content

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

08 Şub

Akkuş Nasıl Görünüyor?

Akkuş’ta mutlaka bir yüksekokul olmalıdır.

Akkuş İnternet Sitesindeki yazıma yorum yapan Sayın İhsan Çam Beyefendi nezaketinin icabı benim için meth ü sena da bulunmuşlar. Öncelikle hüsn ü teveccühlerinden dolayı kendisine müteşekkirim.

İki yazım da Akkuş’a ait olması ve çok kişide de olduğu gibi kendi ‘topraklarını’ insanlarıyla birlikte seven ve de hassas bir yüreğe sahip olan kardeşimiz; ‘memleketi’ için daha fazla neler yapılabilir diye kafa yoran, çareler arayan, alternatifler sunan hâsılı boş durmayan, kaygıları olan biri. Böyle olması da hem Akkuş hem de ülkemiz için çok büyük kıymet taşımaktadır.

Her köy, kasaba, ilçe ilde bulunduğu yeri daha da ileri götürmek için mücadele etmek demek vatanı tamamı için mücadele etmek anlamına gelmektedir. Çok bilinen bir sözdür ama yine tekrar edecek olursak “ herkes kendi evinin önünü temizlerse mahalle temiz olur” misalinin de anlattığı gibi; herkes kendi çapında bulunduğu yere katkı sağlarsa ülke de kalkınmış olur.

Akkuş öncelikle Akkuşluların olduğu kadar Akkuşlu olmamakla beraber bizimdir de… Akkuş da, Kumru da, Korgan da en az onlar kadar bizimdir. Bu memleketin bir parçasıdır, bu memleketin insanları yaşıyordur, bu memlekete vergi veriyor, bu memleket eiçin can veriyordur; o halde oralar da bizim, o insanlar da bizdendir.

Ben aslen Perşembeli olmakla birlikte çeyrek asır Ünye’de görev yapmış şimdi Akkuş’ta görev yapmaktayım. Dün nasıl en az onlar kadar Ünyeli isem bu gün de Akkuşluyum. Buranın havasını teneffüs edip, buranın suyunu içiyorsam; buranın neşesine de hüznüne de ortak olmam lazım. Bu kadar bir hakkım olmadır sanıyorum.

Yukarda da bahsettiğim sebeplerden dolayı yazıma yapılan yorumda bana bir de yük yüklenmiş. Yorumunda sayın İhsan Çam Beyefendi kendi cümleleri ile şöyle diyor: “… Sizden bir ricamız olacak. Ünye'den geldiniz Akkuş'a şimdi soruyoruz. "Ünye'den nasıl gözüküyordu Akkuş ve de Akkuş'taki Eğitim öğretim. Şimdi Akkuş ilçesindesiniz. Akkuş'tan Ünye nasıl gözüküyor. Bu konuda bir köşe yazısını sizlerden bekliyoruz.”

Bunun üzerine fikirlerimiz beyan etmek elzem oldu. Ancak zaten ilerleyen yazılarda yer yer bu konulara temas etmeyi planlamıştım ama istek yazılı ve umuma açık gelince kamuoyunda bir beklenti olması tabiidir. Bu yüzden ya çok uzatmadan ve sıkıcı olmadan bunu nasıl başaracağımı bilemiyorum. Biz de bu soruya kendimizce cevaplar vermeye çalışacağız. Ancak ilerleyen zamanlarda bu konuya tekrar temas edeceğimi şimdiden belirtmek istiyorum. Bu sebeple teferruata girmemeye çalışacağım.

Gelelim sorumuza. İki yerdeki eğitimin bir diğeriyle kıyaslanması kolay verilecek durumda değil. Öncelikle şartlar eşit değil. İmkanlar eşit değil. Sosyal yapı olarak ve ekonomik durum olarak eşit değil. Bu ayrı sıklette iki güreşçinin müsabakası gibi bir şey. Bunu sahil kesim genel olarak biliyor. Hatta sahil şehirlerinin tamamında-istisnasız tamamında- kendi içlerinde dahi şartlar eşit değil. Burada ‘kişi’ faktörü öne çıkıyor. Ancak ben meslek hayatımda daha önceki yıllarda bu sahil taşra kıyaslamasının hep olduğunu gözlemledim. Sadece Ünye değil bütün sahil şehirleri iç tarafları mahrumiyet bölgesi gibi görme bilgisine sahipler. Bu anlayış uzun süre devam edecek gibi. Bu mahrumiyetin altyapısı çok derin ve sadece bu yazının konusu olamaz.

Evet imkanlar eşit değil. Bu zamana kadar çok da iyi planlanmamış uygulamalar da bunu getirmiş. Burada görev alan kişiler buralardan nasıl giderimin hesabını yapmışlar. Ve bir yolunu bulup gitmişler. İşin garip tarafı hemen hemen herkes gidenler için ‘durmuyorlar!’ ifadesini kullanmışlar. Niçin durulmadığı ve ‘bir yolunu’ nasıl bulduğunu sorgulamamışlar. Burada ki ‘bir yolu’ ifadesi kanun uygulayıcı önemli bazı kişilerin yol göstermiş olduğunu çok az kişi biliyor. Bir yandan ‘kanun’ atama yapıyor, diğer yandan başka bir ‘kanun uygulayıcı’ bir ‘yolunu’ buluyor. Yani yukarılarda bir devir daim dönüyor.

Bu mevzuda fazla kalmamak ve diğer kısımlarını başka bir yazıya bırakmak üzere şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki; Akkuş’ta bulunduğum süre içinde görev yapan kişiler ellerinden geleni yapıyor. Sadece kişilerin çabası yeterli olmayabiliyor. Daha güçlü kişilerin bu işe bir ‘el atması’ gerekiyor. Bu ‘el’ ne kadar kısa zamanda olursa ‘el âleme’ olan bağımlılığımız daha da azalır.

Bu vesile ile Akkuş için başlatmış olduğunuz yüksekokul kampanyasını destekliyorum. Bununla ilgili fikirlerimi ilerleyen yazılara konu alacağım. Akkuş’ta mutlaka bir yüksekokul olmalıdır.

Bu hususta diğer soruları daha sonraki yazılarda kaleme almak temennisi ile…

Zeki ORDU

Etiketler :

Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

Yorum Yazınız

You must be logged in to post a comment.



2007-2012 Bilgi Agi / Turkiye nin Interaktif Kose Yazari Gazetesi

Designed By Online Groups
ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

bizajans, kent akademisi, sunubank