yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

09 Oca

Yazıcıoğlu’nu Bekleye Acı Süpriz!

Muhsin Yazıcıoğlu, Mamak cezaevinde 7,5 yıl tutuklu kalmış, bunun 5,5 yılını hücre

cezasıyla tamamlamıştı. Biz Mamak’da Doğu Perinçek’in avukatlığını yaptığımız yıllarda

Mamak’da Alparslan Türkeş, Hasan Esat Işık’ın oğlu Yusuf Işık gibi yüzlerce kişi de

tutukluydu. Yazıcıoğlu’nun 5,5 yıl hücre cezasını tutululuk sırasında çekmesini hukuken

anlamamız mümkün değildir. Dünyanın hiçbir yerinde tutuklular 5,5 yıl süreyle hücrelerde yat

ırılmamaktadır. İhtilal İdaresi Yazıcıoğlu’na böyle bir cezayı reva görmüştü! Sadece Yazıcıo

ğlu mu adaletsizliğe ve haksızlığa uğramıştı. Ne gezer. Ali Sirmen’den Turgut Kazan’a

kadar Abdullah Baştürk’e kadar düzine düzine insanlar kendilerine sayıyla verilmemiş

gibi üç, beş, yedi yıl tutuklu kalmışlar sonunda kendilerine beraat denmişti. Ve o kadarlıkla

yetinilmişti. Kusura bakmayın, özür dileriz, çok yattınız büyük haksızlığa uğradınız,

sözünü söyleyen tek bir devlet yetkilisi, görevlisi çıkmamıştı, yattıklarıyla kalmışlardı.

Türkiye’de nasıl adalet ki bu insanın suç işleyip işlemediğini yedi, sekiz, dokuz yıl yarg

ılanmasına ve cezaevinde tutuklu bırakılmasına rağmen anlayamıyorsunuz! Bir türlü sonuca

vardıramıyor ve insanları adeta telef edilmiş ve perişan olmuş durumda tahliye ediyorsunuz.

Bir gün yargı kendisine verilen büyük primlerin ve gösterilen büyük saygının ve tenkitten ve

irdelemeden uzak çalışmalarının, hakkını tam vermiş midir vermemiş midir, bunun

sorgulanmasıyla mutlaka bir gün karşı karşıya kalacaktır ve kalmalıdır.

Yazıcıoğlu helikopter kazasıyla kimine göre şehit olmuştur, kimine göre rahmetli olmu

ştur, onu da Tanrı yanıtlamıştır. Ancak kendisinin İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un

İstanbul’daki Taceddin Dergâhı’nın bahçesine defnedilmesi olayında şimdi bir sıkıntı ya

şanmaktadır. Yazıcıoğlu’nun buraya defnedilmesi Bakanlar Kurulu’nun kararnamesine bağlı

bulunmaktadır. Çok kısa zamanda Bakanlar Kurulu kararının alınması mümkün olamamış,

sanki tamamlanmış gibi ve her halükarda imzalar alınır düşüncesiyle Taceddin Dergâhı’nın

bahçesine defni yapılmıştır. Şimdi Bakanlar Kurulu’na bu defin kararnamesi sevk edilmiş

ancak Bakanlardan Turizm ve Tanıtma Bakanı Ertuğrul Günay’ın imzalamadığı görülmüştür.

Ertuğrul Günay bunu “Ben Yazıcıoğlu’nun defnine izin veren kararnameyi imzalasaydın

o zaman vatan ve İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’a karşı saygısızlık etmiş

olurdum, bunu hazmedip içime sindiremedim bunun için bunu imzalamıyorum, vicdan

ım bana bunu emrediyor”sözleriyle kendisini savunmuştur.

Türk Hukukunda ve siyasetinde boşa atılan imzalarla çok kararnamelerin doldurulup,

mevkii muameleye sokulduğu bilinmektedir, bu yaygındır. Tüm siyasi dönemlerde bu daima

yapılagelmiştir. Bakanlar çok sayıda kararname olacak belgeleri baştan boşa imzalayarak Ba

şbakana sunarlar. Büyük bir güven karşılığı verilen bu imzalar zaman zaman çeşitli olaylarda

Başbakan tarafından doldurularak yürürlüğe sokulur. Şimdiye dek bundan herhangi bir sıkıntı

ve problem yaşanmamıştır. Hatta o kadar ileri gidilir ki kabineye tayin edilen Bakanlardan

tayin sırasında boşa atılmış imzalı kâğıtlar alınarak, daha sonraki yıllarda hükümetten istifaları

ve affını isteyen yazılarla doldurularak muameleye sokulmuştur. Bunun da çok defa yapıldığı

ve uygulandığı bilinmektedir. Yalnız Türk siyasetinde bunun da istismar edildiği ve kötüye

kullanıldığı, problem çıktığı duyulmamıştır.

Yazıcıoğlu olayında rastlanılan peşin kararnameden böyle bir sürpriz sonuç çıkacağı

düşünülmemiştir. Kararnamede tek imza dahi eksik olsa bu kararname sağlıklı

kararname değildir. Hiçbir hukuki sonuç doğurmaz, hiçbir kişiye ve makama kazanılmı

ş hak bahşetmez. Doğmamış kararname, çıkmamış bir yasa ve imzalanmamış bir yazıyla

haklar talep edilemez. Burada Yazıcıoğlu olayında doğmamış bir kararname vardır. Burada

imza atmayan bakanın istifaya zorlanması veya kendisinin istifası yahut azledilmesi veyahut

kendisinin yurt dışına çıkması halinde yerine görevlendirilen bakanın imzasıyla kararname

yine doğmuş olmaz ve kesinlikle sıhhat kazanmaz, çünkü kararname Yazıcıoğlu’nun

defnedilmesinden evvelki tarihi taşımaktadır bu kararnameyle Yazıcıoğlu defnedilmiştir. 2 ay

sonraki başka bir bakanın imzasıyla kararname geriye dönük olarak işlemiş olmaz.

Burada tamamlanmamış bir kararname vardır, hukuk dışı bir defin olayı bulunmaktadır, bu

defne daha sonraki tarihi taşıyan hiçbir kararname meşruiyet vermez. Bu konuda özel bir yasa

çıkarmaya kalkamazsanız bu yasada yasa tekniğine, yasa hukukuna, yasa ahlakına, yasanın me

şruiyetine gölge düşürür, özel yasa da çıkaramazsınız. Yapılacak tek şey size ağır da gelse,

duygusal hassasiyetiniz çiğnense ve kamuoyu bir parti liderinin mezardan çıkarılmasını

onaylamayıp ayağa bile kalksa hiçbir çareniz yoktur. Ya daha önceki mevcut hükümetteki

bakanların imzalarını tamamlatacaksınız, bunu sağlayamazsanız Yazıcıoğlu defnedildiği

mezardan çıkarılacaktır. Eğer Türkiye’de hukuk varsa! Hukuk Devletine saygı gösterilecekse

başka bir çare yoktur, bu böyle bilinmiş ola!

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.


Toplam 1 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1


2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank