerededir, ya da kimdedir!

Tabiî ki iş dönüp dolaşıp bu konudaki kilit sorunun cevabını bulmaya geldiğinde sıkıntıyı çeken ve yinede çekmeye devam eden halkın elinden oy atmaktan öteye gelen başka bir şey olmadığına ve olamayacağına göre“Tilkinin donup dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır” misali” halk yine erinde ve sonunda asıl olarak vekiline saygı duymaya devam ettiği gibi seçtikleri ve atadıkları karşısında el pençe divan durmaya divan edecek. İşin çözümü yine üsttekilerin yani halkımızın iyi niyetle seçerek iş başına getirdiği sevk ve idarecilerin elindedir ve onların insafına kalmıştır. Ve böyle giderse kalmaya devam edecektir.

Geçmişteki sevk ve idareciler gibi bugünkü idareciler de “tavşan kaç tazı tut” demeye devam ettikleri müddetçe, alttakiler neden niçin kaçtıklarını bilmeden kaçmaya, üsttekilerde bilerek ve isteyerek kovalamaya devam edecekler. Sıkıntıda eksileceği yerde bugün olduğu gibi artarak devam edecektir.
Ama biz yinede Cennet vatan Türkiye ve akıl sahibi Türk insanı olarak ümidimizi yitirmeyelim. Çünkü gün doğmadan neler doğar diyen atalarımıza güvenerek umutla kendilerinden ve bir avuç yandaşlarından başka kimseyi ve ülkeyi düşünmeyen bu üsttekilerin yerini insaflı sevk ve idareciler alıncaya kadar meşru mücadelemize kendimizi okuyup öğrenip yetiştirerek devam edelim.

Bu işin iki yolu var, ya erinde ve sonunda Türkiye ve Türk insanı olarak topluca huzura ve güvene kavuşuruz. Yâda böyle idarecilerin elinde ülke ve millet olarak sürünerek çile çekerek yaşamaya devam ederiz.

Ancak yaşananlardan ve yaşanmaya devam edilen olumsuzluklardan açık ve net bir şekilde görülmüş ve artık iyice anlaşılmıştır ki üsttekilere rağmen alttakilerin yapacağı pek fazla bir şey yok.

Bugüne kadar olmadığı, bu gidişle bundan sonrada olmayacağı gelmiş geçmiş bütün idarecilerimizin sürekli kendilerine ve bir avuç yandaşlarına yontmaktan belli değil mi?

Gelen alttakilere vurursa, giden alttakilere vurursa geçinmek, ayakta durabilmek için her gün bir kuru ekmeğin peşinden koşarak burnundan soluyan alttakiler yani gariban halk üsttekilere rağmen ne yapsın, nasıl yapsın da bu sıkıntılardan hem kendini hem ülkesini kurtarsın!

Evet saygıdeğer okurlar,göz göre göre yanlış yapan seçilmişlerle uğraşma, atanmışlarla uğraşma, onunla uğraşma, bununla uğraşma, sen kendi işine bak diyeceğinize veya diyeceklerine kadar, üsttekiler adam ve adil olsalar, alttakiler arasında yok yerde istenmeyen arzu edilmeyen bu ve benzeri yanlışlıklar,kanunsuzluklar olur mu !? Olmaz ama üsttekiler yanlış ve yanlı olunca oluyor işte!

Kim ister durup dururken başını derde sokmayı, kim ister durduk yerde kanunsuzlukla kanunsuzlarla uğraşıp didişmeyi! Allah her canlıya belli bir ömür vermiş. Herkes bu kısacık dünyadaki ömrünü insan olarak dünyaya gözünü açtığı gibi insan yani adam olarak adil bir şekilde tamamlayarak göçüp gitse de, geriden gelen yedi zürriyetine dert ve kasavet bırakmasa olmaz mı?

Akıl sahibi insan olarak varsa yoksa ben ve benim yakınlarım ve yandaşlarım şeklindeki aleni yapılan yanlışlıklar ve canilikler karşısında hak var adalet var düşüncesiyle bir yere kadar tahammül eden sade vatandaşında sonunda sabrı taşınca yaşanan canilikleri gördükçe insan, insan olarak ne yapacağını nasıl yapacağını bilmezde hayvanlaşırsa bu ve benzeri yanlışlıklardan ülke ve insanlar olarak ne yapacağız nasıl yapacağız da kurtulacağız anlamak mümkün değil doğrusu!

Asırlar öncesi insanlar tarafından, İnsan olarak bizleri izlesinler de ibret alsınlar ve doğru yola gelsinler diyerek ekranlardan izlediğimiz ve gözlediğimiz belgesellerden bizzat görüp izlediğimiz ya da biz akıl sahibi insanlara görüp izleyerek ibret almaları için gecesini gündüzüne katarak hala dağda bayırda çektikleri doğal ve tabii belgesellerden bugün ve hala izlediğimiz kadarıyla, hayvan hayvan iken mücadelede yetersiz kalanı, kaçamadığı için mücadeleyi kaybedeni tutup yer iken, akıl sahibi insanlar olarak bunun gözü göz değil ileride bu benim ya da bizim başımıza bir çorap örer ya da ördürtür, yolumuza ileride taş olur ya da taş koydurur korkusu ve kuşkusu yüzünden ülke ve insanlar için gelecek vadeden akıl küpü insanların bir şekilde boynunu erkenden koparıyoruz ya da birilerine koparttırıyoruz.
Kısacası dağda bayırda her türlü tehlikenin kenarında değil tam ortasında yaşamlarını adam gibi ve adil bir şekilde devam ettiren hayvanlar kadar olamıyoruz!

Akıl sahibi canlılar olarak, şu iki günlük fani dünyada Adam gibi yaşamak varken, hayatı ve dünyayı kendimize ve geleceğimiz olan neslimize haram etmek nedendir anlamak mümkün değil! Ancak bütün bu olumsuzlukların altında başta cehalet olmak üzere kader böyleymiş anlayışı yatıyormuş gibi gözükse de, ülke ve insanlar olarak yaşadığımız ve hala yaşamaya devam ettiğimiz dertlerin ve sıkıntıların başını üsttekiler çekmektedir.

Çünkü baş nereye giderse ayaklarda çaresiz oraya gidiyor. Görüldüğü gibi her şey Arap saçına dönüyor ve üsttekiler yalana, talana, harama yanlışa bile bile devam ettikleri için işler Arap saçına dönmeye devam ediyor.
Hâlbuki akıl insanların iki günlük diye nitelediğimiz şu fani dünyada rahat ve huzurlu bir şekilde doğru yolda ilerleyerek varmak istedikleri huzura ve güzelliklere gidecekleri ve kısacık ömürlerini adam gibi insanca tamamlamaları konusunda kaderlerini belirlemeleri için en önemli sermayesidir.

Hani deriz ya da derler ya akıl silah gibi kullanabilene kale kullanamayan beladır. Ama her ne hikmetse, akıl sahibi canlı olan insanlar anlaşılmaz hırsları, kinleri ve öfkeleri yüzünden o güzelim hayatı ve dünyayı hislerine yenilerek kendilerine ve gelecek nesillere haram etmektedirler. Tabi burada, bu noktada bu sıkıntılı konuda dertlerin ve kederin ana nedeni elbette öyle denildiği gibi aile değil yinede üsttekilerdir. Üsttekiler adil olmazlarsa alttakiler nasıl olsunlar.
Halkın tümü kör kütük cahil olsa insanları ve ülkeyi idare etmeye talip olan zatı muhteremler adil olmadıkları ve adil davranmadıkları müddetçe bu ve benzeri pislikler ve ahlaksızlıklar dün ve bugün olduğu gibi artarak sürecektir.
Kim diyor ki aile önemli değil diye, hayır asla demiyoruz ve akıl sahibi hiç kimsede asla böyle bir şeyi diyemez. Çünkü Devletin temel taşını oluşturan aile tartışmasız önemlidir. Ama kim ne derse desin her şeyden önemlisi üsttekilerdir. Yani devletin ve bu yüce milletin sevk ve idaresindekilerdir.

Üsttekilerin her doğru ve yanlış ya da yanlı hareketi alttakilerin geleceklerini belirlemede onlara yön ve yol göstericidir. Üsttekiler bugün ülkede ve Ünye’de olduğu gibi yanlış yapar ve bu yanlışı göz göre göre yapmaya devam ederse, alttakiler ne yapsın nasıl yapsın da üsttekilere rağmen doğru yolu bulsun, huzura ve refaha kavuşsun diyor, saygılar sunuyorum.

Ahmet Yenin
Artık cehalet, idareciler kadar dert değil!

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank