yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

02 Oca

Adliye Yara Alırsa O Kolay Kolay Geçmez.

Davalara isim takmak son yıllarda moda oldu. Ergenekon davası da bu modalardan birisi.

Operasyonlara isim takarsın ama davalara isim takarak, onun lehinde veya aleyhinde bir tavır olu

şturamazsınız. Ön hükümle davayı bağlayamazsınız. Ergenekon davası ne yaparsa yapsın 2008 e

damga vuran dava olmaktan kurtulamayacaktır. Bırakın 2008 i Ergenekon davası yıllarca taşıdığı

özellikler itibariyle hep anılacaktır. Yassıada Mahkemelerinde Mahkeme Başkanı Salim Başol’un;

Sizi buraya getiren kuvvet böyle istiyor” sözü o mahkemeyi nasıl yaralamışsa ve elli yıldan beri

unutulmuyorsa, bu mahkemenin Başsavcısı Altay Ömer Egesel’in tuluatçı bir tavırla ve tam bir

şarlatan üslubuyla Menderes’in metresinin külotunu gösterip sergilemek o mahkemenin nakisesi

olmuş ve akıllardan çıkmayan bir celse olarak kalmıştır. Ergenekon davasında da bir çok insanlar

ı alıyor tutukluyorsunuz, bu dava içersinde mütalaa ediyorsunuz üç ay, beş ay tutuklu kalıyor

ama hala iddianamesi yok. İçerde tutuklu bulunan kişiye sanık bile değil, şüpheli diyerek asrın

icaplarını yerine getiriyor ve sanığa şüpheli diyerek jest yapıyorsunuz. Ama o kişinin iddianamesini

hazırlayarak mahkemeye sunamıyorsunuz. Sanıklar ve şüpheliler elinizin altından ülkenin sın

ırlarından kaçtı mı ki yangından mal kaçırır gibi iddianamesiz hemen içeri alıyorsunuz. Bu

adetler yeni çıktı. Biz hukukta iddianamesiz insanların sanık yapılmasına, sanık yapılarak

tutuklanmasın alışık değiliz. Yurttaşı şüpheli olarak cezaevine koydunuz mu hemen eline

iddianame vermelisiniz veya arkasından göndermelisiniz. Biz bunu öğrendik. Kimseyi, ama hiç

kimseyi neden tutuklandığını bildirmeden, tebliğ etmeden içeri alamazsınız. Lütfen mahkemelerimize

ve hukukumuza orman kanunları sokmayalım.

Ergenekon davası ile Türk kamuoyu yeni bir uygulamaya şahit olmaktadır. Cereyan eden

mahkemenin seyri safahatını radyo ve televizyonlarla, basınla kamuoyuna duyuramıyorsunuz. Bütün

mahkemeleri yıllardır gramı gramına medya araçlarına basına duyururken ve halkın gözü

önüne sererken, bu mahkemede kimden neyi saklıyorsunuz Kimden neyi gizliyorsunuz. Türk

halkı böyle saklı gizli mahkemelere alışkın değildir. Türk halkı şevk ile demokrasiye koşarken,

demokrasi dışı ve aleniyet dışı uygulamaları getirmeyiniz. Mahkemeler ne kadar halka ulaşırsa,

mahkemeler ne kadar halkın bilgisi içine girerse, o kadar güven duyulur ve o kadar saygınlık kazan

ır.Ben böyle düşündüm, böyle irdeledim, böyle karar verdim demek belki kanunidir ama, bizce

demokratik değildir. Mahkemeler aleniyet unsuruna ne kadar sadık kalırsa, aleniyet unsurunu ne

kadar sağlarsa o kadar inandırıcı olur. Biz kanuna dayanarak hareket ediyoruz derseniz doğrudur ama,

sadece kararınızla baş başa kalırsınız.

Ergenekon iddianamesi ile turşu mu kuruluyor, aşure mi yapılıyor yoksa zehir

zemberek biberleri mi bir yerde topluyorsunuz anlamış değiliz. Her türlü sayısız iddiaları bir

araya getiriyorsunuz. yaşanan olayları da, 30 sene önce yaşanan olayları da yargılamaya çalış

ıyorsunuz. Çoğu zaman aşımına uğramış olaylar. Çoğunun delili bile kalmamış durumda . Belki bir k

ısmı askeri mahkemede, bir kısmı da sivil mahkemelerde görevli. Hepsini doldur bir torbaya.

Binlerce sayfalık iddianame, on binlerce sayfalık deliller. Yüzlerce, binlerce şahit. Çok sayıda

vesika ve raporlar toplanacak. Bavullar, sandıklar dolusu mahkeme dosyası olacak. Bu

dosyaları internetler mi okuyacak.Bu dosyalardan bilgisayarlar mı karar verecek. Üç kişilik mahkeme

heyeti yüz binlerce sayfayı geçecek Tırları dolduracak olan dosyaları nasıl okuyup hatmedecek, karar

verecek nasıl değerlendirecekler. Bunların kararları kaç klasör olur. Yüzlerce sanığa nasıl tebliğ edilir

. Yargıtay bunları nasıl okur.Yargıtay savcıları ne zaman ve nasıl okur da iddianame sunar ve

mahkeme heyeti nasıl okurkaç yılda okur ve karar verirler. Niyetiniz dava açmak mı,yasaları çi

ğneyenleri mahkum etmek mi yoksa böyle bir dava var diyerek insanları konuşturmamak mı . ?

Böyle davayı biz elli yıl süren meslek yaşamımızda ne duyduk ne öğrendik. Ne Türkiye’de, ne

Türkiye dışında.

Lütfen davaları içinden çıkılmaz, çözüme varılmaz ve çözümsüz duruma getirmeyelim.

Lütfen davalarda siyasi iktidarın telkinlerine, siyasi iktidarın manevralarına, siyası iktidarın

taktiklerine meydan verdirmeyelim . Herkes yara alır ama, adliye yara alırsa o kolay kolay geçmez

adliyeyi yaralı hale getirmeyelim.

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.


Toplam 1 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1


2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank