yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

08 Oca

50 Yıllık Gazeteci’ ye Kısa Bir Bakış…

Kendisini 60 yıldan beri tanıyorduk. Çok kardeştiler. Yoksul bir aileden geliyordu.

Babası da mürettipti. Ancak o, babası için matbaacı ve gazeteci sıfatını kullanır. Lise yıllar

ında şiiri, hitabeti, resim sanatı, yazma yeteneği epey gelişmişti. Ünlü bir yazar ve ünlü bir

ressam ve ünlü bir gazeteci olabilirdi. Liseyi sanırız ki, epey uzun yıllar süren bir öğrenimden

sonra bitirebildi. Ankara Hukuk Fakültesine gitti. Bazılarına hukuku bitirdiğini, bazı

arkadaşlarına 3’ den, 4’ den ayrıldığını söylerdi. Oysa 1’ den 2’ ye geçmesi bile söz

konusu olmamıştı. Gazeteci Münir YENAL’ ın Balıkesir Posta gazetesinde çalıştı. Burada

Gazeteciliği, Matbaacılığı, işin tekniği, her şeyi öğrendi. Uzun yıllar yazılar yazdı. Buradan ç

ıktığında, haklarını ödemediği için patronu Münir YENAL aleyhine tazminat davası açt

ı. Bir gazete kurdu ama dilinden, ağzından Münir YENAL‘ ı hiç düşürmedi. Meth

etmesinden çok aleyhine konuşması, aklınca onu taklit etmek adına onu küçük düşürmeyi

hedefliyordu. Münir YENAL’ da kendisi için, “Bizim oğlan” derdi. Gazetecilikte,

meslektaşları arasında dostu yok gibiydi. Kimin lafı açılırsa onun aleyhine konuşurdu.

Başta bu konuda nasibi Reşit KIPÇAK, rahmetli Münir YENAL, rahmetli Fikri ÖZAKBA

Ş ve diğer gazetecilerin tamamı alırdı. Şu gazeteciyle dosttu denilemezdi. Birçok

cemiyetlerde, derneklerde çalıştı. Siyasete girdi. Kendisinin mensup olduğu gazeteciler

cemiyetinde bir ara başkan oldu. Burada cemiyetin bütün yüklerini, hamallıklarını yanında çalı

ştırdığı yüksek öğrenim ve Mürvet görmüş bir hanımefendi arkadaşına acımasızca yaptırırdı.

Ne yazık ki buradaki başkanlığı da fazla sürdürülmedi.

İnsanların aleyhine konuşması her geçen gün arttı. Bir türlü kendisini

frenleyemiyor, asla önleyemiyor, anlattıkça coşuyor, anlatmadan yapamıyordu.

Mutlaka karşısındakinin aleyhinde konuşacak, zem edecekti. Böyle aleyhinde konuşmaları en

yakın arkadaşlarına, dostlarına, akrabalarına, yakınlarına, aile içi insanlara kadar

sürdürüyor, aile sırrı bile kalmıyordu. Dinleyenlerin çoğu utanıyor ve şaşırıyor, hayretlerini

gideremiyordu. Yalnız herkes bu aleyhte konuşmaları biliyor, ona göre konuşmaları itibar

görüyordu. Bu konuşmalardan kendisinin iki eşi, çocukları, kayınpederi, kardeşleri, eniştesi,

herbiri fazlasıyla nasibini alıyordu. Bu insanların kendisine olan bağı ve yakınlığı ne olursa

olsun, bir sabrediyor, iki sabrediyor sonunda kurtuluşu kendisinden uzaklaşmada buluyordu.

Kardeşleriyle, çocuklarıyla bir arada göremezsiniz. Onlarda adeta bırakıp gitmişlerdir ve

birbirleriyle çok nadir görüşürlerdi. Çünkü huyu devam ediyor, suyu devam ediyor, azalm

ıyor, habire fabrikası dedikodu üretiyordu. Cemiyet, dernek, siyaset kongrelerinde, şayet

kendisi seçilmişse, o toplantı değer ifade ediyor ve gazetesinde haberler, manşetler birbirini

takip ediyordu. Kendisi seçilmemişse, küçük değersiz bir haber halinde unutulmaya terk

ediliyordu. Seçilirse başa da geçmeliydi, hatta baş olmalıydı. Gazetecilerden kendisinin dış

ında Reşit KIPÇAK seçildiyse vay o derneğin haline! Millet bunu bildiği için aman ikisini

de beraber seçelim demeyi yeğliyorlardı.

Nereye girmişse o yer, o dernek, o cemiyette çalışmaları fazla sürmemiş. Ve sonra

ayrılmıştır. Bir daha o cemiyet bahsedilmezliğe mahkûm olmuştur. Ölçüsü kendisidir. Kendi

yararı ve kendi menfaati hep öndedir.

Bu şehir de, bu il de fazla büyük değildir. Hemen tanınmış ve insanları zem eden

huyu, şer sözleri, kötüleyici konuşmaları yüzünden çevresi azalmış ve küçülmüştür. Çalıştığı

dernekler, hemen hemen kalmamıştır. Bazı davetler kendisine kerhen yapılmıştır.

Dedikoduculuğu, ağır basan kıskançlığı, çekememezliği kendisini sadece yalnız b

ırakmakla yetinmemiş, ekonomik durumda ağır sıkıntılara sokmuştur. Bu huyları karşıs

ında bir eşi genç yaşta rahmetli olmuş, ikinci eşi de çekemem diyerek kendisini terk etmiştir.

Daha sonra ekonomik sıkıntılar etrafını sarmış, önce yazlığını satmıştır. Sonra sıra arabasına

gelmiş ve arabasını satmıştır, sonra Balıkesir’ deki dairesi elinden çıkmıştır. Matbaa binasını

satmıştır. Evsiz, dairesiz, yazlıksız, matbaa binasız, arabasız, eşsiz kalma durumu ile baş

başa kalmıştır. Etrafında çocukları da yoktur. Görende olmamaktadır. Evinde yalnızd

ır. Evi kiralıktır. Matbaa binasını da kiralamak durumunda kalmıştır. Sonra çevre

daraldıkça daralmış, sıkıntı artmıştır. Bu ara Balıkesir Ceza Mahkemelerinde Yargılandığı

duyulmuştur. Davaların Asliye Cezadan Ağır Cezaya geçtiği duyulmuştur. Balıkesir Ağır Ceza

Mahkemesinde, 2001 yılından 2003 yılına kadar yıllar içerisinde, 2001’ de 112, 2002’ de 180,

2003 yılında 92 adet toplam 372 adet ticari faturanın alt ve üst sayfalamalarının farklı olarak

düzenlettiği konusu su yüzüne çıkmış, olay vergi Usul Kanununa göre Sayıştan uzman

denetçilerinin mahkemeye sunduğu raporlarda sabit olmuş ve böylece vergi usul

kanunu gereğince vergi kaybına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Burada mahkeme safahat

ında, bu işleri matbaasında çalışan sekreterinin yaptığı ve 372 adet faturayı altı üstü farklı

düzenlemesinden dolayı kendisinin haberi bulunmadığını iddia etmiştir. Mahkeme bu

iddiayı kabul etmemiş, her yıl için oluşan vergi tahrifat suçundan cezaların zincirleme suç

olması nedeniyle vergi usul kanunun 360. Maddesine göre cezalandırılmasına, bu cezaların

önce hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine ve A E B’ nin üç kez 7’ şer ay 15 gün, sekreterinin

yine 3 kez bir ay 20 gün cezalandırılmasına ve sonra bunların özetle çeşitli lehte, aleyhte

durumlar ele alınarak, artma ve indirmeler dikkate alındıktan sonra sonuçta A E B’ nin 58 bin

275 lira, S K’ nin 14 bin 319 lira para cezalarına cezalandırılmalarına ayrıca mahkeme

masrafları ve mahkeme avukatlık ücretinin yargılarının yüklenmesine toplam 59,896 lira paran

ın 24 ay içerisinde ödenmesine, sekreter içinde ödenecek meblağın 14.319 liranın

ödenmesine, bu cezaların tecil edilmemesine ve bunun 24 ay içerisinde ödenmesine karar

verilmiştir.

Hileli vergi kaçakçılığına dair 26 Eylül 2007 tarihinde Balıkesir Ağır Ceza

mahkemesine verilen bu karar Şu anda temyiz aşamasındadır.

Yazımıza konu olan gazeteci yanında yıllardır çalıştırdığı ve şimdi Balıkesir

Gazeteciler cemiyeti başkanı olan R D kendisine yıllarca hakkını ödemeyen ve kendisinden

ahlak dersi alan gazeteci R D patronunu mahkemeye vererek hakkını teslim ettirmiştir. Çok

eski yıllarda yanında çalıştırdığı yazı işleri müdürlüğü gibi, çeşitli yerlerde görevler verdiği. E.

A’ nın çalışmalarının karşılığında kıdemsiz, ihbarsız, bayramsız, mesaisiz hakkını vermeden iş

hakkını fesh eden de bahsettiğimiz gazetecidir. Çalışan gazeteci E.A yapılan haksız işlemlere

tahammül edememiş ve kahrından ölmüştür.

Bizim kaleme aldığımız bu birkaç noktayı buraya sunarken, kendilerinin bu hale

gelmesinde, nedenleri, varsa başka ahları vahları biz bilemeyiz ve sayamayız. Bu, ilahi

adaletin takdirine kalmıştır. Bir zamanlar en çok vergi vermekle övünen bu gazetecinin,

nasıl vergi verdiği de 3 yılının incelenmesiyle mahkeme kararıyla anlaşılmıştır. Ama bu

hal mesleğine ve meslek basın kartına, ne kadar etki eder, ortada yüz kızartıcı suçun varlığı

ne gibi yaptırımlar getirir, onu şimdilik bir köşeye bırakıyoruz.

Dileriz temyiz tetkikatı bu gazetecinin lehine sonuçlansın. Çünkü her ay 2 bin 428 liran

ın ödenmesi bir gazeteci için kolay değildir. 50 yıldan beri mesleğini sürdürürken, süreli yaz

ıları, bitmez tükenmez ve acımasız ithamları ile yazılar yazdığı, itham ettiği insanların sayısı

az değildir. Eski Belediye Başkanlarımızdan Sami GÖKDENİZ’ e, Başkan Ziya TAN’ a,

üniversitemizin eski rektörlerinden Prof. Dr. Necdet HOCAOĞLU’ na, Balıkesir Yüksek Ö

ğretim Vakfı Başkanı Av. Turgut İNAL’ a, Vakıf Yönetim Kurulu Üyeleri avukatlarına,

Vakfın diğer üyelerine, son aylarda Balıkesir Müftüsü Necdet ÇETİN’ e ve çok eski yıllarda

eski gazeteci arkadaşlarına yazılar yazan, hele bu son yazıları ile her bir şahsa yaptığı ele

ştiriler, aleyhte yazılarının sayıları iki yüzü geçmesiyle tanınan ve bu yazılarıyla etik dersleri

vermeyi ihmal etmeyen bu gazetecinin, inşallah verdiği ahlak dersleri kendisine şimdi yararı

dokunur, aleyhine açılan bu davasından ve maruz kaldığı ekonomik çöküntüden kurtulmuş

olur.

Dileriz ki kendileri salah bulsun, dileriz ki kendileri azaptan kurtulsun ve yine dileriz ki

sıkıntıları son bulsun ve bundan böyle ağır sayfalarca dolu ve günlerce süren ithamlı yazıları

yazarken biraz da düşünme olanağı içine girsin dileriz!

28.04.2010

Etiketler : ,

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.


Toplam 1 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1


2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank