content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

26 Oca

‘’Ah Şu Fahişeler! Yazı Dizisi’’ / Bölüm (3)

‘’Ah Şu Fahişeler! Yazı Dizisi’’ / Bölüm 3 – Hafif Nevrozumsu Teolojik Fahişeler

Bölüm 2’de gıyabına kurşun sıkılan arkadaşlardan ziyade, bu arkadaşların fahişelikleri daha da bir girifttir.

Karmaşıktır. Göz boyar, göz alır, göz çıkarır, baş ağrıtır, can yakar…

Geçen zaman içinde, giderek vahşice muhafazakarlaşan toplumun, sözüm ona elit fikir silahşörleridir aslında bunlar.

Yani onlarda, bu geçici hayal dünyasında, kendilerini, diğer insanlardan ayrıştıran farklı bir yol çizmişlerdir aslında.

Bunların da aslında, Bölüm 1’de adı geçen fahişelerden bir farkı yoktur.

Babalarından miras kalmışcasına, ‘’Bilgi olmadan fikir sahibi’’ olmuşlardır,21.yüzyılın Türkiye’sinde…

Siyasi görüşleri, orta düzeyde bir Amerikan Cumhuriyetçisi kadar vardır işte…

Dostlar alışverişte görsün misali, Hristiyanlığı ve İslam’ı birbirine uzlaştırıp, pespembe bir din özlemi çeker dururlar.

Küfür hazneleri, senden-benden iyidir.

Bir dokun, bir ‘’ah!’’ ne kelime, bin defa sevgili anneciğinizin kulağını çınlatabilecek kadar argosal kelime dağarcığına sahiplerdir.

Ebru sergilerini hiç kaçırmazlar. Sıkılsalar ya da içlerinde boğulsalar dahi, ele güne karşı asla tavırlarını belli etmemeye uğraşırlar.

İslamcı derneklerin ya da Akp Belediyelerinin organize ettiği, şenlik-panel-kermes vesaire gibi kaynaşma aktivitelerini de asla es geçmezler.

Dişi olanları, genelde, Twitter üzerinden,kendi aralarında ‘’Dönek!’’ kabul ettikleri, Ahmet Hakan’a laf sokmayı, gündelik iş olarak bellerler.

Genelde, Türk kahvesi severler ama bu arada, Starbucks’ı da yad etmekten geri durmazlar.

İktidar eliyle zenginleştirilmiş kodamanları, sadece hafifçe eleştirip geçerler. Ama dedim ya, hafifçe!

Sanat dedin mi iki tane ülkenin sineması onlar için gözbebeğidir. Entel Teolojik Fahişe olmanın bedeli, iki tane İran sinemasından, birkaç ta Güney Kore dizisinden, buket yapılmış sanat aktivitesine girmekten geçer aslında.

Genelde rahmetli Erbakan Hoca’yı çok sevdiklerini gösteren laf etmekten kaçınırlar ve hemen nazikçe, ‘’Kaç yaşında bile koltuk derdine düşmüştü’’ gibisinden bir laf üreterek, üstü kapalı görüş bildirmekten de kaçınmazlar.

Bazı Hocaefendileri, onların nazarında, geçilmemesi gereken kırmızı çizgileridir. Dokunanı yakarlar.

Ezeli düşman belledikleri, karşı tarafın çocuklarına sanal alemlerde sırası geldiğinde, kullanacakları vurucu cümlede, YÜCE KURAN’I KERİM’den, ayet kopyalayıp, kullanırlar ama iş; devletteki bürokrat dayılarının ayarladığı peşkeş ihalelerden kazanılan paralarla alınan, binlerce liralık cipe binmeye geldi mi, günahlarını, örtmeye çalışırlar.

Yani işin aslı, ne o tarafta, ne bu tarafta yer almayı becerebilen, Arafın dantelli entelleridir aslında onlar.

YAZIK!

Etiketler : , , ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank