Yardım, Yüzsüzlere Yapılmasın!

Yardım bugüne kadar yardımı hak eden elden ayaktan, gözden kulaktan yoksun naçar insanlara değil, el açarak yaşamayı adet haline getirmiş insan görünümlü yüzsüzlere yapıldı.

Yardım bugüne kadar yardımı hak eden elden ayaktan, gözden kulaktan yoksun naçar insanlara değil, el açarak yaşamayı adet haline getirmiş insan görünümlü yüzsüzlere yapıldı.

Ne oluyor, ne bitiyor bir bilen var mı? Bir hafta öncesine kadar ülkemizde vatani görevini yapan şanlı askerlerimizin Hakkari’de şehit olması bizleri

Yakın zamanda tapu dairesine yolunuz düştümü? Eğer cevabınız evetse eminimki tapu dairesine ilk girdiğinizde sizde benim gibi şok olmuş ve acaba yanlışlıkla bir banka şubesinemi girdim diye düşünmüşsünüzdür.

Türkiye’nin batıcı aydını; ya cumhuriyetçidir ya demokrat, ya sosyalist ya ırkçı, ya faşisttir. Batı edebiyatını, floozfonu, yazarını çizerini iliklerine kadar bilir hatta, 15. yüzyıl Fransız şairlerinden François Villon’u, Charles d’Orleans’ı bilir ve bazı ballad’larını ezbere okur.

Başlığı gören okurlarımızın, “Hocam, hiç depremin vergisi olur mu?” dediklerini duyar gibiyim. Zaten son birkaç gündür de, gazete ve televizyonlarda bugüne kadar alınan deprem vergilerinin nereye gittiğini soran haberler, hatta Maliye Bakanı’nın buna ilişkin açıklamaları yer alıyor.

Grip aşısı hayranı bir okuyucumun mektubunu yayınlıyorum: “Değerli Hocam, Sizin gibi grip aşısı muhalifi bazı kendini bilmezlerin iddialarına itibar edilmemesi gerektiğine inanıyorum.

12 Eylül 1980 Askeri Yönetimi vatandaşların kamu kuruluşlarına vereceği dilekçeye ‘’ damga pulu koyması ‘’ yükümlülüğünü getirince o zaman ki gazetelerde köşe yazarları bu uygulamayı tenkit etmiş, askeri yönetim de bu tenkitler üzerine uygulamayı kaldırmıştı.

PKK’nın Çukurca saldırısıydı, TSK’nın kara harekâtıydı derken, Van’da deprem oldu. Çok kısa sürede gündem çok hızlı değişti. Gündemin başat konularının etki sahasının genişliği ve derinliği, kimi diğer olayları unutturdu.

Ölümün kol gezdiği bir ülkenin aciz yurttaşları olarak, şiddet ortamının rehin aldığı tutsaklar gibiyiz. Yarının ölüleri olarak bizler sözün bittiği yerde toprakların kanla yıkandığı suçsuz,günahsız bedenlerin toprak olduğu anaların yüreklerine

24 Ekim 2010…; En büyük ulusal bayramımızın 87. yılını kutlamamıza 5 gün kalayı gösteriyor tarih..Yüzüncü yaşına bile ermemiş henüz cumhuriyetimiz!.. Nesiller bile atlamamış kuruluş sürecinin üzerinden!..

İnsan ile hayvan arasındaki en büyük fark akıldır. İnsan aklıyla karanlıkta görmesini, deniz altında günlerce kalmasını, dağları delmesini, duvarın ardını görmesini bilir ve uygular. İnsan ile hayvan arasındaki ikinci en önemli fark,

Karar Vermekten Korkuyoruz, Çünkü Hata Yapmaktan Korkuyoruz… HİÇ BU AÇIDAN BAKTINIZ MI? Hayat her zaman en az iki seçenek karşımıza çıkarır; iki sevgili, iki yol, iki kısmet…

Ey iman edenler, Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin.(maide süresi-5/8) Kardeşin kardeşi vurduğu bu topraklar’ da on gün önce hayatını kaybedenlerin ardından yaşadığımız acıya bir acı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 88. yılı tüm ulusumuza kutlu olsun. Cumhuriyet egemenliğin bir tek kişinin elinde olmadığı ve oy hakkına sahip seçilen temsilciler eliyle yasalara uygun biçimde kullanıldığı yönetim biçimidir. Demokrasi ve Cumhuriyet kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Cumhuriyet bir biçimi, demokrasi ise içeriği

Eşler veya evlenecek olanlar mal varlıklarının akibeti hakkında aralarında mal rejimi sözleşmesi yapabilirler Yeni Medeni Kanunun 202. maddesine göre “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.

Yıl 1997, köyde pamuk ekmişiz. Evin tek çalışabilecek olanı benim. Mübârek pederim borçlu, borçtan kurtulmak için akla-hayâle gelmedik şeyler yapıyor. Borçluluk psikolojisi çok ağır bir durumdur. Hele, borcunu vaktinde ödeme gibi saât kıvâmında işleyen bir hassâsiyet mevzûbahisse, durum daha da ağırlaşıyor.
2009 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi
Designed By Online Groups